"Torpili Değil de Hak Edene Hakkını Teslim Eden Bir Siyasi Anlayışa İhtiyacımız Var"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Burdur’un Bucak ilçesinde partilerinin üye törenine katıldı. Tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. “İktidar, iktidar” sloganının atıldığı törende 500 kişi CHP’ye üye oldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Burdur’da, partisinin üye katılım töreninde konuştu. Törende, kaynak işçisi Ercan Akkoyun, “Çay şeker içiyorduk, o da lükse kaçtı. Bizi kurtarırsan sen kurtarırsın başkanım, Kemal Baba” dedi. Kılıçdaroğlu ise “Kaynakçı kardeşim; ‘ayakkabı alamaz noktaya geldik’ diyor. ‘Çay içmek, şeker atmak bile lüks hale geldi’ diyorsa; oturup hepimizin konuşması lazım. Bunu kim siyaset kurumu düzeltecek. O zaman halktan, emekten, alın terinden yana olan, torpili değil de hak edene hakkını teslim eden bir siyasi anlayışa ihtiyacımız var. Eğer biz bunu yapabilirsek, memleketimizi bataktan kurtaracağız” diye konuştu.

CHP’ye üye olan 22 yaşında ve gelecek seçimlerde ilk kez oy kullanacak Gizem Ergin, şunları söyledi:

“Ben bu ülkede nüfusun fazla olmasıyla övünenlerin, bir o kadar da gençliği hiçe sayarak politika yaptığını düşünüyorum. Özgürce konuşabilecek miyim, fırsat eşitliğine dayalı bir gelecek kurabilecek miyim, kaygısı taşımam da bu fikrimi güçlendiriyor. Bizi isyan ettirecek kadar zorlayan bu düzende bir umuda ihtiyacımız vardı. Sayın Genel Başkanım, gençlerin ‘demokrat amcası’ olarak, bize bırakacağınız mirasın kutsallığını bilerek size inanıyor ve güveniyorum. Bu yüzden CHP’ye üye oldum. Güzel günler bizimle olsun.”

“DİPLOMALI İŞSİZLER ORDUSU HER GÜN ARTMASIN”

CHP’ye yeni üye olan bir Burak Pekşen, şöyle konuştu:

“Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partide yer almaktan dolayı gurur duyuyorum. Milletin sesine kulak veren, 7’den 77’ye herkesin derdini dert edinen ve özellikle biz gençlerin her zaman yanında olduğunu belirten Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. CHP’nin bir neferi olmaya gönül verdim. Üniversite okumanın bile bir fayda olmadığı ülkemizde, biz gençlerin gelecek kaygısına son vereceğini düşündüğüm genel başkanımızın her zaman yanında olacağımıza ve ülkemiz için son nefesimize kadar çalışacağımıza söz verdim. Biz gençler olarak ülkemizde torpil düzeni son bulsun, yeni nesle söz verilsin, yeni nesle fırsat veren, yol gösteren büyüklerimiz olsun, düzgün bir eğitim sistemi olsun, diplomalı işsizler ordusu her geçen gün artmasın, mezun olduktan sonra hayata 1-0 yenik başlamayalım, çiftçilik bile yapmak isterken önümüz açılsın, sürekli üretelim, üretirken önümüz açılsın. İnanıyorum ki gençlere sahip çıkacak tek kişi varsa, o da gençlerin ‘demokrat amcası’, genel başkanımız, sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur.”

“BİZİ KURTARIRSAN SEN KURTARIRSIN KEMAL BABA”

Bucak sanayisinde kaynak işçisi olarak çalışan Ercan Akkoyun ise “Sanayide kaynakçıyım. Kendi halimde iyi kötü bir iş yerim var. Kaynak yaparken, iyi kötü ayağımıza bir ayakkabı alıyorduk, alamaz olduk. Neden, sırf bu AK Parti yüzünden. Çay şeker içiyorduk, o da lükse kaçtı. Onu da içemiyoruz. Bir motor vardı, ona da benzin alamıyoruz. 8 liraydı, 23 lira oldu. Bizi kurtarırsan sen kurtaracaksın başkanım, Kemal Baba. Ben senin için buradayım, Kemal Baba” diye konuştu. Kaynak işçisi Ercan ile Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından selamlaştı ve el sıkıştı.

Kılıçdaroğlu ise Bucak’a daha önce de geldiğini ancak “ilk kez bu kadar heyecanlı bir toplulukla karşı karşıya olduğunu” söyleyerek, şunları belirtti:

“Gençler heyecanlı biliyorum. Onların heyecanını bir dava uğruna büyütmemiz gerek. O dava hepimizin davasıdır. O dava, alın terine değer verme davasıdır. O dava beraber yaşayalım, birlikte yaşayalım, kucaklaşalım davasıdır. O dava ‘sen, ben’ ayrımı yapmama davasıdır. O dava ister doğuda, ister batıda, ister güneyde, ister kuzeyde yaşayalım; beraber yaşayalım davasıdır. O dava ayrışma değil, kucaklaşma davasıdır. O da birbirimize farklı gözlerle bakmak değil; helalleşmek, bir araya gelmek, oturmak, konuşmak, sohbet etmek davasıdır. O dava hiçbir evde, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir davadır. O dava herkesin işinin aşının olduğu bir davadır. Bu dava dolayısıyla buradayım. Gençler katılıyor, emeğiyle geçinmeye çalışanlar; partiye katılıyor. Dolayısıyla bu davanın da bir neferi olarak ben karşınızdayım.

