Fransız Malı Boykotuna Götüren Süreç: Erdoğan İle Macron Arasındaki 7 Kriz

Fransız Malı Boykotuna Götüren Süreç: Erdoğan İle Macron Arasındaki 7 Kriz

Son haftalarda Türkiye ile Fransa arasında yaşanan gerilim tırmanırken bir dönem çok yakın bir diyalog kurmayı başaran Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile mevkidaşı Erdoğan arasında son yıllarda yaşanan 7 gerilimi mercek altına aldık.

Sözcüden Yiğit Can Kaytmaz'ın haberine göre, Bir dönem yakın ilişkilerin kurulduğu Türkiye ile Fransa arasında son günlerde gerilim üst seviyede… Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, Fransa’da derste Hz. Muhammed ile dalga geçen bir karikatür gösteren öğretmen Samuel Paty’nin başının kesilerek öldürülmesi sonrasında Macron’un İslam ile ilgili açıklamaları Ankara-Paris hattında soğuk rüzgarların esmesine sebep oldu.

Macron’un bu açıklamasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan hafta sonu, “Macron denilen zatın İslam ile, Müslümanlarla derdi nedir? Macron'un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var” sözleri sonrasında ipler iyice gerildi.

Bu açıklamadan sonra bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransız mallarına boykot çağrısında bulunması yeni bir krizin geldiğini gözler önüne seriyor. Bir dönem yakın bir diyalog içerisinde olan Erdoğan ve Macron’un son aylarda yaşadığı krizlere bakalım:

FRANSIZ GAZETECİ KRİZİ

2017 yılında Irak’tan Türkiye’ye geçtiği sırada gözaltına alınan ve 52 gün tutuklu olarak hapiste kalan Fransız gazeteci Loup Bureau iki ülke arasında kriz yaratmıştı. Terör örgütü üyesi olmakla suçlanan Bureau, 2017’de ciddi bir krize sebep olmuştu.

O dönemde Macron, telefon ile Erdoğan ile görüşmüş ve Bureau’nun serbest bırakılmasını istemişti. O dönemde medya kuruluşlarına yansıyan haberlerde, Macron’un Bureau’nun durumundan endişe ettiğini dile getirdiği belirtilmişti. Bu telefon görüşmesinden bir süre sonra Bureau serbest bırakılmıştı.

Bir dönem yakın bir iletişim içine giren Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fransız mevkidaşı son yıllarda çok ciddi gerilim yaşadı.

KAMERALAR ÖNÜNDE ATIŞTILAR

2018 yılının Ocak ayında Erdoğan, Paris’e giderek mevkidaşıyla bir araya geldi. İki liderin görüşmeden sonra katıldığı ortak basın toplantısında ise resmen kılıçlar çekildi… Toplantıda Macron, “Türkiye-AB ilişkilerine de değindik. Güncel gelişmeler ve tercihlerin, AB üyelik sürecinde ilerleme yaşanmasına izin vermediği açıktır. Yeni başlıkların açılması gibi bir durum söz konusu olmayacaktır, açılır dersem yalan söylemiş olurum. Bu konuda oldukça açık  bir tartışma gerçekleştirdik. Her iki tarafın da (AB-Türkiye) süreç normal bir şekilde ilerliyormuş gibi sergilediği ikiyüzlülüğü ardında bırakması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Erdoğan da aynı basın toplantısında, “Türkiye AB süreci içinde ne yazık ki 54 yıldır bu kapıda bekletilen ülke. Fransa AB’nin önemli bir ayağını oluşturuyor. Türkiye gibi başka bir ülke AB içinde yok. AB bize gerekçe de sunamıyor. İlk zamanlar 15 fasıl üzerinden bizi engellerken, fasılların sayısı 35’e çıktı. Daha sonra farklı yaklaşımla faslın kapatılması noktasına gelince olmadı. Bu bizi ciddi manada yorduğu gibi milletimi de ciddi manada yoruyor. Bizi belki de bir karara doğru sürükleyecektir. Ne olur artık bizi de alıverin diyecek halimiz yok. Bakın bunu Fransa’dan söylüyorum. Türkiye gibi bir başka ülke AB içinde yok. AB bize gerekçe de sunamıyor” diyerek kameralar önünde çok sert açıklama yapmıştı.

