ATSO Ocak Meclisi’ni Yaptı

ATSO Ocak Meclisi’ni Yaptı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Ocak Ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Süleyman Özer’in başkanlığında çevrimiçi olarak gerçekleşti.

Toplantıda bir konuşma yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Oda faaliyetlerinin yanı sıra, ekonomi ve gündeme yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına, önceki gün yaşamını kaybeden Türk sinemasının önemli isimlerinden Fatma Girik’i anarak başlayan Davut Çetin, Covid vakalarındaki artışa da dikkat çekerek, “Tehlike geçmiş değil, yeniden kapanma yaşamamak için rehavete kapılmayalım” uyarısında bulundu. Başkan Çetin, “Geçen yıl önlemlerde geciktik, Nisan ayında pik yaşadık, turizm sezonunu geç açtık, birçok ülkeye uçuşlar ancak Temmuz ortasında başladı. İngiltere Ekim sonu açıldı. Bu nedenle ülke olarak 1-2 ay daha dişimizi sıkalım. Şu dönemde mümkün olan her önlemi alalım. Toplu taşımada, kapalı mekanlarda mesafe kurallarına uyalım. İmkanı olanlar evden çalışma sistemine geçsin. Önlem alırsak bu illetten artık kurtulacağımızı ümit ediyorum” dedi.

ELEKTRİK-DOĞAL GAZ FİYATLARINDA ARTIŞ

Ekonomide ve sektörlerde sorunların devam ettiğini belirten Davut Çetin, “Aralık ayında döviz depremi yaşadık, birkaç günden beri de doğal gaz depremi yaşıyoruz. Doğal gaz zammından şikâyet ederken geçen hafta İran gazı kesintisi gerekçesiyle gaz tedarikinde de kesinti yapılması sanayi üretimine dinamit koymuş oldu. Kesintinin nedeninin İran olduğu söyleniyor. 2020’de İran’ın doğal gaz ithalatımızdaki payı %11. Geçen yıl 10 ayda ise %16. Ana kaynağımız Rusya %48 paya sahip. Sonra Azerbaycan var, ayrıca Cezayir’den, ABD’den de doğal gaz alıyoruz. Şimdi %16 paya sahip İran 10 günlük bir kesinti nedeniyle bizim sanayimizde %40 kesintiye yol açıyorsa burada bir hesap ve planlama hatası var demektir.
Bu kadar sorun varken halen ülkede bu kadar siyasi kavga olması kabul edilebilir bir şey değil. Artık siyasetin bir kenara bırakılması kesinlikle şarttır. Bütün sistemi, kurumları siyasetin dışına çıkarmak zorundayız, aksi halde hangi parti olursa olsun, her gün bir başka sıkıntı yaşamaya devam ederiz” diye konuştu.

ORGANİZE TARİFESİ DIŞARIDAN 3 KAT DAHA YÜKSEK HALE GELDİ

c1.jpg

Elektriğe ve doğal gaza bir yılda yüzde kaç zam geldiğini artık hesap edemez duruma geldiklerini belirten Davut Çetin sözlerini şöyle sürdürdü;
“Kademeli fiyatlama, tarife değişiklikleri derken konut elektriğinde ilk aşamada yıllık zam %200’e yakın, tarımsal sulamada %120, ticarethanelerde %158 oldu. Aslında kademelendirme nedeniyle kimse henüz ne kadar zam geleceğini de bilmiyor, fatura geldikçe göreceğiz. Antalya diğer illere göre sıcak iklimde olduğu için biz doğalgazı pahalı kullanıyoruz, bu durumda yazın da elektriği ucuz kullanmamız gerekir. Çarşamba günü TOBB otomotiv sektör meclisi toplantısı vardı. Otomotiv sanayicileri elektrikte %270, doğal gazda %400 zam olduğunu söylediler. Organize sanayilerde doğal gaz indirimleri kaldırılınca organize tarifesi dışarıdan 3 kat daha yüksek hale geldi. Elektriğin bir kısmı doğal gazla üretildiği için doğal gaza ve dövize bağlı artış var, ama ülkemizde Atatürk Barajı, Karakaya, Keban, Ilısu gibi barajlarımız var, rüzgar santralleri var. Doğal gazda Rusya ve Azerbaycan ile anlaşmalarımız uzun dönemli, dolayısıyla spot fiyat artışından bu kadar etkilenmemiz gerekir. Buna rağmen bu kadar fiyat artışlarının asıl nedeni dövizdeki artıştır. Bizim asıl derdimiz dünyadaki fiyatlarla beraber dövizin artmış olmasıdır.

