Gelecek Partili Özcan: "Sizin Yapacağınız Anayasa Ne Sivil Olur Ne De Demokratik"

Gelecek Partili Özcan: "Sizin Yapacağınız Anayasa Ne Sivil Olur Ne De Demokratik"

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Sivil bir anayasa' hazırlanması için çağrı yapmasını, " Sizin yapacağınız anayasa ne sivil olur ne de demokratik. Siz daha parti-devlet ayrımını yapamıyorsunuz.

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Sivil bir anayasa" hazırlanması için çağrı yapmasını, " Sizin yapacağınız anayasa ne sivil olur ne de demokratik. Siz daha parti-devlet ayrımını yapamıyorsunuz. 12 Eylül darbecileri bile bu denli ucube bir sistemi getirmeyi tahayyül edemediler. Ellerinde güç vardı ama "1930’ların parti-devletine dönelim" demediler. Kürtleri yok saydılar ama en azından seçme ve seçilme hakkını kayyım rejimiyle ellerinden almadılar" sözleriyle eleştirdi.

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştiren Özcan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı'nı işaret ederek, "Bu ülkede reform yapmaktan, eylem planı ilan etmekten daha elzem olan şey zihniyeti değiştirmektir! İktidarın kurduğu bu sistemle, bağcı dövmekten kendilerini alamadıkları zihniyetleriyle, artık milletin hayrına dönük bir şey üretmesi mümkün değildir" dedi. 

"BİR İNSANIN TERÖR ÖRTÜNE ÜYELİĞİNE 10 DAKİKADA KARAR VERİLİYOR"

Adalet Bakanlığı'nda 22 milyon dava dosyası olduğunu söyleyen Özcan, "Ailelerle birlikte düşündüğümüzde neredeyse ülkenin tamamı davalık! Sadece Ankara’da, 15-20 dakika aralıklarla haftada iki gün terör suçları yargılamaları yapılıyor. Düşünebiliyor musunuz? Bir insanın terör örgütü üyeliğine 10 dakikada karar veriliyor ülkede" diye konuştu. 

Özcan'ın gündeme ilişkin açıklamalarından öne çıkan başlıkları şöyle: 

SİSTEM YÜRÜRLÜKTE KALDIĞI SÜRECE İNSAN HAKKI REFORMU YAPABİLMEK MÜMKÜN DEĞİL: Bunlar kuvvetler ayrılığını tarumar eden, kuvvetleri tek elde toplayan bir sistem yarattılar. Tek yetkili olacak kişiye de bir kayyım düzeni getirdiler. Bütün her şey Cumhurbaşkanından soruluyor, Cumhurbaşkanı da Bahçeli’den soruluyor. Bu düzenin adını da Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi koydular! Bu sistem yürürlükte kaldığı müddetçe, bu ülkede gerçek bir İnsan Hakları reformu yapabilmek mümkün değildir. Zira o belgede saydıkları cürümlerin tümünün sebebi bu sistemin ta kendisidir! Yargı Bağımsızlığından bahsediyorlar ama nafile! Zira bunu imkansız kılan ve soruşturma aşamasında hakim ve savcılara emir ve talimat vermeyi rutine bağlayan bu sistemin kendisidir.

KÜRTLERİ YOK SAYDILAR AMA SEÇME, SEÇİLME HAKKINI KAYYIMLA ELLERİNDEN ALMADILAR:Şimdi de tutturmuşlar  "sivil anayasa" falan diyorlar. Mesela nerelerde, hangi konularda anlaşamıyorsunuz Kenan Evren’le ya da  28 Şubatçılarla... Etnik, dini, mezhebi, sınıfsal açıdan sorunlu ve millete zorla dayatılan darbe anayasasına ne kadar karşısınız? Daha doğrusu karşı olduğunuz tek bir başlık var mı? Ezberlemişsiniz bir sivil anayasa lafını! Yahu siz önce kendi zihninizi bir sivilleştirin. Sizin yapacağınız anayasa ne sivil olur ne de demokratik. Siz daha parti-devlet ayrımını yapamıyorsunuz. 12 Eylül darbecileri bile bu denli ucube bir sistemi getirmeyi tahayyül edemediler. Ellerinde güç vardı ama "1930’ların parti-devletine dönelim" demediler. Kürtleri yok saydılar ama en azından seçme ve seçilme hakkını kayyım rejimiyle ellerinden almadılar.