SURİYE GERİLİMİ

TSK’nın sınır güvenliğini korumak adına Afrin’e yönelik başlattığı Zeytin Dalı Operasyonu da Türkiye ile Fransa arasında gerilimin artmasına sebep oldu… Bu operasyondan rahatsız olduğunu dile getiren Macron, insani yardıma izin verilmesini söylerken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeytin Dalı Operasyonu’nun bölgede istikrar için kilit öneme sahip olduğunu dile getirmişti.

NATO’NUN BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ

İki lider arasındaki bir diğer gerilim alanı NATO’ydu… NATO’nun ilk üyelerinden olan Türkiye’yi eleştiren Macron, 2019 yılının Kasım ayında ünlü The Economist dergisine açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin Suriye’de yaptığı askeri operasyonlara tepki gösteren Macron, NATO’nun bu konuyla ilgili bir hamle yapmadığını söyleyerek, “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” dedi.

Bu açıklama NATO müttefikleri arasında büyük yankı uyandırırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da Macron’a, “Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron, bak Türkiye’den sesleniyorum, NATO’da da söyleyeceğim, önce sen kendi beyin ölümünü bir kontrol ettir” demişti.

“LÜBNAN’DA SÖMÜRGE” POLEMİĞİ

Corona virüsü salgını, ABD Başkanlık Seçimi, TL’nin döviz karşısında değer kaybetmesi derken Lübnan, tarihinin en korkunç olaylarından birine 2020’de tanık oldu… Başkent Beyrut’ta 4 Ağustos 2020’de depolanan kimyasalın patlamasıyla birlikte Lübnan’da bir insanlık dramı yaşanmıştı. Yüzlerce bina yerle bir olurken 204 insan yaşamını yitirdi, 6 binden fazla insan da yaralandı.

O dönemde bölgedeki etkisini artırmaya çalışan Fransa hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan çok sert ifadeler kullanmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macron’un Beyrut ziyareti ile ilgili olarak, “Lübnan’a giden bizim arkadaşlarımızla Macron’un yaptıklarını değil insanlığımızın gereğini yerine getirdik. Macron felan bunların derdi tekrar sömürgeci yapıyı ayağa kaldırmak. Biz İslami görevimizi yerine getiriyoruz” demişti.

“TÜRKİYE ARTIK BİR PARTNER DEĞİL”

Doğu Akdeniz’deki gerilimde de Yunanistan ve Rum Kesimi ile taraf olan Fransa, Türkiye’ye karşı açıklamalarda bulunmuştu. Geçen aylarda, Türkiye’nin Oruç Reis ile bölgede yeraltı kaynaklarını aramak için çalışmalar yapması gerilim yaratırken, Yunanistan’ın yanında olan Fransa Cumhurbaşkanı açıklamalarda bulunmuştu.

Macron, “Türkiye’nin bu bölgede artık bir partner olmadığı açık” demişti. Güney Avrupa Ülkeleri Birliği Forumu’na üye ülkelerin devlet başkanlarıyla Korsika Adası’nda bir araya gelen Macron, Türkiye’nin NATO müttefiki olduğunu ancak Doğu Akdeniz’de NATO müttefiki gibi hareket etmediğini dile getirmişti.

DAĞLIK KARABAĞ’DA TÜRKİYE İDDİASI

Azerbaycan ve Ermenistan arasında 27 Eylül’de başlayan gerilim, Fransa ve Türkiye için yeni bir gerilim cephesi oldu… Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Türkiye’nin Suriye’de desteklediği askerleri bölgeye gönderdiğini iddia ederken bu iddia Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından tekrar tekrar yalanlandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.