DİSK Araştırması: Her 4 Kadından Sadece Biri Çalışıyor

DİSK Araştırması: Her 4 Kadından Sadece Biri Çalışıyor

DİSK'in araştırmasına göre, Covid-19 döneminde kadınların aylık ortalama iş kaybı 1 milyon 484 bin oldu. Kadın işgücü, son bir yılda yüzde 8,2 azaldı. Her 4 kadından sadece biri çalışıyor. DİSK Genel Başkanı Arzu Çakıroğlu, "Kadın işsizliği bugün ülkenin geleceğini tehdit eden bir duruma geldi" dedi.

DİSK'in araştırmasına göre, Covid-19 döneminde kadınların aylık ortalama iş kaybı 1 milyon 484 bin oldu. Kadın işgücü, son bir yılda yüzde 8,2 azaldı. Her 4 kadından sadece biri çalışıyor. DİSK Genel Başkanı Arzu Çakıroğlu, "Kadın işsizliği bugün ülkenin geleceğini tehdit eden bir duruma geldi" dedi.

DİSK'in araştırma birimi DİSK-AR'ın 8 Mart'a ithafen hazırladığı "Covid-19'un Kadın İşgücü Üzerindeki Büyük Tahribatı" adlı rapor yayımlandı. Kadınların daha esnek, güvencesiz ve sendikasız çalışmak zorunda bırakıldığı biliniyor. Kadınların yaşamın her alanında karşı karşıya kaldığı eşitsizlik ve ayrımcılığın Covid-19 döneminde çalışma yaşamında daha da belirgin hale geldiği belirtilen araştırmaya göre, Covid-19 döneminde kadınların aylık ortalama iş kaybı 1 milyon 484 bin oldu. Kadın işgücü, son bir yılda yüzde 8,2 azaldı. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37,7'ye ulaşırken, Covid-19 etkisiyle iş kaybı ve geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 43 oldu.

"COVİT-19 İŞGÜCÜ PİYASALARINDA CİDDİ SONUÇLARA YOL AÇMAYA DEVAM EDİYOR"

DİSK-AR, araştırma sonuçlarınışöyle değerlendirdi:

“Kadınların daha esnek, güvencesiz ve sendikasız çalışmak zorunda bırakıldığı biliniyor. Tüm dünyada işçilerin işi, geliri ve sağlığıüzerinde büyük tahribat yaratan Covid-19 salgını Türkiye işgücü piyasalarında ciddi sonuçlara yol açmaya devam ediyor. Covid-19 salgını ile birlikte kadınların işgücü piyasalarında yaşadığı eşitsizlikler daha derinleşiyor. Kadın işsizliği ve sosyal güvenlik haklarından yoksun olarak çalışanlar arasında kadınların ağırlığı salgın öncesinde de yüksekti. Covid-19 salgını ile birlikte Türkiye’de kadın istihdamının son derece olumsuz etkileneceğini ve iş, gelir ve güvence açısından var olan eşitsizliklerin kadınları Covid-19’un olumsuz ekonomik ve sosyal etkileri karşısında daha da kırılgan yapacağını söylemek mümkün. 1 Covid-19’un kadınlar üzerinde yarattığı tahribat işgücü verilerinde net bir biçimde görülmektedir.”

"KADIN İSTİHDAM ORANI YÜZDE 26'YA GERİLEDİ"

İşsizliğin arttığı ve istihdam kaybının yaşandığı pandemi sürecinde kadınların işgücü piyasasından erkeklere oranla çok daha hızlıçekilmek zorunda kaldığını gösteren rapor için DİSK-AR bu durumu şöyle açıkladı:

”Türkiye’de Covid-19 ile birlikte kadın işsizliği ve istihdam kaybı daha da vahim bir hal aldı. TÜİK verilerine göre kadınlar işgücü piyasasından daha hızlıçekilmek zorunda kaldı ve kadın istihdamı daha hızlı daraldı. Covid-19 etkisiyle geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 40’ın çok üzerine çıktı. Kadın istihdam oranı yüzde 26’ya geriledi. Kayıt dışı kadın istihdamında ise büyük kayıplar yaşandı. Kadın işçiler erkek işçilere göre Covid-19’un yıkıcı etkilerine daha fazla maruz kaldı. Covid-19 döneminde kadınların yarısından fazlasının çalışma süreleri azaldı, yüzde 42’si ücret kaybı yaşadı ve çalışma biçimi erkeklere göre daha fazla değişti.”

"İŞ KAYBI ORANI KADINLARDA YÜZDE 43 OLDU"

DİSK-AR, gerçekte kadın işsizliğinin yüzde 40’ın üzerinde olduğunu bildirdi. Açıklamanın devamında, “TÜİK’in açıkladığı dar tanımlı işsizlik oranı işgücü piyasasındaki gerçekleri yansımaktan oldukça uzaktır. Bu nedenle DİSK-AR 10 yılı aşkın bir süredir geniş tanımlı işsizlik oranını hesaplayıp açıklıyor. TÜİK’in dar tanımlı işsizlik hesaplaması Covid-19 döneminde ise iyice anlamsız hale gelmiştir ve salgının işgücü piyasalarında yarattığı gerçeklerini yansıtmaktan uzaktır. Bu nedenle DİSK-AR Covid-19 salgınının başından itibaren ILO’nun "Eşdeğer tam zamanlı iş kaybı" metodunu kullanarak Covid-19 dönemindeki gerçek işsizliği ve iş kaybını hesaplıyor. Öte yandan Covid-19 nedeniyle işbaşında olan kadınların sayısının ve çalışma sürelerinin düşmesi nedeniyle Kasım 2020 döneminde 1 milyon 75 bin kadın iş kaybı yaşadı. Diğer bir ifadeyle işten çıkarma yasağı nedeniyle işbaşında olmayanlar istihdam içinde göründü ancak fiilen iş yapmadı. Böylece Covid-19 etkisiyle revize geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı oranı kadınlarda yüzde 43 olarak gerçekleşti” denildi.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

