Dervişoğlu "Siyasi İrade On İki Yıl Önceki Krizlerden Ders Çıkaramamıştır"

Dervişoğlu "Siyasi İrade On İki Yıl Önceki Krizlerden Ders Çıkaramamıştır"

İYİ Parti Grup Başkanı, İzmir Milletvekili D. Müsavat Dervişoğlu, hayvancılık sektörünün içinde bulunduğu sorunları doğru tespit etmek ve sektörün bu sorunlarının çözülmesi için gerekli politikaların belirlenmesi amacı ile Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis’e Araştırma Önergesi sundu.

Ülkede hayvancılığa dayalı üretimde son dönemde yaşanan olumsuz gelişmelerin gıda güvenliği ve gıdaya erişim konusunda endişeler yarattığını belirten Dervişoğlu, tarımsal üretimin milli bir mesele olarak görülmesi ve bir an önce ülkenin yeniden kendi kendine yeterli bir konuma getirilmesinin öncelikli hedeflerden biri olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.  

Dervişoğlu Meclis araştırması talebinin gerekçelerini, şöyle sıraladı: 

“Ülkemiz bir tarım ülkesi olarak bilinmekle beraber son yıllarda tarımsal üreticilerin sorunları gittikçe artmaktadır. Kısa süre öncesine kadar tarımsal üretimde kendi kendine yetebilen ülkeler arasında olmamıza rağmen son yıllardaki tarımsal politikaların yarattığı olumsuzluklar neticesinde neredeyse her üründe ithalat yapan ülke konumuna düşülmüştür.

Tarımsal üretimin özellikle hayvancılık alanında üreticiler girdi maliyetleri ile nihai ürün satış fiyatları arasında sıkışmış ve yavaş yavaş bu sektörden kaçışlar başlamıştır. Döviz kurundaki artışın da etkisi ile sektördeki girdi maliyetleri son iki yılda hızla yükselmiştir.  Kullanılan yem, elektrik, mazot gibi girdilerin fiyatlarının dolaylı ya da dolaysız olarak döviz kuru ile bağlantılı olması, bu maliyetlerin hızla yükselmesine ve üreticinin artık zarar etmesine yol açmıştır.

SİYASİ İRADE ON İKİ YIL ÖNCEKİ KRİZLERDEN DERS ÇIKARAMAMIŞTIR

2019 Kasım ayından itibaren mısıra, %42 , soya küspesine %72 ,  süt yemine %48 , besi yemine %44 zam gelmiş ve buna rağmen çiğ süt fiyatı yeni açıklamaya göre 2,30 olarak sabit tutulmuştur. Prim bedelinin 16 kuruştan 40 kuruşa çıkarılması da sektörün derdine derman olamayacaktır. Üretici her gün her hafta girdi maliyetleri ile karşılaşırken bunun karşılığında elde ettiği çiğ süt bedelinin arttırılmaması, süt hayvanlarının kesimine ve böylece yakın zamanda süt arzında kriz yaşanmasına sebep olacaktır. Türkiye benzer durum ile 2008 ve 2010 yılarında da karşılaşmış, bunun sonucunda ithalat yapmak zorunda kalmıştır. Görünen o ki siyasi irade henüz on-on iki yıl önceki krizlerden ders çıkaramamıştır. Süt üreticilerinin girdi maliyetlerinin azaltılması gerekmektedir.

Aynı şekilde et üreticisi de girdi fiyatlarının yükselmesine karşılık ithal et formülü ile bozulan piyasa dengeleri sebebiyle güçlük yaşamaktadır. Her ne kadar et ithalatının azaltıldığı söylense de et üreticisinin yükselen girdi maliyetleri konusunda yeterli desteği bulamaması zaman zaman maliyetinin altında elindeki hayvanları kesmek zorunda kalmasına yol açmaktadır.

Durum böyle olunca hayvancılık sektörü iktisadi olarak başa baş noktasının altında üretime ve bu durumu döndürebilmek için de sürekli olarak borçlanmaya zorlanmaktadır. Bu sebeple üreticinin bankalara olan kredi borcu artık sürdürülemez bir noktaya ulaşmaktadır. Sadece son iki yılda zirai üreticilerin bankalara olan kredi borcu 98 milyar Türk Lirasından 119 milyar Türk Lirasına yükselmiştir. Bununla beraber aynı süre içerisinde takibe düşmüş kredilerin oranı %3 seviyesinden %5’e kadar tırmanmıştır. Pandemi sürecinde ertelenen ya da yapılandırılan borçların ödeme günleri geldikçe bu oranın yukarıya yönlü hareketi kaçınılmaz olacaktır.

HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN YENİDEN CANLANDIRILMASI MİLLİ BİR MESELEDİR VE ÇÖZÜLMELEDİR

Hayvancılık sektörünün yeniden canlandırılması milli bir mesele olduğundan üreticimizin içine düştüğü bu kısır döngüden bir an önce kurtarılması gerekmektedir. Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçların yaklaşık 10 milyar Türk Lirası olduğu ve bu miktarın başka sektörlerde tek kalemde sağlanan vergi indirimi veya vergi afları düşünüldüğünde bir defaya mahsus silinebileceği açıktır. Ayrıca kamu bankalarına olan borçların da bir süreliğine faizsiz ertelenmesi ve uygun koşullarla yapılandırılması, kısa vadede toparlanmaya katkı sağlayacaktır.  Ayrıca 2021 Merkezi Yönetim Bütçesinde Tarım Bakanlığı’nın bütçesi %27 oranında arttırılırken tarımsal destekleme kaleminde artış yapılmadığı ve 22 milyar Türk Lirası olarak sunulduğu görülmüştür. Karşılıksız destek ödemelerinin arttırılması bu milli meselenin çözümü için önemli bir başlangıç olacağından yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Hayvancılık sektörünün içinde bulunduğu sorunları doğru tespit etmek ve sektörün bu sorunlarının çözülmesi için gerekli politikaların belirlenmesi amacı ile Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.