Arzu Kaleli Özkan

Arzu Kaleli Özkan

Deniz Tutkulu Kadınlar: 100. Yıl Seyir Defteri ve Unutulmaz Anılar

Barış için yelken açan kadınlarla nasıl tanıştığımı anlatarak başlamak istiyorum yazıma… 

Bir arkadaşım vasıtasıyla, sosyal medyadan “deniz tutkusu seyirde” sayfasını  takip etmeye başladım. Ekip olarak, uzun seyirler yapıyorlardı, sosyal sorumluluk projelerini hayata geçiriyorlardı. Liderleri Neşe Hasipek  ve Ceyda Güleçyüz. 2017 yılında 70 günde 2100 deniz mili yapan bu iki kadın,  ‘3 ülke 3 deniz 55 nokta’ya uğradıkları Adriyatik seyriyle bu projeyi başlatmışlar; Ve de Atatürk’ün “yurtta barış dünyada barış “sloganıyla  yola çıkmışlar. Çocuk ve kadınların özgür ve şiddetten uzak yaşaması gereğine dikkat çekerek dünyada yükselen şiddete karşı barışa yelken açan kadın yelkenciler olmuşlar. 

bodrum.jpg

2018 yılında Akdeniz Kıbrıs seyrini 44 günde tamamlamışlar 1400 deniz mili yapmışlar.

2017 ve 2018 seyirlerinde katılımcı olarak 50’den fazla kadına ulaşmışlar. Ve işte ben de bu ekibe katılan kadınlardan biriyim, gururla.

Neşe Kaptan, geçen yıl bana ‘Karadeniz seyrine çıkıyoruz 19 Mayıs’ta  Samsun’da olacağız ve 100 yıl törenlerine katılacağız’ dediği zaman bir, yelken ve deniz tutkulu  bir  Cumhuriyet kadını olarak ‘orada olmalıyım’ dedim, oldum da...

Bodrum’dan başladık

img-0938.jpg

Karadeniz ve Türk kadınının 100.yıl seyrine, “Sözde değil özde izindeyiz” ilkesiyle afişimizi asarak, yine Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan 2019’da Bodrum’dan yola çıktık. Bodrum bizi coşkuyla, çiçeklerle uğurladı. Sahil güvenlik de oradaydı… Marina çıkışında  bize çiçek vererek hep yanımızda olduğunu söyledi.

İlk durağımız Didim, daha sonraki durağımız da Kuşadası oldu, buradaki çarpık şehirleşme hepimizi üzdü. Ama seyre devam.. 

Çandarlı‘daki molamızda bizi küçük optimistler karşıladı. Kelebekler gibiydiler, denizin üstünde uçuyorlardı sanki. 

Sonra Burhaniye ardından Bozcaada vardı rotada. Tabii sert rüzgarlar, ters rüzgarlar bize zor zamanlar da yaşattı, yelkenleri kapatmakta epey zorlandığımız zamanlar oldu. O gün 64 deniz mili yol yapmış, yorulmuştuk ama yola devam dedik, sonraki gün Çanakkale’ye gitmek için yola çıktık.

Şehitlerimize Saygı Duruşu

Biz ‘Deniz Tutkulu’ kadınlar, Çanakkale Boğazında Şehitliğin önünden geçerken saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşımızı söyledik. Denizin rengi bile farklıydı. Zaman zaman bize eşlik eden yunuslar mutluluk ve moral kaynağımız oluyor, bize enerji veriyorlardı. Daha sonra Çanakkale’ye ulaştık, ihtiyaçlarımı giderdik. Marinadaki duşlar bizim için nimetti… Daha sonra dümeni Kemer Koyuna çevirdik .Burada karaya çıkıp Parion antik kentini gezdik. Denizin rengi turuncuydu, nedeni planktonlarmış meğer… Marmara Adasına da uğradık. Yola çıkalı 11 gün olmuştu teknemizin bir düzeni, hepimizin görevleri vardı. Ekip 2 ye ayrılıyordu alt ekip o günkü yemek, temizlik ve netalama yaparken üst ekip teknenin üstünde Kaptanın talimatıyla yapılması gereken işleri  yapıyordu.

Karadeniz’e Açılıyoruz…

bogaz.jpg

Çanakkale Boğazı’ndan sonra artık rotamız İstanbul Boğazı’ydı. İstanbul’da Kalamış Marinadan ‘İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşını söyleyerek İstanbul Boğazını geçtik, bu arada da Dak-Sar (Deniz Arama Kurtarma) bize eşlik etti. Boğazı inanılmaz duygularla yüklü, coşkuyla geçerek Karadeniz’e çıktık. Bizi sürekli sallayan dalgalı bir denizle karşı karşıyaydık. Karadeniz işte.. Daha sonra Şile’ye ulaştık. Artık şartlarımız daha da farklılaşıyordu. Elektrik ve su bizim için sıkıntı olmaya başlamıştı. Ama Şile halkının bizi coşkulu karşılaması bütün sıkıntıları unutturdu. Daha sonra Kefken’e yola çıktık. Çok güzel rüzgâr vardı apaz seyri yaptık. Kefken’de  Balıkçı Barınağı’nda bağlandık. Pembe kayalara, Kerpe ‘ye gittik. Ertesi gün Ereğli‘ye yola çıktık. Ereğli‘ye yaklaşırken  bizi ahşap gezi tekneleri, yelkenli tekneler ve botlar marşlarla karşıladı. Teknemizden çiçek hiç eksilmiyordu. Duygular artıyor, coşkular artıyordu… Amasra vardı sırada. Orada da bazı sivil toplum kuruluşları ve halk bizi karşıladı yine çiçeklerle. Cide’ye 29 deniz mili yaparak ulaştık. Cide’de  bizi gezdirdiler. Tuğ tepeye çıktık, Karadeniz’i her yönüyle yaşamaya başlamıştık. Şimdi önemli bir durağımız daha vardı. 