İNŞALLAH ÜFE’DE ÜÇ HANE GÖRMEYİZ

Dünyada da enflasyon var, Avrupa’da gaz fiyatları arttı diyoruz, ama orada sanayi tarifesinde %300-400  gibi artışlar yok. Danimarka, İrlanda gibi bazı ülkelerde enerji nedeniyle ÜFE çok arttı. Fakat TÜFE oranları buna rağmen tek hanede. Bizde gelecek hafta Ocak ayı enflasyonu açıklanacak, bir ayda %10 civarında enflasyon bekleniyor. Yıllık TÜFE de %45-50 civarında olacak. İnşallah ÜFE’de üç hane görmeyiz. Döviz yüzünden enerji maliyetimiz arttı. Döviz yüzünden dış borcumuz arttı. Dolayısıyla aslında faiz tartışmasının bedeli enflasyon ve girdi maliyetleri artışıyla katmerli olmuştur.
Şimdi KOBİ’ler ücret maliyeti artışı, girdi maliyeti artışıyla piyasada durgunluk arasında sıkıştılar. Maliyetler artıyor, ama fiyatlara zam yapsanız müşteri yok. Faiz düştü, düşecek denildi, ama son günlerde ne kredi var ne de faizlerde düşüş oldu. Halen merkezin faizi %14, ama tahvil faizi %23, kredi faizi %25-30 arasında değişiyor ve kredi yok.

Bir uyarı daha yaptık, Fed faiz artırınca biz de etkileneceğiz dedik. Şimdiye kadar dünyada enflasyon yoktu, düşük faiz dönemiydi. Bu dönem artık bitiyor. Son iki haftadır dünyada borsalar düşüyor, teknoloji hisselerinde sert düşüşler yaşandı. Kripto paralar düştü. Bunlar dünyada yeni dönemin başlangıcı. Küresel tedarik sistemi düzelmiyor. 2022 yılı küresel enflasyon ve faiz artışı yılı olmaya başladı. Rusya-Ukrayna gerilimi bizim için ayrı bir risk oluşturuyor. Bizim risk primimiz CDS 550’ye çıktı. Biz bu enflasyonla nasıl dayanacağız, göreceğiz. Yabancı bankalar Türkiye’nin tekrar faiz artırmasını bekliyor. Hazine Bakanımız faizin artırılmayacağını, dövizin düşeceğini, bu yılsonunda enflasyonun %30’a ineceğini söylüyor. İnşallah Sayın Bakanın dediği gibi enflasyon da döviz de düşer. Bizim de arzumuz ülkemizin iyi olmasıdır.”

GİRDİ MALİYETLERİNDE ARTIŞ VE KOBİ’LERİN FİNANSMAN İHTİYACI

Elektrik, doğal gaz ve enflasyondan sonra en büyük sıkıntının kredi konusu olduğuna dikkat çeken Davut Çetin, “Enflasyon halkın alım gücünü düşürdü, işletmelerimizin de sermayesini eritti. Bu nedenle komitelerimizin kredi talepleri yoğunlaştı. Bütün sektörlerimiz KGF destekli kredi talep ediyor. Komitelerimizin bir başka ortak talebi de istihdam desteklerinin artırılmasıdır. Asgari ücretin üzerindeki ücretlerde artış zorunluluğu bütün KOBİ’ler de sıkıntı yaratmıştır. Bu nedenle istihdam desteklerinin artırılması da gereklidir” diye konuştu.

SEKTÖREL TALEPLER İLGİLİ BAKANLIKLARA İLETİLİYOR

Meslek Komitesi başkanları ve sektörel toplantılardan sonra hazırlanan raporu TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra, Ticaret Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı’na ilettiklerini belirten Davut Çetin, “Hazine ve Maliye Bakanımız düşük faizli KGF kredileri verileceğini söylediler. Fakat ne zaman ne boyutta, nasıl kredi verileceği henüz netleşmedi. Şimdi kamu bankalarına 60 milyarlık sermaye ilavesi gündemde. Bir, iki ay içinde yapılacağı söyleniyor. Oysa bu konuda kaybedecek zaman yok, işletmelere biran önce finansman konusunda bir ışık yakılmalıdır.
KDV indirimleri taleplerimizi de Sayın Bakana anlattık, özellikle aynı ürünlerdeki farklılıkların giderileceğini ifade ettiler.  

Komitelerimizin taleplerinde fiyat farkı kararnamesi ve KDV alacakları konuları da vardı.  Hükümet bu konuda adımlar attı. Medikal sektörün son 6 aya kadar olan alacakları ödendi, üniversite hastanelerinde son 3 aya kadar olan alacaklar ödendi. KDV iadelerinde ödeme yapıldı. Fiyat farkı kararnamesi kanunu Büyük Millet Meclisi’nden geçti.  Yine komitelerimizin zincir marketlerle ilgili düzenleme beklentileri de vardı. Bu konuda da çalışma var, yasa teklifini bekliyoruz” ifadesini kullandı.

