CHP’li Özel: Bunların Hepsi AKP’nin Siyasi Yankesicilik Hesapları

CHP’li Özel: Bunların Hepsi AKP’nin Siyasi Yankesicilik Hesapları

Seçim sistemi ve Siyasi Partiler Yasası’ndaki değişiklik hazırlıkları ile ilgili konuşan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Bunların hepsi AK Parti'nin siyasi yankesicilik hesapları, yaramaz. Geçen sefer de söyledik. İttifak kanunundan da kendileri istifade etmeyi düşünüyorlardı, zarar gördüler. Bugün barajla oynuyorlar" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un, TBMM'nin denetim yetkisinin yeni sistemle birlikte arttığı yönündeki açıklamalarını eleştirdi.

Özel, şöyle konuştu:

* TBMM Başkanı Mustafa Şentop, TBMM’nin başkanlık görevini yapmanın yanı sıra, saray rejiminin ve saray düzeninin ve cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi olarak ifade edilen, 16 Nisan rejime kasteden Anayasa değişikliği ile OHAL şartlarında ve devlet gücü orantısız kullanılarak ve vatandaşımız yanıltılarak ve kıl payı yapılan bir anayasa değişikliğiyle hayata geçmiş tek adam rejiminin parlamentodaki savunucusu konumunda.

* Sayın Şentop maalesef tarafsız Meclis Başkanı olarak görev yapmak, denetim görevini yapmak yerine, bizim hatırlatmalarımızda hep topu taca atıyor ama fırsatını bulduğunda kamuoyunu yanıltır şekilde bu tek adam rejimini savunuyor ve bilgileri, belgeleri her seferinde, her fırsatını bulduğunda çarpıtarak kamuoyuna anlatıyor.

“PARTİ DİKTATÖRYASI ERDOĞAN'IN ESERİ”

Erdoğan'ın açıklamalarına da tepki gösteren Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:

* Artık öyle bir noktaya geldiler ki yalanı doğru gibi anlatıyorlar. Ülkenin cumhurbaşkanı bir şey söylüyor ve nasıl gerçeklikten kopuk, nasıl yalanı gerçek gibi söylüyor? Cevabı alıyor ve bu ülke kimlerin eline kalmış?

* Şimdi devam ediyor, diyor ki: ‘Onların gönlünde hâlâ tek parti özlemi var.' Şimdi tek kişi bütün atamaları yapıyor, her şeye karar veriyor, milletvekilinden hakimine, rektörlüğünden genel müdürüne kadar her şeyi kendisi belirliyor. Yetmiyor, makbul bir muhalefet partisi istiyor, buluyor.

* Prompter önünde kablolar sarayda, nasıl isterse Devlet Bahçeli öyle konuşuyor. Her şeyi yaptı, şimdi ana muhalefeti istediği gibi yapamadı. Bu sefer aklından geçeni o belirliyor. Bizim aklımızda tek parti özlemi varmış.

* CHP, bu ülkeyi kuran kadroların en çok övündükleri iş, bu ülkeyi demokrasiyle tanıştırmak, çok partili rejimle tanıştırmaktır. Tek partiydi, sonra bunu çok partili rejime getirdik.

* Seçimlerde de bir başka partinin iktidar olmasını gördük, yaşadık, saygı duyduk, muhalefete geçtik. Bundan büyük erdem var mı? Senin döneminde, çok partili rejimden tek parti diktatöryasına, parti devletine, devletin partisine geçtiniz.

ERDOĞAN’A REZERV YANITI

* Aylarca, sürekli ‘dış güçlerle mücadele, dolar satıyoruz; cari açığı kapatacağız, dolar satıyoruz' gibi yalanlarla 128 milyar doları tükettiler. Bunun üzerine Erdoğan şimdiki Merkez Bankası Başkanı ile Hazine ve Maliye Bakanı'nı Saraya çağırdı.

* Şimdiki bakan, şimdiki Merkez Bankası Başkanıyla, itişti, kakıştı, tartıştı. Görevinden istifa etti, zehir zemberek yazılar yazdı. Hâlen daha ortada yok.

