Ve 1, 2, 3, 4 Çocuk…

Ve 1, 2, 3, 4 Çocuk…

İnsanların yuva kurması, geçmişimizde olduğu gibi birçok çocuk sahibi olması, kocaman bir aileye kavuşması kadar güzel bir şey olabilir mi? Ancak o dünyaya gelen çocuklara iyi bir hayat sunmak kolay mıdır?

İnsanların yuva kurması, geçmişimizde olduğu gibi birçok çocuk sahibi olması, kocaman bir aileye kavuşması kadar güzel bir şey olabilir mi?

Ancak o dünyaya gelen çocuklara iyi bir hayat sunmak kolay mıdır?

Söylemesi kolay.

Herkes yuva kursun kurmasına, bir sürü çocuk doğursun doğurmasına. Peki ya sonra, sonra kim bakacak o bebelere?

Ne yedirecek, ne içirecek?

Hastalanırlarsa hangi hastanelere götürecek?

Adı şehir olmakla birlikte şehir merkezinden kilometrelerce uzaktaki hastanelere mi?

Hangi okullara gönderecek, haydi yedirdi, içirdi, dişinden tırnağından arttırdığıyla okuttu, taksilere atıp o hastanelere de yetiştirdi de ne oldu, ne oluyor ve ne olacak?

Köylü köyünü terk etti göçtü kentlere, başta da “taşı toprağı altın” zannedilen İstanbul’a.

Etti de ne oldu?

Göçenler altınlara mı boğuldu?

Çocuklarını doğru dürüst yedirebildiler mi?

Çocuklarını doğru dürüst tedavi ettirebildiler mi?

Çocuklarına doğru dürüst bir eğitim sağlayabildiler mi?

Çocuklarına iyi bir gelecek sağlayabildiler mi?

Ne oldu?

Bunların hiçbiri çoğunluğa mal olmadı, olamadı. Keşke olsaydı, olabilseydi.

Her doğan en iyisine layıktır çünkü.

Her doğan eşittir çünkü.

Olmalıdır.

Üstelik hangi coğrafyada doğarsa doğsun, o ülkenin sınırları dahilinde en iyisine layıktır, eşittir çünkü. Değil mi?

Ama her doğan, sadece anne-babası istediği için dünyaya gelmelidir.

Tarlada çalıştırılmak için değil.

Küçücük elleriyle para kazanmak için çalıştırılmak için değil.

Sokaklarda dilendirilmek için değil.

Yaşıtlarının gittiği okul önlerinde simit satması için değil.

Başlık parası için değil.

Sevilmek için;

Sıcak bir ortamda büyümek için;

Anne-babası istediği için.

Allah verdi diye ya da birisi kendisine asker etsin diye değil.

En başta kendilerine, ailelerine olmak üzere, vatanına, milletine hayırlı birer insan olmaları için.

Yoksa olmuyor işte.

Gördük, görüyoruz artık ne olur görmeyelim.

Yapmayın, kıymayın pırıl pırıl evlatlara, yapmayın yeter artık.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.