ANTALYA LİMANI’NIN TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Antalya Limanı’nda sözleşme süresinin ihale yapılmadan uzatılmasıyla ilgili kanun değişikliğinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildiğini belirten Davut Çetin, “Antalya Limanı’nda sözleşme süresi yeni ihale yapılmadan uzatılmamalıdır dedik, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun değişikliği tekrar getirildi ve kabul edildi. Maalesef bu tür konularda şehrin talepleri yeterince dikkate alınmıyor. Firmaya avantaj sağlanacaksa bunun karşılığında liman fiyatları da makul düzeye çekilmelidir. Bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz, fiyatlar makul düzeye çekilmesi için bu konuyu devamlı gündemde tutacağız” dedi.
Davut Çetin, ATSO’nun 10-15 yıl önce gündeme getirdiği Antalya Hipodromu’nun açılışının yapılmasından memnuniyet duyduğunu da belirterek, “Hipodrom’un Antalya’ya ilgi çekmesi, Antalya turizmine bir çeşit katmasını diliyorum. Bu tür projelere, ulaştırma projelerine ihtiyacımız var. İstanbul’da Atatürk Kültür Merkezi açıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığımız Sinema Müzesi projesi yaptı. Galata projesi yapıldı. Şimdi Karaköy’de kruvaziyer gemiler için AVM’ye benzer bir rıhtım projesi yapıldı. İstanbul Modern de yeni bir yapıya kavuştu. İstanbul’da Haliç kongre merkezi gibi projeler de yapıldı. Biz ise Antalya olarak henüz yeni Müze projesine başlayamadık. Bu sadece bir örnek, bunun gibi başka konular da var. Bunları hep birlikte çalışarak Hükümetin ve bütün siyasi partilerimizin gündemine aldıracağız” diye konuştu.

ANTALYA EKONOMİSİNDE GELİŞMELER

Antalya ekonomisindeki gelişmelere de değinen Davut Çetin sözlerini şöyle sürdürdü;
“Antalya olarak 2020 yılında pandeminin turizme etkisinden dolayı büyük darbe aldık. Türkiye’de en büyük ekonomik kaybı biz yaşadık. Geçen yıl turizmde ancak 2019’un %60’larına geldik. 2019’a göre turist ve gelir kaybını hesaplarsak 2 yılda 18 milyon turist kaybımız var. Antalya’nın bir turistten karı 300 dolar olsa iki yılda 6 milyar dolar kayıp demektir. Biz pandemi başında 2020’de 20 milyar lira civarında kaybımız olacak demiştik. Buna 2021’i eklerseniz, o dönemin döviz kurunu ve enflasyon farkını dikkate alırsanız bu civarda bir kaybımız var. Pandemi nedeniyle turizmdeki bu kayıp, normal bir şehir için öldürücü olurdu. Fakat Antalya ayakta kaldı. Ben verilere göre konuşuyorum, bu nedenle olumsuz bir durumu da olumlu bir durumu da veriye bağlı olarak söylüyorum.

TURİZMDE TÜRKİYE PERFORMANSININ ÇOK ÜZERİNE ÇIKTIK

Sorun çok, zamlar ve girdi maliyetleri nedeniyle kapanma riski olan işletmelerimiz var. Buna rağmen 2021 yılı verileri Türkiye geneline göre daha iyi bir performans gösterdiğimizi ortaya koymaktadır.
Turizmde Türkiye performansının çok üzerine çıktık. Turizmde 2019’un %60’ında kalmamıza ve daha fazla gelir kaybına rağmen, son aylarda turizmde yatırım iştahının tekrar arttığını görüyoruz. Geçen yıl ve bu yılın başlarında turizmde ve sanayide yatırım azalırken tarımda yatırım patlaması olmuştu. Son aylarda turizmde yatırım teşvik belgeleri tekrar çıkışa geçti ve tarım ikinci sıraya geriledi. Demek ki, finansman sorunu olmasa, uygun yatırım kredisi olsa yatırım cephesi de toparlanacaktır.
Şirket kuruluşunda 2019’da dördüncü ildik, 2020 pandemi yılında ve 2021’de yine dördüncü sırada olmaya devam ediyoruz. Yani bütün sorunlara rağmen Antalya’nın bir başka boyutu var. Antalya geçmişte turizm, inşaat gibi sektörleriyle çalışan göçü alırdı.