* Ortada olmayan iki şey var: Dedemizin ninemizin, anamızın, babamızın vergileriyle, alın teriyle biriktirdiğimiz 128 milyar dolarlık rezervi, damat kendi döneminde sattı. Şu anda eksi 60 milyar rezerv var. Nasıl oluyor eksi 60 milyar? Yani para yok.

* Türkiye’nin varlıklarını ipotek etmişçesine, rehin göstermişçesine alınmış 60 milyar dolarlık borç var. Net olarak 128 milyar dolar satıldı. Kime satıldı? Türk parasına güvenmeyen, döviz tevdiat hesabı sahiplerine satıldı. Kime satıldı? Türkiye’den parasını alıp giden yabancı yatırımcıya satıldı.

* AK Parti’ye bile yakın olan iş adamlarının varlıklarını dolar olarak yurtdışına çıkarmasıyla satıldı. Bunun satıldığını herkes biliyor. Bu paranın çarçur olduğunu biliyor ama çıkmış bugün; bütün ekranlara aynı yazıyı yazdırmış: ‘Hiçbir şeyin gittiği yok, yerinde duruyor.' Ne yerinde duruyor? Eksi 60 milyar, eksi 60 milyar.

* Diyor ki birinci cümle: ‘Rezervler yerinde duruyor.' İkinci cümle: ‘Zaten rezervler yavaş yavaş toparlanmaya başladı.' Yani şunu diyor. ‘Yere düştük' diyoruz. Diyor ki, ‘düşen yok, ayaktayız.' Sonra diyor ki, ‘korkmayın bak düştük ama düştüğümüz yerden kalkıyoruz.' Kalkıyorsan, nasıl düşmedin? Düşmediysen niye kalkıyorsun? Öyle rezervin düzeldiği müzeldiği de yok. Eksi 60 milyar düzeyindedir rezerv.

* AK Parti’nin gelmesine vesile olan krizin olduğu dönemde, Ak Parti’nin devraldığı günlerde dahi rezerv eksi 1,5 milyardı, eksi 1.5 milyar dolar. Yani borç rezerv yok, denk, sıfır neredeyse.

“ABD'YE SELEKTÖR YAPIYORLAR”

Hükümetin son dönemde dış politikaya yönelik hamlelerini değerlendiren Özel, “Savrulmanın bir diğer boyutu, dış politika” diyerek şöyle devam etti:

* İktidar partisi, dış politikada efelenme evresinden yelkenleri suya indirme evresine açıkça geçti. İbrahim Kalın’ın ABD’ye verdiği mesajlar; o ne güzel selektör yapmalar öyle.

* Bir yandan Biden’ın istemediği Borsa İstanbul Başkanı, Biden surata kapatmış kapıyı, maymuncuk diye Borsa İstanbul Başkanını görevden alıp, o kapıyı açmaya çalışıyorlar. Teker teker tavizler, güzel güzel mesajlar, bir telefon görüşmesi…

* Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanları, cumhurbaşkanları seçilen Amerikan başkanlarını istedikleri zaman, istedikleri sürede, istedikleri yöntemle tebrik edilmişlerdir.

* Uluslararası ilişkide tebrik telefonunun başında bekleyip de, ağladıkları bir duruma ilk kez geliyoruz.

“TARİHİ U DÖNÜŞÜNÜ HEP BİRLİKTE İBRETLE İZLİYORUZ”

* Diğer taraftan Fahrettin Koca’nın Kemal Bey üzerinden Çin’e verdiği mesajlar, Recep Tayyip Erdoğan’ın AB’ye verdiği mesajlar ve son olarak önce Çavuşoğlu, sonra Hulusi Akar, şimdi Ömer Çelik’in Mısır ile diyaloğa dönüleceğine yönelik açıklamaları.

* Şimdi, Mısır’la aranız kötü, köprüler atık, ilişkiler gergin olunca, Mısır gidiyor, Yunanistan’la anlaşıyor. Sonra siz buralara hapis kalıyorsunuz.

