Datça'da Kaçak Liman İddiası

Datça'da Kaçak Liman İddiası

Datça’da 25 yıldır yılan hikayesine dönen liman inşaatı yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak yeniden başladı.

Datça’da 25 yıldır yılan hikayesine dönen liman inşaatı yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak yeniden başladı.

Henüz Çevresel Etki Değerlendirmesi, kısa adıyla ÇED raporu onaylanmamışken, müteahhit firma iş makinalarını liman yapılacak alana soktu ve hoyratça denizi doldurmaya başladı.

Oysa, ÇED Yönetmeliği'nin 6. Maddesinin 3. fıkrasına göre bu yasal değil. Çünkü yönetmelik şöyle diyor.

“Bu yönetmeliğe tabi projeler için “Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu” kararı veya “Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez.”

whatsapp-image-2021-06-20-at-12-31-43.jpeg

Bu hüküm ortada dururken, müteahhit firmanın ruhsatsız bir şekilden liman inşaatına başlaması, Datça’da büyük tepkilere neden oldu.

Geçen hafta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı liman projesi için ÇED gereği bir halkın katılım toplantısı düzenledi.

Toplantıda inşaatın ruhsatsız olarak başlamasına büyük tepki gösterilirken, Muğla Çevre Platformu avukatlarından Güngör Erçil, resmi evrakta sahtekarlık yapıldığını, bu toplantının yasalar gereği yapılmaması gerektiğini belirtti ve “ Hazırlanan ÇED raporu bir ÇED raporu değildir. Çevrenin korunmasına dair rapor değil, bu marinanın teknik olarak nasıl yapılabileceğine dair bir rapordur.  İkinci olarak 1998’de başlamış olan marinanın yapımı için 17 gün önce yapılan ilanla bu kısa süreye sıkıştırılmasıyla, burada yapılan bu toplantının gerçekten halkın görüşlerinin ifade edilmesine uygun olmadığının göstergesidir. Ekleriyle birlikte 834 sayfalık bir rapor var ortada bunu nasıl inceleyecek Datça halkı ve görüşlerini bildirecek. Duyarlı yöreler listesi olmaması, poseydon çayırlarının yok sayılması dolayısıyla mevzuata aykırıdır. Koruma mantığı proje alanıyla sınırlı planı ÇŞB’nin onaylayıp toplantı düzenlemesi mevzuata aykırıdır. Talebimiz bu toplantının yapılmaması yönündedir’ dedi.

Ancak, Çevre Bakanlığı yetkilileri itirazları tutanaklara yazacaklarını ama toplantıyı yapacaklarını açıkladı. Bunun üzerine yaklaşık 20 kişi toplantıyı terk etti.

Toplantının yapılmasına itiraz edenler inşaatın ruhsatsız ve kaçak olduğunu belirterek, tutanaklara şu görüşleri yazdırdı.

ÇED başvuru dosyası, ekleriyle birlikte 834 sayfadan oluşmaktadır. Toplantı duyurusu ile toplantı tarihi arasındaki süre, yeterli bir inceleme yapmaya yeterli bir süre değildir. Projenin 1998 yılında imtiyaz sözleşmesi imzalanmasıyla başladığı ve Datça Yarımadasının Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsüne sahip olduğu göz önüne alındığında, genişletilen proje ÇED sürecine halkın katılımı için öngörülen kısa süre, Toplantının gerçek bir görüş bildirilmesine elvermediğini ortaya koymaktadır.
Yükseltilen kapasitenin hangi verilere dayanarak belirlendiği dosyada yer almamaktadır. Bu da kapasitenin keyfi olarak belirlendiğini düşündürmektedir. Bu nedenle sürecin sonlandırılması gerekmektedir.

