Onları da Sevdiler

Onları da Sevdiler

​​​​​​​Kimisi ülkesini demir yumrukla yönetti, kimi binlerce muhalifini öldürttü, kimi faşist rejimlerin önünü açtı, kimisi ise askeri cunta ile ülkesini terk etmek zorunda kaldı.

Libya

20 Ekim 2011’de muhalifler tarafından darp ve linç edilerek öldürülen, 41 yıllık lider Kaddafi’yi mesela.

Onu sevdiler. Peşinden gittiler. Sevenleri vardı.

Sevmişlerdi.

Irak

30 Aralık 2006 tarihinde asılarak idam edilen Saddam Hüseyin, 1979’da iktidara gelmişti.

Onca yıl, onu da sevmişlerdi.

Peşinden gittiler.

Ama asıldı. Yıllarca işbirliği yaptığı ABD tarafından.

Onu sevdiler. Sevenleri vardı.

Sevmişlerdi.

Romanya

Romanya onu ve eşi Elena’yı sevmişti.

Çavuşesku, 24 yıl devlet başkanlığı yapmıştı.

Çavuşesku ve Elena 2 saat süren yargılanmanın sonucunda 25 Aralık 1989 yılında kurşuna dizilerek öldürüldü.

Onu ve eşini çok sevdiler. Sevenleri vardı.

Sevmişlerdi.

İtalya

İtalyan Ulusal Faşist Parti’nin lideri Benito Mussolini, II. Dünya Savaşı’nda Almanya ile beraber güçlerini birleştirme düşüncesiyle hareket etmiş fakat bu durum İtalya’nın Alman sömürgesi olmasından daha ileriye gidememişti. Aynı zamanda yapmış olduğu faşist katliamlarla tarihte bilinen Mussolini, savaşın son günlerinde İsviçre’ye kaçmaya çalışırken İtalyan partizanlar tarafından yakalanmış ve 28 Nisan 1945’te vurularak öldürülmüştü.

Onu sevdiler. Peşinden gittiler. Sevenleri vardı.

Sevmişlerdi.

Almanya

1921'den 1945'e kadar Nazi Partisinin lideri, 1933'ten 1945'e kadar Almanya Şansölyesi ve 1934'ten 1945'e kadar Nazi Almanyası'nın Führer'i ('Lider') olan Avusturyalı-Alman bir politikacı, sebep olduğu rezaletlerin nihayetinde 30 Nisan 1945'te Berlin'deki yer altı sığınağı Führerbunker'de kendini vurarak intihar etti? Peşinden gittiler, sevdiler.

Sevenleri vardı.

Sevmişlerdi.

Fransa

1775 - 1792 yılları arasında Fransa’nın kralı 16. Louis. Fransız Devriminin "günah keçisi" ilan edilmişti. Dış düşmanlarla anlaşma yaptığı gerekçesiyle "vatan hainliği" ile suçlanmış, 21 Ocak 1793’te kendisi ve 16 Ekim 1793’te de eşi olan Kraliçe Marie Antoinette idam edilmişti.

İkisinin de sevenleri vardı.

Sevmişlerdi.

Çarlık Rusyası

Rusya İmparatorluğu'nun son çarı ve Romanov Hanedanında hüküm süren son üyesi II. Nikolay 1917'deki Şubat Devrimi'nden sonra tahttan indirilmiş, Ekim Devriminden sonra 17 Temmuz 1918 gecesi karısı Alexsandra ve çocuklarıyla beraber öldürülmüştü.

Hepsini sevdiler, sevmişlerdi.

Güney Kore

Cumhurbaşkanı Roh Moo-hyun, aile üyelerinin milyonlarca dolarlık rüşvet aldığı iddialarıyla ilgili ifade verdikten bir ay sonra intihar etmişti.

Elbette onu da sevmişlerdi. Sevenleri vardı.

Filipinler

20 yıllık lider Ferdinand Marcos, ülkesinin zenginliklerini çalmakla suçlandı.

Soyduğu ülkesini bir de demir yumrukla yöneten Marcos’un, binlerce siyasi muhalifini öldürttüğü iddia edildi.

