Özlem Zengin'den Melih Bulu İtirafı

Özlem Zengin'den Melih Bulu İtirafı

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Haber Global'de Buket Aydın'ın konuğu oldu. Zengin "Melih Bulu Beyi çok iyi tanıyan bir insanım bizim arkadaşımız, dostumuz. AK Parti'de beraber görev yaptık. 6 yıldan fazla aynı masa etrafında oturduk, çalıştık" dedi.

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Haber Global'de Buket Aydın'ın sorularını yanıtladı. 

''Melih Bulu, bizim dostumuz''

Melih Bulu'nun Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanamasına yönelik tartışmaların sorulduğu Zengin, ''Melih Bulu Beyi çok iyi tanıyan bir insanım bizim arkadaşımız, dostumuz. AK Parti'de beraber görev yaptık. 6 yıldan fazla aynı masa etrafında oturduk, çalıştık. Uzun zamandır böyle bir haksızlık görmedim" ifadelerini kullandı.

Zengin ayrıca, Bulu'nun 'dışarıdan atandığı' şeklindeki ifadelere itiraz ettiğini belirterek, "Öyle bir tanım yok. Şu anda hukuk mevzuatımıza baktığımız zaman, Melih Bey, herkes nasıl başvuruyorsa mevzuata uygun olarak başvurmuştur" sözlerini sarf etti. 

Zengin'in açıklamalarından satır başları şöyle: 

-(Çıplak arama yapmak insan hakları ihlali değil midir?) Anayasa mahkemesine başvurular var. Bu uygulamanın var olması İnsan Hakları İhlali konusu olduğu anlamına gelmez. Türkiye'de bu tür arama hiç yoktur demiyorum. Madem böyle bir mesele var bir zahmet bunun şikayetini de yapın. Bu kadınların tamamı şikayetçi olmasını beklerdim, ama şikayetçi değiller. Bu konuda haksızlığa uğradığımı düşünüyorum.

''Feminizm anlam kayması yaşıyor''

-(Kadın cinayetleri vurgusu yapmak kadını erkeğe düşman etmek midir?) Kadın cinayetini konuşmak başka bir şey dengeyi konuşmak başka bir şey. Kadın meselesinin sürekli marazlı ve olumsuz bir şekilde konuşmanın faydası olmayacağını düşünüyorum. Kadınlarla ilgili iyi şeyleri de konuşalım. 'Hiçbir şey yapılmıyor' ifadesi beni sinirlendiriyor. İçişleri Bakanlığımız özel bürolar kurdu. Her yıl adım adım yapılan bir şey varken hiçbir şeyin yapılmamış olarak görülmesini kadınlara yönelik haksızlık olarak görüyorum. Hangi partiden gelindiğini bir kenara bırakıp ortak noktada buluşmak gerekiyor.

- (Kadın-erkek eşit mi?) Farklıyız ama eşitiz. Bunu ben değil Allah da böyle söylüyor. Kadın ve erkeğin farklı olması eşit olmadığı anlamına gelmiyor. Günümüzde feminizm kelimesi anlam kaybını yaşıyor. Bana göre uzak bir kavram.

''İstanbul Sözleşmesi tartışmasının kadın meselesine zarar verdiğini düşünüyorum''

- (Yakın ilişkide olduğunuz genç bir kadın başını açmak istese, tepkiniz ne olurdu?) Ailem benim hakim olmamı istiyordu, genç bir kızın başını örtmesini istemesini doğru bulmuyordu. Annem hala başörtülü değil. Anne-kız bir yere gittiğimizde anneme hep kızın kapalı falan diye söylemler olurdu. Annem bu konuda dimdik durdu. Hayatın içinde bunlar var. Yakın arkadaşlarımdan da başını açanlar oldu. Hiçbir engel olmayıp başını açmak isteyen arkadaşlarım da oldu. Muhafazakar camiamızda başı açık olan kadınlar daha avantajlı duruma geldi.

- (İstanbul Sözleşmesi) İstanbul Sözleşmesi var ya da yok iken hukuk mevzuatı ortadan kalkmıyor. Bu tartışmaların kadın meselesine zarar verdiğini düşünüyorum.

- (Kendi camianızda KADEM ile ilgili eleştiri aldığınızda ne hissediyorsunuz?) KADEM'in isim annesiyim ve bu isim son derece önemlidir. Kadın ve Demokrasiyi anlatıyor. Kadın dernekleri genel anlamında yardım olarak kurulurdu. Ben bunu aşmaya çalıştım. Haksız bir eleştiri yapılıyor. Muhafazakar camiada itiraz etmek isteyenler kadın meselesini konu alıyor. İtirazlar hangi konuda ise buna buradan itiraz etsinler. KADEM'e haksızlık yapmasınlar.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.