* Bu sırada da biz hep şunu söylüyoruz: ‘Gidip de elbette Sisi’ye methiyeler düzmeyelim. Ama eğer biz Mısır’la diplomatik ilişki kurmazsak, buradan Türkiye’ye zarar görür.' İşte Doğu Akdeniz’deki yalnızlık, işte dış politikadaki yalnızlık, işte Arap dünyasındaki yalnızlık. Katar’dan başka dost yok.

* Şimdi tutmuşlar, Mısır’la aradaki sorunları çözeceklermiş? Çözün, çözün de düğümleri biz mi attık, bir bakın. Kördüğüm olmuş. Erdoğan, ‘Sisi denilen kişi bir zalimdir' diyordu. Zalime selektör yapmak nasıl sayın Erdoğan?

* Şimdi ‘ey Merkel', ‘ey Trump' ‘ey Biden' duymuyorsanız, Macron’a hakaretler duymuyorsanız; Sisi’nin bulunduğu salona girmeyi reddedenler, şimdi aynı masaya oturmanın yolunu arıyorlarsa, gerçekten bir tek dediklerine inanmak lazım: Yakınlarda erken seçim yok demek ki.

* Çünkü bunların hepsi seçim propaganda malzemesi olarak kullanılmış, tüketilmiş ve uluslararası alanda Türkiye’nin başını derde sokmuş kabadayılık işleri. ‘Monşerler diplomasisi' diye reddettikleri, eski bakandan, küskün milletvekilinden, milletvekili kardeşinden kurdukları dünyadaki tuhaf diplomasi elçileri ve ağı; görevlendirdikleri büyükelçileri ve Türkiye’nin dış politikasını getirdikleri nokta bu. Şimdi bir zikzakı, bir tarihi U dönüşünü daha hep birlikte ibretle izliyoruz.

“SİYASİ YANKESİCİLİK HESAPLARI”

Özel, seçim sistemi ve Siyasi Partiler Yasası'ndaki değişiklik hazırlıkları ile ilgili sorular üzerine de şunları söyledi:

* Bu siyasi yankesicilik hesapları. Bunların hepsi AK Parti’nin siyasi yankesicilik hesapları, yaramaz.

* Geçen sefer de söyledik. İttifak kanunundan da kendileri istifade etmeyi düşünüyorlardı, zarar gördüler.

* Bugün barajla oynuyorlar. Barajla oynamak ve bunu kendi küçük ortağının oy seviyesine göre ayarlamak, MHP’deki erimenin itirafıdır.

* Yüzde 18’lerden eriyerek geliyor MHP. Bunlar daha iyi günleri, daha da eriyecekler. Çünkü milletin onlardan istediğini değil, sarayın onlardan istediğini yapıyorlar.

* Millet oy verirken, ‘EYT’yi çözeceğiz' dediler. Buraya geldiler, AK Parti’nin güdümüne girdiler. Milletten oy alırken uzman çavuşlara sorunlarını çözeceğiz dediler, buraya geldiler, Ak Parti’nin güdümüne girdiler.

* Milletten oy alırken 3600 ek gösterge polisimize dediler, buraya geldiler, AK Parti’nin güdümüne girdiler. Erimeye devam ederler. Hesabı millet, karneyi millet veriyor.

“HARİTAYA AK PARTİ VE MHP NE DİYOR?”

Özel, Papa'nın Irak ziyareti için hazırlanan pullarla ilgili soruya da şu yanıtı verdi:

* Yani kabul edilecek bir şey değildi de, Irak Bölgesel Yönetimi Türkiye’ye geldiğinde kiminle randevu aldığı, kimlerle görüştü, ilişkilerin nasıl iyi olduğu; geçmişte hangi fotoğrafların, hangi videoların olduğu; o yönetimle ilişkilerde yerel seçimlerle ilgili bile o yönetimden nasıl talepler, nasıl destekler olduğunu biliyoruz.

* Bu soru, iyi bir soru. O puldaki gösterilen harita, bizim kabul edebileceğimiz veya üzerine en sert tepkiyi vereceğimiz, asla kabul edemeyeceğimiz bir durum, bir pul.

* O konuda hiçbir sıkıntı yok da, bu pul konusunda Ak Parti ne düşünüyormuş? Bu pul konusunda MHP ne düşünüyormuş? Onu sormak, o cevapları merak etmek lazım.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.