Hendek Sanıkları Mahkemede Konuştu: Sorumlu Müdür 'Patlama Olacaksa Çin Mahallesi'nde Olsun' Dedi

Hendek Sanıkları Mahkemede Konuştu: Sorumlu Müdür 'Patlama Olacaksa Çin Mahallesi'nde Olsun' Dedi

Hendek'teki Havai Fişek Fabrikası patlamasına ilişkin davanın ikinci duruşmasında sanıklardan Ahmet Çağrıcı, "Sorumlu Müdür Hasan Ali Velioğlu'na "Bu kadar malzemeyi Çin Mahallesi'ne yüklemeyelim" dedim, o da "Bir şey olmaz, patlama olacaksa Çin Mahallesi'nde olsun, yukarıda daha fazla işçi çalışıyor" dedi" şeklinde ifade verdi.

Hendek'teki Havai Fişek Fabrikası patlamasına ilişkin davanın ikinci duruşmasında sanıklardan Ahmet Çağrıcı, "Sorumlu Müdür Hasan Ali Velioğlu'na "Bu kadar malzemeyi Çin Mahallesi'ne yüklemeyelim" dedim, o da "Bir şey olmaz, patlama olacaksa Çin Mahallesi'nde olsun, yukarıda daha fazla işçi çalışıyor" dedi" şeklinde ifade verince patlamada yaralananlar ve hayatını kaybedenlerin aileleri tepki gösterdi. Tansiyon yükselince duruşma yarına bırakılırken, mahkeme salonu önünde sinir krizi geçirenler oldu. Fenalaşan bir kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Sakarya Hendek’te 7 işçinin hayatını kaybettiği, 128 kişinin yaralandığı Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası patlamasına ilişkin açılan davanın ikinci duruşması Sakarya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanıkların savunmaları tamamlanmak üzereyken yaşanan tartışma nedeniyle duruşma sonlandırıldı. Duruşma yarın (16 Mart Salı günü) devam edecek. 

"Bu Olayın Baş Sorumlusu Hasan Ali Velioğlu'dur"

Duruşmanın yapıldığı Sakarya Ağır Ceza Mahkemeleri Salonu önünde sinir krizi geçirenler oldu. Fenalaşan bir kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı. Mağdurlar, "Bu olayın baş sorumlu müdür sıfatıyla geçinen Hasan Ali Velioğlu’dur. Ölecekleri bir bir seçmiş gibi. Burada patlama olursa daha az insan ölür, böyle bir beyanatı var utanmazın. Hasan Müdürü, ipe assınlar. Orada cebinde beş kuruş parası olmayan kadınlar vardı" diye konuştu. 

"Her Türlü Utanmazlığı Yaptılar"

Müşteki avukatlarından Can Atalay, duruşmadan sonra yaptığı açıklamada, "İçeride her türlü yalan söylendi. Kulaklarımıza inanamadık. Türkiye’de ekmeğini kazanırken ölen insanlar için adalet yoksa kimse için adalet yoktur" dedi. Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İçerideki insafsızlığa, işçi canını yıllar boyu önemsemediği için şimdi tutuklu oluşuna şaşırışa, her fırsatta işçilerin ailelerini hakir görüşe şahit olmadınız. Kulaklarımıza inanamadık. Türkiye’de ekmeğini kazanırken ölen insanlar için adalet yoksa kimse için adalet yoktur. Burası patlayıcı ile çalışılan bir fabrika, insanları köle gibi çalıştırmışlar. Her türlü yalan içeride tekrar söylendi. 2’si tutuklu 3 tane mühendis olanı olduğu gibi anlatmaya çalıştılar. Geri kalanı her türlü utanmazlığı yaptılar. Kolluk kuvvetlerinin işçilerinin karşısında önlem almasına gerek yok. Bu insanların herkesin halini herkes görüyor. İçeride insan canını hiçe sayanlara karşı, katillere karşıönlem alması gerekiyor. Bu bir kasıt dosyası, cinayet dosyası. Göz göre göre bu fabrikada insanlar çalıştırılmış, Soma’daki gibi. İşçi canı hiçe sayılarak sadece kâra bu memleket teslim edilemez."

"Bu Bir Cinayet Dosyasıdır"

Mağdur avukatlarından Gülşen Uzuner ise duruşmada sanıkların "Nasıl bugüne kadar az insan öldüğünü anlattıklarını" söyledi. Uzuner, "Tüylerimiz diken diken ola ola dinledik. Onlar 3 işçi 5 işçi ölsünü konuştular. İstediler bu ölümleri. Bunu açık açık dinledik. Aileler tahrik edildiler. Bu bir cinayet dosyasıdır" dedi. 

"Dişlerimi Sıka Sıka Dişlerim Ağrıyor"

Patlamada kardeşi Sebahattin Tepeçınar'ı kaybeden Hatun Tepeçınar ise Sorumlu Müdür Asiye Angın, İş Güvenliği Uzmanı Aslı Bozkurt ve müşteki sanık Ahmet Çağrıcı'nın savunmaları ile diğer sanıkların gardını yere düşürdüğünü söyledi. "Sorumlulara en büyük cezaları aldırmadan ölmeyeceğiz" diyerek şunları söyledi:

"Çok zor saatler geçirdik. Dişlerimi sıka sıka dişlerim ağrıyor. Ben hemen onların arkasında oturduğum için geriye dönüşleri, pis pis sırıtışları ve kendilerini kaf dağında hissetmeleri, paraları ile her yeri satın alacaklarını düşünmeleri ama o üç kişi onların gardını yere düşürdü. Bundan sonra da işçi arkadaşlarımız da onların tepesini aşağıya indirecek. Bunlara en büyük cezaları aldırana kadar ölmeyeceğiz. Sonunda mutlu ayrılacağız buralardan."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.