Fatsa’da Altın Madenine Verilen Ek Süre de Bitti

Ordu'nun Fatsa ilçesinde siyanürle altın işletmeciliği yapan şirketin, iki kez uzatılan faaliyet süresi bugün itibariyle sona erdi.

Şirket, Eylül 2020'de kapasite artırımı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na çevresel etki değerlenme (ÇED) başvurusunda bulunurken Ordulu çevreciler, "Şirketin çalışma süresi bitti. Buradaki çalışma artık duracak. Hatta alanı büyütmek için başlatılan yeni ÇED’e onay verilmemelidir" diyerek tepki gösterdiler.

Fatsa'da Yukarıbahçeler mevkiinde siyanürle altın işletmeciliği yapan Altıntepe Madencilik'in çalışma süresi bitti. Ordu Çevre Derneği ve Ekoloji Birliği temsilcilerinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetleme Genel Müdürlüğü'ne yazdıkları dilekçelerde, önce 10 Eylül 2020, ardından 2 Aralık 2020 tarihinde iki kez uzatıldığını öğrendiklerini bildirdiler. 

Şirketin son uzatmayla birlikte faaliyet süresinin 27 Ocak 2021 tarihi itibariyle dolduğunu belirten çevreciler, altın arama çalışmalarının bir an önce bitirilmesi çağrısında bulundu. Bölgedeki tarımın, fındık bahçelerinin, içme sularının, derelerin zarar gördüğünü belirten Ordulular, yıllardır eylemlerini sürdürüyorlar. 

Bugün de şirketin faaliyet süresinin dolması nedeniyle Altıntepe Madencilik'in önüne giden çevreciler, bakanlık tarafından kendilerine yanıt olarak gönderilen belgeleri göstererek, çalışmaların durdurulmasını, şirketin bölgeden ayrılmasını istediler. 

"O GÜN BUGÜNDÜR"

Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, maden işletmesinin vereceği zararı yıllardır anlattıklarını, sonucun ise ortada olduğunu söyledi. Maden şirketinin iki kez faaliyetlerini uzatma talebinde bulunduğunu, son günün ise 27 Ocak 2021 olduğunun altını çizen Gönül, “O gün, bugündür. Şirketin çalışma süresi bitti. Buradaki çalışma artık duracak. Hatta alanı büyütmek için başlatılan yeni ÇED’e onay verilmemelidir. Sesimizi daha fazla yükselterek, toprağımıza, suyumuza, geleceğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bugünden itibaren biten çalışmanın ek sürelerini takip edeceğiz yeni bir dilekçe yazacağız. Çalışma yapılıyor ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Ordu Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü hakkında yasal süreci başlayıp suç duyurusunda bulunacağız” diyerek takipçisi olacaklarını vurguladı.

"YOLLARA, ORMANLARA HAFRİYAT DÖKTÜLER"

Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü ve ORÇEV Yönetim Kurulu Üyesi Coşkun Özbucak, bölgede ‘keyfi uygulamaların’ olduğunu vurgulayarak “Burada olduğu gibi ülkenin her tarafında kural tanımazlık var. Yollara, ormana hafriyat döktüler. Şu an yeni ÇED süreci tamamlanmadan ağaçlar işaretleniyor. Bu nedenle hep birlikte ekolojik yıkımı engellemek için ortak çabamız sürecek. İklim değişikliğinden dert yanmanın anlamı yok. Ekolojik yıkıma neden olan bu tür çalışmalar durdurulsa iklim değişikliği olmaz” dedi.

"GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMA HAKKIMIZI KULLANALIM"

Bölgede derelerin kuruduğunu, suların kirlendiğini, tarım ürünlerinin zarar gördüğünü belirten Özbucak, “Şirketin çalışma süreci bitti ama siyanür ve ağır metaller nedeniyle vereceği zarar devam edecek. O nedenle şirketin alanı büyütme girişimine izin vermeyelim. Geleceğimize sahip çıkma hakkımızı kullanalım” çağrısı yaptı.

"ÜRETİCİ KÖYLÜ ZARAR GÖRÜYOR"

Tüm Köy Sen Ordu Şube Başkanı Zekayi Sağra, maden ve enerji şirketlerinin doğayı pazar olarak görmesi nedeniyle tarımın olumsuz etkilendiğini vurgulayarak tepkisini şöyle dile getirdi: 

“Ülkede uygulanan tarım politikaları nedeniyle üretici köylü olarak yoksullaşıyoruz. Tarımda dışa bağımlılık nedeniyle üretemez olduk; ürettiklerimizi de değerinde satamıyoruz. Bu yetmezmiş gibi maden ve enerji şirketlerinin tarım alanlarını yok etmeleri, sularımızı zehirlemeleri nedeniyle de zarar görüyoruz. Tarım, yaşam demektir. Tarıma verilen her zarar, geleceği yok etmenin adımıdır. Tüm Köy Sen olarak ekolojik yıkıma karşı durmak görevimizdir. Bu maden alanı kapatılmalı, alanı büyütmesine izin verilmemelidir.”

"ARTIK HÜKÜMETİN UMURUNDA BİLE DEĞİLİZ"

Derelerin Kardeşliği Fatsa Sözcüsü Osman Güvenalp, ülkenin kaynaklarının 'rant' için kişilere verildiğini belirtti. Doğanın yok edildiğini, içecek temiz suyun dahi kalmadığını söyleyen Güvenalp, "Her şeyimiz yabancı sermayenin kullanımına sunuldu. Artık hükûmetin umurunda bile değiliz. Hükümete göre artık yaşam alanları yok. Rant alanları var. Ülkenin tüm kaynakları sanki mezatta çıkarılmışçasına satışa çıkartılarak kısa vadede kâr elde etme mantığıyla ülkeye zarar verildiği görmezden gelinmektedir. Gel gör ki şu gördüğünüz coğrafyada yasalar çoktan çiğnenmiştir, hak edilmeyen sahalarda cebren faaliyetler devam ettiriliyor. Derhal bu yanlışlardan dönülmelidir" diyerek çağrıda bulundu. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.