CHP'ye Dert Yandılar: Borçluyuz Biz, Ölüyoruz, Anamız Dinimiz Ağlıyor

CHP Esnaf Masası, Kars’ın Arpaçay ilçesinde yurttaşlarla dertleşti. CHP’li milletvekillerine yaşadığı sorunları anlatan 71 yaşındaki emekli çiftçi, bankaya 200 bin lira borcu olduğunu dile getirerek, “Çocuklarımdan korkuyorum. Özümü inkar edeceğim, asacağım. Benim kefillerim var, onların yanında eriyorum. 71 yaşındayım, Kerbela’ya gittim. Borçluyum ben, ölüyorum, anam dinim ağlıyor” dedi.

CHP Esnaf Masası, Kars’ın Arpaçay ilçesinde yurttaşlarla dertleşti. CHP’li milletvekillerine yaşadığı sorunları anlatan 71 yaşındaki emekli çiftçi, bankaya 200 bin lira borcu olduğunu dile getirerek, “Çocuklarımdan korkuyorum. Özümü inkar edeceğim, asacağım. Benim kefillerim var, onların yanında eriyorum. 71 yaşındayım, Kerbela’ya gittim. Borçluyum ben, ölüyorum, anam dinim ağlıyor” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba başkanlığındaki CHP heyeti, Kars’ın Arpaçay ilçesinde yurttaşların sorunlarını dinledi. Heyette yer alan CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel ve CHP Ankara Milletvekili Nihat Yeşil’e sorunlarını anlatan 71 yaşındaki çiftçi, “Mandalinanın kilosu 5 lira olmuş. Çocuklarımız bırakıp gitmiş. 2 bin lira aylık aldım. Kime dağıtacağım ben bu parayı? Kime vereceğim? Kime dağıtacağım? Yedi nüfusum var, yedisini de İstanbul’a gönderdim ben. 100 dekar yerim var, neyle ekip biçeceğim. 11 lira mazot oldu. Bunu Allah kabul eder mi? 5-10 yerden aylık alıyorlar. Vatandaşa günah yazık değil mi” diye konuştu.

Üç tane ineği kaldığını dile getiren çiftçi, bankaya da borcu olduğunu dile getirerek, “Vere vere anam ağladı bankaya. Üç tane inek kaldı. O da süt, peynir, yağ için kaldı. Bunu Allah, peygamber kabul eder mi” dedi.

Çiftçi, 200 bin lira banka borcu olduğunu söyleyerek, “Çocuklarımdan korkuyorum. Özümü inkar edeceğim, asacağım. Benim kefillerim var, onların yanında eriyorum. 71 yaşındayım, Kerbela’ya gittim. Borçluyum ben, ölüyorum, anam dinim ağlıyor” diye konuştu.

Bir pastaneci ise her şeye zam geldiğini, unun çuvalının 420 liraya çıktığını belirtti. Müşterinin de alım gücü olmadığını söyleyen pastaneci, “Üç tane poğaça yiyorsa, iki tane, bir tane yiyor” dedi.

Çocuklara sattıkları küçük şekerlere bile 50 kuruş zam geldiğini dile getiren pastaneci, “Biz toptan bunu alıyorduk, 1 lira 25 kuruşa. Şimdi alıyoruz 1 lira 75 kuruşa. 50 kuruş zam koydu. Bir tane poğaça alacak, çocuk bunu istiyor. ‘Sonra gelince alırız’ diyor. Önceden geldiği zaman köylüler, arkadaşını, eşini, dostunu çağırıyordu, masa (eliyle kalabalık işareti yaparak) böyle oluyordu. Şimdi gizlice yiyip kaçıyor insanlar, çünkü cebinde para yok” diye konuştu.

“50-60 LİRA KAZANAMIYORUM BEN”

Kömür satan esnaf ise geçen yıl tonu bin 300 lira olan kömürün 4 bin liraya çıktığını, çuvalının 100 lira olduğunu söyleyerek, “Günlük 100 lira inanın kazanamıyorum. 50-60 lira kazanamıyorum ben. Müşteri de yok, gelen de yok. Halk korkusundan alışverişe de çıkmıyor” diye vurguladı. 1970 yılından bugüne sektörde olduğunu aktaran esnaf, “İnanın böyle bir şey görmedim” diye ekledi.

Üç bin nüfuslu Arpaçay’da defterde 100 bin liralık veresiye borcu yazılı olduğunu aktaran esnaf, “Alacaklarımızı alamıyoruz. Zor durumdayız. Bu halimize çare bulunmasını istiyoruz. Vergimizi ödeyemiyoruz” dedi. Esnaf, köylüyle karşı karşıya geldiklerini, hatta kirada evi olduğunu, onun bile kirasını alamadığını kaydederek, “Artık yüz yüze geldik. Dairemi kiraya verdim. 800 liraya kiraya vermişim vekilim, kiramı bile alamıyorum. 100 bin liranın üstünde alacağım var, alamıyorum” diye vurguladı.

Bir yurttaş ise 50 liraya aldığını sıvı yağın şimdi 90 liraya çıktığını belirterek, “Senede bir kere zam gelirdi, yılbaşından yılbaşına. Şimdi her gün geliyor. Böyle bir şey olur mu ya? Her günü de geçmiş, saatlik geliyor. Vallahi saatte git, aynı şeyi, git alamıyorsun” diye konuştu.

Berberde tıraş olan bir çiftçi de “Çiftçilik yapıyoruz. Acımızdan ölüyoruz. Ne malımız var ne paramız. İnanın acımızdan ölüyoruz. Küçükbaş yapıyoruz. Sattığımız hayvan, yem olsun, saman olsun karşılığını çıkarmıyor. Hamallık yapıyoruz. İnan başka bir şey değil” dedi.

“BİR SAATLİĞİNE BİLE BİR ŞEY VEREMİYORUZ”

Bir toptancı da artan fiyatlar nedeniyle yeni mal getiremediğini ve veresiye satış yapamadığını belirterek, “İnanın bir saatliğine bile bir şey veremiyoruz. Çünkü adama veriyorsun, 200 liraya. Veriyorsun, 10 dakika sonra bakıyorsun fiyat uçmuş. 2000 dönemini aştık, çok çok aştık” diye konuştu.

Toptancı, un almadan dükkanından giden insanlar olduğunu kaydederek, “2018’de açtım dükkanımı, 20 bin liraya malzeme getiriyordum, umurumda olmuyordu. ‘Ödeyemezsem iki tane hayvanımı satarım’ diyordum. Şu anda 100 bin lira ile geliyor bir TIR malzeme. 100 bin lira için 20 tane hayvanımı satmam lazım, ödeyememe durumunda” dedi.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.