ÇED başvuru dosyası Nazım ve Uygulama İmar Planlarında değişiklik önerisini içermektedir. Bu öneriye ilişkin ÇED dosyasındaki Nazım Plan ve Uygulama İmar Planı değişikliği açıklama raporunun 3.1.4.Bitki Örtüsü, Toprak kabiliyeti, Flora ve Fauna bölümünde yer alan açıklamalar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın internet sitesindeki Datça Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) sayfasındaki tanıtım yazısından alınmıştır. Bu, hem mevzuat, hem Datça-Bozburun koruma amaçlı Çevre Düzeni Planı açısından (ÇDP) ve etik olarak  uygun olmayan ve plan revizyonu açıklama raporu olarak kabul edilemeyecek bir açıklama raporudur. Buna dayanan ÇED sürecinin mevzuata aykırılık nedeniyle iptal edilmesi gerekmektedir.

whatsapp-image-2021-06-20-at-12-31-49.jpeg

Datça-Bozburun ÇDP haritalarında liman alanının, uluslararası koruma altında olan hassas endemik biyotopların (deniz çayırları-poseidoniaoceanica) bulunduğu alan olarak tanımlanmasına rağmen, ÇED raporu ve önerilen plan tadilatlarında bu hassas biyotopların korunmasına yönelik bilimsel bir önlem belirtilmemiştir. Bu da ÇED sürecinin ve toplantının iptalini gerektirmektedir.

Projenin uygulanacağı yer ÇDP haritasında, Kıyı Yapıları İçin Araştırma ve Düzenleme Yapılacak Alanlar lejantıyla belirlenmiş alanda kalmaktadır. ÇED Raporunda yapılacak yapıların Datça şehriyle bütünlüklü olarak ne şekilde düzenleneceği konusunda bir açıklama bulunmamaktadır. Bu da Toplantının mevzuata, Çevre Düzeni Planı’na aykırı biçimde yapıldığını göstermektedir.

Datça Yarımadası ÖÇKB olmasına rağmen, ÇED Başvuru dosyasının ekleri arasında duyarlı yöreler listesi bulunmamaktadır. ÇED raporundaki bu konudaki açıklamalar da projenin uygulanacağı yerin ÖÇKB olduğunu dikkate almayan ve ÇED Yönetmeliği’nin ve ÇDP’nın gereklerine aykırıdır. Duyarlı yörelere ilişkin açıklamalar etkilerin proje alanıyla sınırlı olduğu kabulüyle yapılmıştır. Oysa çevresel etki değerlendirmesi, sadece proje alanıyla sınırlı olarak anlaşılamaz. Projenin yakın ve uzak duyarlı yörelerdeki etkilerinin bilimsel olarak incelenmesi esastır. Bu nedenle de ÇED sürecinin sonlandırılması ve Toplantının iptal edilmesi gerekmektedir.

Bağlama kapasitesi genişletilmiş yat limanına ilişkin ÇED süreci bağlama kapasitesinin artırılmasından, buna yönelik imar planı tadilat önerilerinden ayrı düşünülemez. İmar planları tadilat önerisine ilişkin açıklamalar, Datça-Bozburun ÇDP’nnın 5.1. maddesinde belirlenmiş Korumaya Yönelik İlkeler’le uyuşmamaktadır. Genel düzenleyici işlem niteliğindeki ÇDP’na yani mevzuata aykırı olan ÇED sürecinin sona erdirilmesi ve Toplantının iptali gerekmektedir.

Ardından müteahhit firma adına Halil Levent Akbaş, projeyi anlatmaya çalıştı ancak insanları tatmin edemedi.

Çok kişi  projede liman inşaatının Datça’nın kısıtlı olan su kaynaklarını tüketmeyeceğine, çevreye ve ekolojik dengeye zarar vermeyeceğine ilişkin net, bilimsel bir açıklama olmadığını belirttiler ve  yat kapasitesinin neye dayanarak 426 olarak hesaplandığını, yüzer iskelelerin denizde akıntıları keserek kumluk plajına zarar vermeyeceğinin nasıl garanti edileceğini sordular.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.