Arhavi’de Sel Mağdurları Yaralarını Sarmaya Çalışıyor

Arhavi’de Sel Mağdurları Yaralarını Sarmaya Çalışıyor

Artvin’in Arhavi ve Murgul ilçelerinde perşembe günü meydana gelen sel sonrası ev ve işyerleri hasar görenler yaralarını armaya çalışıyor. Hasar tespit çalışmaları konusunda isyan eden bir vatandaş, 10 bin lira olarak bildirdiği hasar karşılığında 2 bin lira ödeneceğini söyledi, “Biz sadaka istemiyoruz” dedi.

Artvin’in Arhavi ve Murgul ilçelerinde perşembe günü meydana gelen sel sonrası ev ve işyerleri hasar görenler yaralarını armaya çalışıyor. Hasar tespit çalışmaları konusunda isyan eden bir vatandaş, 10 bin lira olarak bildirdiği hasar karşılığında 2 bin lira ödeneceğini söyledi, “Biz sadaka istemiyoruz” dedi.

Ağır yara alan Arhavi’de ilçeye elektrik verilirken su şebekesi de onarılarak yüzde seksen su verilmeye başlandı. İlçede çevre belediyelerinden, AFAD, askeri birlikler ve görevlilerin yoğun çalışması sürüyor. Sel vurgunu ilçe sakinleri ise hasar tespit ve ödemeler konusunda endişelerini dile getirirken şunları söyledi:

50 MİLYAR YAZDIRSAYDIN, DEDİLER. O 2 BİN LİRAYI HÜKÜMETE İADE EDECEĞİM”

Emine Turna: “Dükkanımız sel felaketinde battı, bize 10 milyar (günümüz parasıyla bin) hasar tespiti yapıldı. O hasar tespitinde bize verilecek olan 2 bin lira. O 2 bin lirayı ben hükümete iade edeceğim. 2 milyar burada temizlik yaptım. Bütün mallarım battı. Bana ‘50 milyar yazdırsaydın’ dediler. Hakkım olmayan şeyi nasıl yazdırsaydım. Bir de bize yardım edeceğiz diye bağırıyorlar. Ne yardım ediyorlar 10 milyarda 2 milyar verecekler biz sadaka istemiyoruz. Biz ekmeğimizi taştan bile çıkarırız. Teşekkür ediyorum.”

VARIMIZ YOĞUMUZ BUYDU BUDA GİTTİ”

Handan Aydın: “Bu evde oturuyoruz, bodrum katta, evimizi sel bastı. Biraz AFAD ekibi yardım etti, evimizi temizledik yani temizlemeye çalıştık. Allah razı olsun çok uğraştılar, iki ekip birden temizlediler. Bütün eşyalarımızı dışarı attılar. Eşyalarımızın hepsi ziyan oldu, eşyamız falan kalmadı komple yani üzgünüz yapacak hiçbir şeyimiz yok. Varımız yoğumuz buydu, bu da gitti. Burada kalacak yerimiz olmadığı için Sosyal Yardımlaşmadan bizi yurda yönlendirdiler. Hep birlikte ailecek orada kalıyoruz. Bu kadar, yapacak bir şey yok.”

“EVİNDEKİ HER ŞEY ÇÖPE ATILDI”

Ayşe Taka: “Her şeyim gitti, hiçbir şey alamadım. Çay topluyordum, yevmiyecilik yapıyordum. Bir şeyler alıyordum evi de yeni almıştım. Ev de gitti eşya da gitti her şey gitti. Acil eşyam buzdolabım, fırın, yorgan, yatak, yastık, divan, baza maza her şey gitti. Hepsi çöpe gitti. Şimdi köyde bir evim var, köyde kalıyorum.”

“İNŞALLAH DEVLETİMİZ BİZE SAHİP ÇIKAR”

Tülin Paksoy: “Giyim mağazam vardı ama maalesef hepsi çamur altında. Çok üzgünüz yapacak bir şey yok, gördüğünüz gibi çok kötü. Aslında herkesin durumu aynı ama tabii ki herkes kendi durumunu bilir o yüzden söyleyecek bir kelime yok. Kelimelerle anlatılmaz çok kötü şeyler yaşadık. İnşallah devletimiz bizlere sahip çıkacak. Bundan başka söyleyeceğim bir şey yok.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.