Kıskananlar Çatlasın...

Kıskananlar Çatlasın...

Yeni bir yıla yeni yaşam kurallarıyla girdik. Her şey, her şeyimiz değişti. Küresel olarak yaşamlarımız savaş olmadan tehdit altında. Ve bu durum, tüm çabalara, kısıtlamalara, uyarılara, bulunan aşılara, yapılan tedavilere, bütün fedakârlıklara rağmen bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.

Yeni bir yıla yeni yaşam kurallarıyla girdik. Her şey, her şeyimiz değişti. Küresel olarak yaşamlarımız savaş olmadan tehdit altında. Ve bu durum, tüm çabalara, kısıtlamalara, uyarılara, bulunan aşılara, yapılan tedavilere, bütün fedakârlıklara rağmen bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.

Bu küresel.

Ama bizim için yeni yılın anlamı başka.

En az 18 yıldır bir yeni yıl klasiği.

Zam yağmuru.

Bakın o değişmedi.

Yeni yıl sabahı.

Kısıtlama sona erer ermez, hepimiz çarşıya gittik.

Bir de ne görelim?

Alelacele değiştirilmiş fiyat etiketleriyle ürünler, biz, maaşları erimiş vatandaşı beklemekte…

Hayır 1 hafta bile değil. 4 kısıtlama gününde ne oldu?

4 gün önce ne aldıysak zam yemiş.

Ama 1 lira ama 5 ama on. Fiyatı aynı kalan ürün neredeyse yok.

Bir başka alıştığımız 18 yıllık klasik nedir?

Elbette öncelikle cezalara, sonra gaza ve hemen akabinde elektriğe ZAM.

O halde bizi fevkalade kıskandığını bildiğimiz Almanya’ya bir göz atalım.

İnternette Almanya’da zam yazdığınızda şu çıkıyor ilk başta:

“Almanya’da emeklilik maaşlarına zam”

Zam.

Adı var.

Adı zam.

Ama emekliye, yani emekli maaşlarına ZAM.

Mesela elektriğe değil.

Mesela gaza değil.

Mesela gıda ürünlerine değil.

Neye zam?

Emekli maaşına.

Hey gidi Almanya.

Bizi kıskananlar bence çatlasın.

Onlar ürünlere değil maaşlara, gelirlere…

ZAM yaparken

Biz…

Neyse

Bence kıskananlar.

Çatlasın.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.