Şimdi Antalya’da yaşamak isteyenler konut alarak geliyorlar, ticaret yapmak üzere gelen de azalmıyor, artıyor. Turizme, tarıma, konut veya gayrimenkule gelen yabancı sermaye var. Yabancı sermayeli şirket sayımız 4.600’e yaklaştı.
Sadece serbest bölgemizde 39 tam yabancı sermayeli, 21 de yabancı ortaklı şirket var. Serbest bölgemizin istihdamı 5700 kadar, ama yurtdışına yat, tekne, makine, elektronik gibi ürünlerle yarım milyar dolar ihracat yapıyor. Antalya’nın ihracatında genelde sadece ihracatçılar birliği rakamına bakılıyor, Serbest Bölgemizin ihracatını da dikkate almalıyız.

Bölgemiz 2021 yılında konut fiyatlarının en fazla arttığı bölgeler arasında. Aralık ayında ise %10 civarı fiyat artışıyla birinciyiz. Buna rağmen konut satışımız düşmemiştir. Konut satışında Bursa’nın önünde dördüncü iliz. Yabancılara konut satışımız pandemiye rağmen 2020’de 7 bin 700 olmuştu, geçen yıl 12.384 ile rekor kırdık. İstihdam artışında fark yarattık. Geçen yıl Antalya %14,5 artışla istihdamı en fazla artıran il oldu. Son bir yılda kayıtlı istihdam artışında Ankara’yı, İzmir’i bile geçtik. Yine de turizmde halen 2019 istihdamına gelinmedi.

Sıradan bir şehir olsaydık biterdik, ama Antalya yıkılmadı, ayakta kalabildi.
Biz sadece sorunlara takılır ve kendimizi geliştirmezsek, Antalya pastasından biz değil, dışardan gelen şirketler pay alır. Bu nedenle kendimizi, üyelerimizi, birbirimizle ticareti geliştirmeye önem vermeliyiz. Antalya’nın hedeflerini büyütmeliyiz. Pandemi kayıplarını bu sezonda telafi etmek için çalışmalıyız. Şehrimizin, bölgemizin gücünü görmeli ve her birimiz işimizi buna göre yapmalıyız. Antalya’da yaşamak gibi ticaret yapmanın da bir ayrıcalık olduğunu üyemize anlatmalıyız. Antalya’nın da Odamızın da kıymetini bilmeliyiz. Daha iyisi, daha güzeli için hep birlikte çalışmalıyız.”

TOBBUYUM ARABULUCULUK VE UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM MERKEZİ

Toplantıda, TOBBUYUM Genel Müdürü Dr. Onur Yüksel, TOBB’un girişimleri ile iş dünyasının ve vatandaşlarımızın uyuşmazlıklarının sürdürülebilir çözümlere ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla kurulan TOBBUYUM Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi hakkında bilgiler verdi.

AŞI ÇAĞRISI

Meclis Üyesi Dr. Gülsün Gülay Yılmaz, dünyada ve Türkiye'de pandeminin hala en yüksek hızıyla devam ettiğini söyledi. Hergün 180-185 arası kişinin yaşamını kaybettiğini belirten Yılmaz, "Omicron varyantı çok hızlı yayılıyor. Hala günde dört-beş otobüs dolusu insanımızı kaybediyoruz. Lütfen herkes maskeye mesafeye temizlik kurallarına her zamankinden daha fazla dikkat etsin. Tüm yurttaşlarımız aşı takvimlerini en kısa sürede tamamlasınlar" dedi.

Meclis Üyesi Sedat Gümüş, ülkemize hava yolu ile tatile gelen turistlerin bagaj hakkının 20 kilogramdan 10 kilograma düşürülmesinin özellikle alışverişlerde azalma yaşanmasına yol açtığını belirterek, "Bir hafta tatile gelen misafirler kendi kıyafetlerini zor getiriyorlar. Bagaj sorunu nedeniyle esnaftan alışveriş yapmıyorlar. Bagaj haklarının en azından dönüş için 20 kiloya çıkarılmasını istiyoruz" dedi.
Meclis Üyesi Niyazi Şahin ise ÖTV'siz ticari araç satışının araç kiralama sektörüne önemli bir destek sağlayacağını dile getirdi.

Ayhan Çakır da, enerjide yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek, Antalya bölgesinde GES yatırımlarının önünün açılması için Enerji Bakanlığı'na destek çağrısında bulundu. Özellikle Elmalı ve Korkuteli bölgesinde trafo merkezlerindeki doluluktan dolayı, şu an o bölgeye yatırımcıların tesis kuramadığına dikkat çekti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.