SİZİN NERENİZ SİVİL: Sizin nereniz sivil? Sizin bir tek üniformanız bir de postalınız eksik. Halihazırda 22 milyon dosya var Adalet Bakanlığı’nda. Ailelerle birlikte düşündüğümüzde neredeyse ülkenin tamamı davalık! Sadece Ankara’da, 15-20 dakika aralıklarla haftada iki gün terör suçları yargılamaları yapılıyor. Düşünebiliyor musunuz? Bir insanın terör örgütü üyeliğine 10 dakikada karar veriliyor ülkede! Bugüne dek 1 buçuk milyondan fazla insan terör suçlamasıyla yüzleşmiş. Şimdi de çıkmış Yeni Anayasadan, sivilleşmeden bahsediyorsunuz! Tekrar soralım, Sizin nereniz sivil?

128 MİLYAR DOLARIN NASIL BUHARLAŞTIĞINI BİZ DEĞİL TCMB SÖYLÜYOR: 128 milyar doların nasıl buharlaştığını biz değil, yayınladığı verilerle bizzat TCMB söylüyor. Daha önce detaylı bir biçimde açıkladık ama dünkü çıkışınızdan sonra tekrarlamak şart oldu. Damadınızı göreve getirdiğinizde 102 Milyar dolar olan rezervlerin 32 Milyar doları TCMB’ye aitti, kalan 70 Milyar doları ise borçtu Sayın Cumhurbaşkanı. Damadınızı affettiğiniz Kasım 2020’de ise 85 Milyar dolar olan rezerve karşılık olarak Merkez Bankası'nın tam 133 Milyar dolar borcu vardı. Yani TCMB’ye ait rezerv ‘eksi 48 milyar dolara’ gerilemişti. Bugün ise 95 Milyar dolar rezerve karşı 140 Milyar dolar borcu var. Yani Merkez Bankasının kendine ait rezervi eksi 45 milyar dolar düzeyinde bugün.

DAMADINIZ, TCMB'Yİ İLAVETEN 63 MİLYAR DOLAR DAHA BORÇLANDIRDI: Damadınız kendi döneminde TCMB’nin elindeki 32 Milyar doları sattı, yetmedi üstüne TCMB’yi ilaveten 63 milyar dolar daha borçlandırdı, onu da sattı. Yetmedi üstüne ihracatçılardan aldığı dövizi de biriktirmeyip yine sattı. Hepsini toplayınca tam 128 milyar dolar ediyor Sayın Cumhurbaşkanı. Ne acıdır ki bu 128 milyar dolar satılırken devletin dış borcu arttı, üstüne dövizle iç borç da almaya başladı.

DAMADINIZ TUTARSIZ BİR POLİTİKA İZLEDİ: Damadınız bu dövizlerle memleketin borcunu azaltmak yerine piyasaya savaş açtı ve bu savaşı da kaybetti. Damadınız sizin verdiğiniz yetki ile hem milletin mevcut parasını kaybetti hem de milleti borçlandırdı. Damadınız açık bir ekonomide faizin ve dövizin aynı anda kontrol edilemeyeceğini bilmediği için baştan aşağı tutarsız bir politika izledi.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ'NDEN KURTULMAK ACİL BİR ZORUNLULUK: Bu ülkede reform yapmaktan, eylem planı ilan etmekten daha elzem olan şey zihniyeti değiştirmektir! İktidarın kurduğu bu sistemle, bağcı dövmekten kendilerini alamadıkları zihniyetleriyle, artık milletin hayrına dönük bir şey üretmesi mümkün değildir. Bu kerameti kendinden menkul Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden kurtulmak acil bir zorunluluk halini almıştır. Ondan sonra da ivedilikle kendi çıkarını ve iktidarını değil, insan onurunu merkeze alan yeni bir düzeni hep birlikte inşa etmemiz gerekmektedir. Bu yolda en büyük ümidimiz milletimizdir.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.