DİSK-AR tüm araştırmada ortaya konan tüm bu sorunlar için çözüm önerilerinde bulundu. Kadın istihdamın önündeki engellerden olan çocuk bakımı, yaşlı bakımı ve ev işleri kadının üstünden alacak sosyal politikalar uygulanması istenen raporda şunlar ifade edildi:

"Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılık terk edilmeli, cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine son verilmeli; güvenceli ve düzenli işler yaratılmalı. Salgın döneminde artan kadın işsizliğini azaltacak istihdam politikaları hızla hayata geçirilmeli. Kadınların gelirlerini koruyacak önlemler alınmalı, artan bakım emeği için ekonomik destek ve ebeveyn yardımları sağlanmalı. Sendikaların çalışma alanlarına yönelik politikaları oluşturulurken ve hayata geçirilirken toplumsal cinsiyet eşitliği referans alınmalı. İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılmasına son verilmeli, 6284 (Ailenin Korunması ve Kadına KarşıŞiddetin Önlenmesine Dair Kanun) sayılı Yasa etkin bir şekilde uygulanmalı. ILO’nun 190 sayılı sözleşmesi derhal imzalanmalı, sendikalar bu konuda ortak kampanyalar örgütlemeli. Sendikalar yaşamın her alanında kadına yönelik fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet ve tacizin sonlandırılması için önlemler almalı. Sendikalarda, meslek odalarında ve diğer demokratik örgütlerde kadınların karar mekanizmalarında varlığını garanti altına alacak kararlar hayata geçirilmelidir."

ÇERKEZOĞLU: KADIN İŞSİZLİĞİÜLKENİN GELECEĞİNİ TEHDİT EDEN BİR DURUMA GELDİ

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, da yaptığı açıklamada, "Kadınların eşit oy hakkı, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, ücrette eşitlik ve hayatın her alanında yaşadığımız ayrımcılığa karşı verdiği mücadeleler 8 Mart’ı yarattı. Bugün de toplumsal hayatın bütününde kadınlar olarak eşitsizlik ve ayrımcılığı yaşıyoruz" dedi.

Çalışma hayatında kadınlara yönelik ayrımcılığın daha işe alım süreçlerinden başladığını ifade eden Çerkezoğlu, şunları söyledi:

"O nedenle kadın işsizliği bugün ülkenin geleceğini tehdit eden bir duruma geldi. Çalışma şansını elde eden kadınlar, erkek işçilerden daha düşük ücrette ve daha olumsuz çalışma koşullarında çalışmak zorunda bırakılıyor ve Covid-19 pandemisi kadınların yaşadığı bütün bu eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri daha fazla artırdı. Covid-19 pandemisiyle birlikte bir yandan kadınların ev içindeki yükü artarken, kadına yönelik şiddette ciddi bir artış yaşanırken diğer taraftan çalışma hayatında kadınların istihdama ve iş gücüne katılımı giderek daha da azaldı. Kadınlar daha fazla işini kaybetti daha fazla istihdamdan çekilmek zorunda kaldı ve kadın işsizliği zirve yaptı. Yaşadığımız bu koşullarda yani toplumsal hayatın bütününde ve çalışma hayatında yaşadığımız bütün bu eşitsizliklere, adaletsizliklere, ayrımcılıklara karşı kadınlar olarak bir  mücadeleyi kadın hareketinin bütün deneyimleri ve birikimleri üzerinden yürütüyoruz. Bu 8 Mart’ta da dayanışmamızı birliğimizi ve kararlılığımızı iş yerlerinden alanlara meydanlara kadar ifade ediyoruz. Kadının çalışma hayatına katılmasının önündeki engellerin kaldırılması erkek işçilerle eşit biçimde ve eşit ücretle çalışma hayatında yer alabilmesi, çalışma hayatındaki cinsiyetçi iş bölümünün ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılmasıi kadınların toplumsal hayatın bütününde yer alaiblmesi, kadınların sendikalarımızda daha fazla örgütlü olması ve sendikalarımızda da daha fazla söz ve karar sahibi olabilmesi için mücadele ediyoruz. Kadına yönelik şiddettin ciddi bir biçimde arttığı bu süreçte İstanbul Sözleşmesi’ne dair tartışmaların son bulması 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması ve İLO’nun en son konferansında karar aldığı 190 sayılı sözleşmenin Türkiye tarafından onaylanması ve gereğinin yapılması bu süreçteki temel mücadele taleplerimiz ve hedeflerimizdir. 8 Mart’ta bütün kadın işçilerin ve bütün kadınların 8 Mart’ını kutluyor ve tüm çalışan kadınları sendikalı olmaya DİSK’li olmaya çağırıyoruz. Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.