İçi Su Dolu Delikli Torba

İçi Su Dolu Delikli Torba

İçi su bir koca bir torba düşünün. Bu torbanın her tarafının delik olduğunu düşünün. Her gün uyandığımızda yeni bir delik açılıyor. Sular fışkırdıkça fışkırıyor. Torba patlıyor.

İçi su bir koca bir torba düşünün.

Bu torbanın her tarafının delik olduğunu düşünün.

Her gün uyandığımızda yeni bir delik açılıyor.

Sular fışkırdıkça fışkırıyor.

Torba patlıyor.

Artık saklayamıyorsunuz demek.

Artık bıçak kemiğe dayandı demek.

Sırlar bir bir etrafa saçılıyor demek.

Neden, neden bu kadar kötülüğü reva gördünüz?

Aşı nerede, niye gelmedi diye soruyoruz; “Olabileceğini söyleyebilme noktasında olmak” cümlesiyle yanıt alıyoruz.

İkinci randevular hani ertelenmeyecekti diyorum;

Bir bakıyorum, ikincisi 17 Mayıs-30 Mayıs arasında yapılması gereken aşı randevum 7 Haziran- 30 Haziran’a ertelenmiş.

Habersizce.

Birinizin söylediğini bir diğeriniz yalanlıyor, yani birbirinize muhalif duruma düşüyorsunuz.

Neden?

150 ayrı tarih, 150 ayrı doz açıklamasıyla salgını yönetemediğiniz gibi, abuk sabuk genelgelerle ülkeyi yönetmeye kalkıyorsunuz.

Neden?

Konya’da bir bakıyoruz 85 bin ağaç buhar olmuş.

İkizdere’de katliam yapıyorsunuz.

Neden bu düşmanlık?

Neden kutuplaşma?

Ama biliyor musunuz?

“İyi şeyler” oluyor.

Çünkü sırlar birbiri ardına delikli torbadan fışkırıyor.

Bir bakıyorsunuz, “dünya nimetlerini kendine reva görüp” boğazda iftar açmak için gemicik kiralayanlar aç, işsiz perişan bırakılan halka sabırlar diliyor.

Karadeniz’de “nasıl yüründüğünü” anlatan kişinin doğru söylediğini teyit ediyorsunuz. Ama ellerini indirmesi gerektiğini ekliyorsunuz.

Çıkıp “Turistin görebileceği herkesi Mayıs sonuna kadar aşılayacağız'' diyorsunuz.

128 milyar dolarla ilgili sorular üzerine ucube bir video yayımlıyor, gülünç oluyorsunuz. Ve sonra videoyu siliyorsunuz.

Paranız olmadığı için ve derin yalnızlık yüzünden zamanında aşı alamıyor, temin edemiyorsunuz.

Halktan koptunuz, gerçekleri göremiyor, bırakın uzun dönemli planlamayı günlük bile olmayan saat başı değişen kararlar alarak ülke yönetilir sanıyorsunuz.

Başınızı kuma gömüyorsunuz.

Neden?

Koskoca profesöre terörist diyorsunuz.

Neden?

Yahu siz ne yapıyorsunuz?

Neden yapıyorsunuz?

Neden?

Halkı kutuplaştırınca ne geçiyor elinize?

Biz, siz ve ötekiler.

Başka yerde yaşayabilir miyiz sanıyorsunuz?

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.