Prof. Dr. Ersan Şen: Hukukta Korkutucu Gidiyoruz

Ceza hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, Sözcü TV Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş'ın İBB Başkanı İmamoğlu hakkında başlatılan incelemeyle ilgili sorularını yanıtladı.

Ceza hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, Youtube yayınında Sözcü TV Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında geçen yıl Fatih Sultan Mehmet Türbesi’nde düzenlenen anma töreninde yürürken ellerini arkasından bağlaması nedeniyle ‘türbeye saygısızlık' incelemesi başlatılmasıyla ilgili sorularını yanıtladı.

HUKUK SİSTEMİNDE ‘TÜRBEYE SAYGISIZLIK SUÇU” DİYE BİR SUÇ VAR MI?

İmamoğlu hakkında açılan incelemenin kamuoyuna yansıma şeklinin ilginç olduğunu ifade eden Şen, şunları söyledi;

*Bildiğiniz üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘konunun şu anda bizimle bir ilgisi yok' açıklaması yaptı. Anladığımız kadarıyla CİMER üzerinden bir şikayet olduğu söyleniyor.

*‘Bununla ilgili İçişleri Bakanlığı'nın bir tasarrufu olacak, o tasarrufa göre biz haraket edebileceğiz' dedi. Basının ortaya koyduğu hadiselere baktığımızda en önemlisi bunlardan birisi türbeye saygısızlık. Bahsettiğiniz o fiilin suç olarak düzenlendiği suçta ve cezada kanunilik prensibi ışığında, benim bilgim dahilinde yok.

*Yani bugün ölünün hatırasına hakaret bir suç var ama bu suçun nasıl işleneceği konusunda kanuni düzenlemeye baktığınızda ölünün kemiklerinin çıkarılması gibi biçimde gerçekleştirilebilir. Şaşırtıcı. Zaytung, ‘bu konunun bizimle ilgisi yok' diye açıklama yaptı.

“İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NI BU MESELE İLGİLENDİRMEZ”

*Biz şunu bekliyoruz, İçişleri Bakanlığı bu garipliği ortadan kaldırır. Yok eğer iş başsavcılığa intikal ederse bir soruşturma çerçevesinde bunun olma şekli bakımından 4483 sayılı kanunun 3. maddesi uyarınca İçişleri Bakanı'nın Sayın İmamoğlu ile ilgili bir soruşturma izni vermesi gerekiyor.

*O soruşturma izni verilmeden bu tip hadiselerde ki soruşturma iznine ihtiyaç var mı diye de düşündüm, görevinden kaynaklı olan bir fiil de değildi. Yani vatandaş kimliği ile gitmiş olabilir oraya. Bir protokol sırasında olan bir hadise değildi. Dolayısıyla İçişleri Bakanlığını ilgilendiren bir konu gibi de görmüyorum.

*Bence eğer bu CİMER üzerinden adli makama yansımışsa, asli makamın soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekiyor.

*Eğer İçişleri Bakanlığı, yok ben bunu inceleyeceğim, ifadesini de alacağım derse ki bence göreviyle de ilgili değil. İçişleri Bakanlığını bu mesele ilgilendirmez diye düşünüyorum. Yani sadece bu İmamoğlu'na yarar başka bir şey olmaz.

“KANUNİLİK İLKESİ ÇERÇEVESİNDE KARŞILIĞI YOK”

Özellikle küresel salgın döneminde hukukta korkutucu bir noktaya doğru gittiğimizi savunan Şen şunları söyledi:

*CİMER'den bir şikayet var İçişleri Bakanlığı'na intikal etmiş. İçişleri Bakanlığı da inceleme başlatmış. İnceleme de başlatılmaması gerekiyordu. İmamoğlu ile ilgili olan tipik bir ceza soruşturması ama kanunilik ilkesi çerçevesinde karşılığı yok. Yani suç olmayan olmayan bir fiilden dolayı inceleme başlatıyorsun, soruşturma açıyorsun.

*Açarsın ama bundan dolayı da birisi kalkıp kıyas yaparsa, yorum yapıp da kıyasa varır da benzerini türetirse, ‘ellerin arkada yürüdün hakaret ettin’ derse der.

*Karşılığı olmaz ama böyle bir aşamaya gelip bundan bir kovuşturma, soruşturma yarın bir ceza çıkarmaya kalkarlarsa orada zaten hukukun evrensel ilke ve esaslarını da yürürlükte olan kanunları da alıp bir yere koyarsın. Özellikle pandemi sürecinde hukukta korkutucu gidiyoruz, genelgelerle birlikte ama ben Sayın İmamoğlu'nun meselesini en azından anlamsız buluyorum.

“AK PARTİ'DEN BİR BELEDİYE BAŞKANI OLSAYDI”

*Yazdığı yazıdan, attığı tiwitten dolayı çağırılan insanlar görüyoruz, aslında onların bir çoğu eleştiri ama çağırılıyor. Hatta ona ait olmadığı belli olan bir sahte hesaptan tiwit atıyor, bunu da biliyor, savcılık yine de çağırıyor. Bunları biz baskı olarak görüyoruz. Hukuk güvenliği hakkını zedeleyen işler yapmamak lazım.

*Özelliklere muhalfilere yapmamak lazım çünkü siz hukuk güvenliği hakkında o konforu herkese eşit sağlamak zorundasınız. Onun muhalif olup olmadığı önemli değil çünkü kanun karşısında herkes eşit. Bu fiilin kanunda bir karşılığı yok. Bu bir suç değil. Elleri arkada bulunmak bir saygısızlık da değildir.

*Bunlardan dolayı insanları suçlamak, etmek, niyet okuyuculuğu yapmak… Orada olan diyelim ki AK Parti'den bir belediye başkanı olsaydı belki kızarlardı, kınarlardı ama böyle bir inceleme başlatmak olmazdı.

“HUKUKTA KORKUTUCU GİDİYORUZ”

Türkiye'de İnsan Hakları Eylem Planı'nın hayata geçirilmesi aşamasındayken yaşanan hadiselerin iyi örnekler olmadığını söyleyen Şen, şu ifadeleri kullandı;

*İnsan Hakları Eylem Planı'nın hayata geçirilmesi aşamasındayız. Gerçekten de başlattı şu anda Adalet Bakanlığı. Ama bir taraftan bunu yaşarken diğer taraftan olan hadiselere bakıyoruz, kanunları uygulamasına bakıyoruz, tatbikata bakıyoruz iyi sonuçlar ve örnekler görmüyoruz.

*Bunları görmediğimiz bir yerde özellikle pandemi sürecinde yaşanan bazı genelgeler sonrasında bazı uygulamaları gördüğümüzde, siyasi içerikli dosyalardaki uygulamaları gördüğümüzde uygulanmayan Anayasa Mahkemesi kararlarını gördüğümüzde ister istemez biz ne bekliyorduk?

*Özellikle 15 Temmuz'dan sonra bizim geçmiş dönemlerimizden derslerimizi alıp derslerimizi çıkarıp. Açıkçası hukukileşmede, hukuk güvenliği hakkının korunmasında çok daha iyi yerlere gitmemiz gerektiğini düşünürken söyleniyor bu sözler ama gidişata baktığımızda o başarıyı elde edemediğimizi görüyoruz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.