“SİZLER GİBİ YETİŞEN BİR İNSANIM”

Bucak’tan, arzu ettiğimiz oyu alamadık, bugüne kadar, ben biliyorum zaten. Ama bunun sorumlusu Bucaklı kardeşlerim değil. Sorumlusu biziz. Eğer bir yerde hata varsa, hata Bucak’ta, hata değil bizde. Biz gelmedik. Sofranıza oturmadık, çayınızı kahvenizi içmedik. Derdinizi dinlemedik. Ankara’da oturduk, güzel laflar ettik. ‘Niye bize oy vermiyorsunuz’, diye gezdik, oturduk bir de kızdık. Ben böyle bir insan değilim. Sizler gibi yetişen bir insanım.

“EZENLERİN, HER ZAMAN KARŞISINDA OLDUM”

Yedi kardeşiz, üniversiteyi bitiren sadece benim. Devlette önemli görevlerde bulundum. Her aşamada, her yerde onurumla gezdim. Siyasete girdiğim gün, mal varlığımı internet siteme koydum. ‘Benim mal varlığım budur.’ Rüşvet yiyenlerin, ezenlerin her zaman karşısında oldum ve onlarla mücadele ettim. Benim 27 buçuk yıllık bürokratik hayatımı sorguladılar, ‘acaba bir şey bulabilir miyiz’ diye. Boğazından aşağıya haram lokma inmiyorsa bir kişinin, vermeyeceği hesabı yoktur.

“MEMLEKETİ BATAKTAN KURTARACAĞIZ”

Tek tek sorduğumuz zaman, her birimizin dünya kadar derdi, sorunu vardır. Son konuşan kardeşim, kaynakçı kardeşim; ‘ayakkabı alamaz noktaya geldik’ diyor. ‘Çay içmek, şeker atmak bile lüks hale geldi’ diyorsa; oturup hepimizin konuşması lazım. Bunu kim düzeltecek? Siyaset kurumu düzeltecek. O zaman halktan, emekten, alın terinden yana olan, torpili değil de hak edene hakkını teslim eden bir siyasi anlayışa ihtiyacımız var. Eğer biz bunu yapabilirsek, memleketimizi bataktan kurtaracağız.

2 bin 200 liradan buğday alıp dışarıdaki buğdayı 6 bin 400 liradan alıyorsanız, sorunumuz var demektir. Eğer süt üreticisi geçinemiyorsa, eğer bakkal geçinemiyorsa, sanayici önünü göremiyorsa; kamyon ve otobüs şoförü yükselen mazot fiyatlarından dolayı, ‘ne yapacağım, yeter artık insanlar artık otobüse binemez noktaya geldi’ diyorsa; hepimizin oturup düşünmesi lazım. Biz bu sorunu, Allah’ın izni ve sizlerin desteği ile çözeceğiz. Bundan bütün arkadaşlarımın emin olmasını isterim.

“KADINLAR GÜÇLÜ OLDUĞU ZAMAN TÜRKİYE GÜÇLÜ OLUR”

Her evde huzurun, her evde bereketin olmasını isterim. Kadınların daha güçlü olmasını isterim. Kadınlar çalışıyorlar, emek harcıyorlar. En çok çalışan kadınlar ve en çok mağdur edilenler de kadınlar. O nedenle Allah’ın izniyle, Aile Destekleri Sigortası’nı getireceğiz. Kadınlar ne kadar güçlü olursa toplum o kadar güçlü olur, aslında. Sevgiyi, dilimizi anneden öğreniyoruz. Şarkıları, türküleri anneden öğreniyoruz. O zaman kadının güçlü olması lazım. Kadın güçlü olduğu zaman Türkiye güçlü olur. O nedenle Meclis’e kanun teklifi sundum, dedim ki; ‘Parlamentonun yarısı erkek, yarısı kadın olsun. Kadın erkek eşitliği diyorsak en azından kadınların Meclis’te daha güçlü temsil edilmesi lazım.’ Reddettiler. Allah nasip eder, iktidar olduğumuzda bu konunu da getireceğiz Meclis’e. Kadınların daha güçlü bir şekilde parlamentoda Türkiye’yi temsil etmelerinin önünü açacağız. Erkekler kızar mı bilmiyorum?

Gençlerin derdi var biliyorum. Hiç meraklanmayın. Bu ülkenin bugünü de sizsiniz, geçmişi de sizdiniz, geleceği de siz olacaksınız. Türkiye’nin geçmişinde de büyük mücadeleler verdiniz, geleceğinde de büyük mücadeleler vereceksiniz. Bu ülkeyi büyütecek olan sizin azminiz, sizin kararlılığınız. Ben de bu azmin ve kararlılığın yanında olacağım. Önünüzdeki bütün engelleri kaldırmak, benim boynumun borcu olacak.

Partimize yeni katılan arkadaşlarımız var. Gelin, katılın partiye. Güç verin partiye. Beraber, birlikte olmak zorundayız. Hedefimiz bu memlekette sorunları çözmek, beraber kardeşçe yaşamak, alın terine değer vermek, bu ülkede yoksulluğu ve yolsuzluğu tamamen bitirmek.

Gençler torpilden söz ettiler, göreceksiniz torpili tamamen kaldıracağım. Kimin ne hakkı varsa hakkını teslim edeceğim. Ben hakkı teslim etmezsem, adaletten yana olmazsam niye siyaset yapıyorum. Siyaset yapmanın temel hedefi hakkı, hukuku ve adaleti sağlamaktır. Kesinlikle bunu yerine getireceğim.”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından CHP'ye yeni üye olan yurttaşların rozetini taktı ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.