Büyük bir halk devrimi ile devrildi. Onu da sevmişlerdi.

Macaristan

İmre Nagi, Macaristan’da iki kere Başbakanlık yapmıştı. İkinci Başbakanlığı, 1956’da, Sovyetler Birliği’nin desteklemediği başarısız Macaristan ayaklanmasının ardından Sovyet işgali ile son bulmuştu.

Bir zamanlar sevenleri olan Nagi, “vatanına” ihanet etmekle suçlanmış ve idam edilmişti.

Pakistan

1971-1977 yıllarında Devlet Başkanlığı ve Başbakan olarak görev yapan Zülfikar Ali Butto, General Ziya Ül Hak tarafından devrilip idam edilmişti.

Onun da sevenleri vardı.

Sevmişlerdi.

Benazir Butto… İslam dünyasının ilk kadın başbakanı.

Zülfikar Ali Butto’nun kızı Benazir Butto, siyasi hayatını yolsuzluk suçlamalarıyla geçirdi. Bir indi, bir çıktı. Sürgüne gitti, saldırıda yaralandı, kurtuldu. En son intihar bombacısı tarafından vuruldu.

Onu da sevmişlerdi. Sevenleri vardı, peşinden gidenler vardı.

Pakistanlı siyasetçi Navaz Şerif’in siyasi hayatı da, yolsuzluk suçlamalarıyla doldu. Başbakanlık yaptı, devrildi, idama mahkûm edildi. Sürgüne razı oldu. Yine anlamadı, geri döndü, sonunda hapse mahkûm edildi.

Elbette onu da sevmişlerdi, sevenleri vardı.

Gürcistan

Eduard Şevardnadze'yi devirdiğine sevinen Gürcü muhalifler

Mikhail Saakaşvili’yi iktidara taşıdı. Taşıdı da ne oldu? Boğazına kadar yolsuzluğa batan Saakaşvili kaçtı. Yıllar sonra geri döndü. Tutuklandı.

Onu da sevmişlerdi.

Tunus

Devrik lider Zeynel Abidin Ben Ali, Muhammed Bouazizi’nin kendini ateşe vermesiyle başlayan protestoların bütün Tunus’a yayılması sonucu ülkesinden kaçtı.

23 yıl hüküm sürmüş, yemiş, yedirmişti.

Kimi akrabaları tutuklandı. Sürgünde öldü.

Elbette onu da sevmişlerdi, sevenleri vardı.

Yemen

33 yıldır süren baskıcı bir yönetimle idare edilen Yemen de "Arap Baharı"ndan kurtulamamış, Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih, demokratik reform ve insan hakları ihlallerinin son bulması talebiyle aylar süren protestolara direnemeyerek, yetkilerini devretmek zorunda kalmıştı.

Yargı dokunulmazlığı sağlayan bir yasa sayesinde yargılanmaktan ve suikast girişiminden kurtulmuştu.

Sonunda yaralanmış, önce Suudi Arabistan'a, sonra ABD'ye gitmişti.

Sevenleri vardı kuşkusuz.

Mısır

Halkların daha iyi ekonomik koşullar, demokrasi ve özgürlük talepleriyle sokaklara dökülmesiyle tüm bölgeye yayılan Arap Baharı,  eski lideri Hüsnü Mübarek’i de vurdu.

30 yıllık iktidarının sonunda o da devrildi.

Elbette birçok seveni olan Mübarek, ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı.

Yolsuzluk yapanın, yaptıranın sonu dünyanın birçok coğrafyasında liderleri görevden aldı, ülkelerinden kaçırdı…

Tayland’da, Başbakan Somchai Wongsawat'ı, Kırgızistan'da Kurmanbek Bakiyev’i, Bolivya'da Evo Morales'i, İran’da son “Şah” Muhammed Rıza Pehlevi, 37 yıl Zimbabve'yi yöneten Robert Mugabe, Suriye’de Nazım el-Kudsi ve daha niceleri…

Kimisi ülkesini demir yumrukla yönetti, kimi binlerce muhalifini öldürttü, kimi faşist rejimlerin önünü açtı, kimisi ise askeri cunta ile ülkesini terk etmek zorunda kaldı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.