Sırada İnebolu

final.jpg

İnebolu...Kurtuluş savaşında tarih yazan ilçemiz… İlçemizi o kadar merak ediyorduk ki! Oğuz Atay’ın evi, kent müzesi, Türk Ocağı, Türk Ocağı’nda Atatürk’ün balmumu heykeli. Geriş tepesini gezdik. Kurtuluş Savaşı’nda mermi taşıyan kayıkları ve o yıllarda halkın mücadelesini dinledik, mücadeleleri tarihe geçti, ama onlardan dinlemek bambaşkaydı, çok duygulandık. Sırada Helaldi vardı. Balıkçı Barınaklarına bağlandığımız her yerde mutlaka karaya çıkıp bulunduğumuz yerleri gezmeye çalıştık. Karadeniz’e daha evvel değişik sebeplerden gelmiştim ama denizden karayı görmek bambaşka oluyormuş. Daha sonra Sinop’a doğru yola çıktık birden bire çok sert rüzgârın içinde bulduk kendimizi, gidiyorduk sanki gidemiyor gibiydik. Sonra İnce Burun’a yaklaştık. Rüzgâr hızını daha da arttırdı, yağmur yağmaya başladı. Zorlu bir seyirden sonra Sinop Limanı’na ulaştık. Bir sıkıntı yüzünden mecburen oradan ayrıldık, Gerze’ye geçtik. Gerze‘nin “sakin şehir “olduğunu biliyorduk. Ama bu  Bu kadar güzel bir yer olduğunu hiçbirimiz tahmin etmedik. Çok büyük bir yangın atlatmış Gerze tarihte, insan sokaklarında gezerken bunu hissediyor. Teknemizin en çok ihtiyacı olan elektrik, telefon şarjlarımız dolmuyor, buzdolabı zorlanıyordu. Bize burada elektrik verdiler. 

Samsun ve Uzun Seyir Yapan Tek Kadın Teknesi

Artık yavaş yavaş Samsun’a yaklaşıyorduk.16 Mayıs’ta Yakakent’e geldik. Artık sona yaklaşıyorduk, teknemiz Türk Bayrakları ve Atatürk posterleriyle donatılmıştı. Heyecan doruktaydı ve teknemizde marşlar eksik olmuyordu.

kadinlar.jpg

Ve Samsun... Atatürk’ün Milli Mücadeleyi başlatmak için, Bandırma vapuruyla yaptığı zorlu seyrin son, Milli Mücadelenin ilk durağı… Hepimiz o sabah çok daha heyecanlı ve mutluyduk. Kaptanımız her şeyin kusursuz olması için çok erkenden hazırlıklara başlamıştı. Geçit  töreninde giyeceğimiz üniformalarımız ve şapkalarımız hazırdı. Teknemiz,  flamalarla gelin gibiydi... Artık hazırdık ve geçit Töreni için yerimizi almaya başladık. Tören kortejinin önünde, lider tekne olarak, ekibi tamamı kadınlardan oluşan tek tekne bizimkiydi... Tören başladı.  Ve iki kere Tütün İskelesinin önünden halkı çiçeklerle selamlayarak geçtik. Denizin üstü rengarenkti, sanki gökkuşağı denize inmişti. Denizde sahil güvenlik, gökyüzünde jetler inanılmaz görüntüler sergiliyordu. Daha sonra teknelerle ‘ay-yıldız’ oluşturmak için yerimizi almak üzere hareket ettik. İnanılmaz duygular içindeydik. Gurur, coşku, gözyaşı... Hepimiz bu seyre çıktığımız ve 100. yıl törenlerinde burada olabildiğimiz için hem çok heyecanlı hem de çok gururluyduk. Cumhuriyet kadını olarak her 19 Mayıs özel; ama 100. Yıl törenlerinde yer almak…  Yaşadığımız duyguları kelimelerle ifade etmekte bugün bile zorlanıyorum..

Tutkum Kadınları Adına Arzu Kaleli Özkan

Sosyal Medya Hesapları

https://www.facebook.com/deniztutkususeyirde

https://www.instagram.com/deniztutkususeyirde

https://www.youtube.com/channel/UC8ImVKPen5PLQgWT6PACRvA

Önceki ve Sonraki Yazılar