Arzu Kaleli Özkan

Arzu Kaleli Özkan

Gökova Koylarında Yelken Antrenmanımız

Pandemi yasakları kalkınca ilk yaptığımız şey, kışın başladığımız yelken antrenmanlarına devam etmek oldu. Tabii ki Deniz Tutkusu Seyirde ekibi ve Tutkumm teknesi ile… İstanbul’dan gelen iki arkadaşımız Kaptan Ceyda ve Elif, Bodrum’dan da ben, Neşe kaptan ve Ender arkadaşımız. Şu andaki kural gereği tekne kapasitesinin yarısı kadar kişi ile denize çıkabiliyoruz; yani beş kişi. Seyir öncesi geceyi teknede geçirdik ve antrenman öncesi hazırlıklarımızı yaptık. Çok özlemişiz kamaralarımızı. Ertesi gün artık klasik hale gelen kahvaltımızı yapıp seyre başladık. Amacımız yelken yapmaktı. Hepimiz kışın yaptığımız antrenmanlarda öğrendiklerimizi hatırlamaya çalışıyorduk: Halatları, bağlamaları, yelkenle ilgili bildiklerimizi. 

whatsapp-image-2020-06-25-at-09-34-09.jpeg

Çökertme’ye giderken rüzgarı yakaladığımız anda camadanlı (yelkeni küçük açmak) cenova açarak motoru kapatıp kendimizi maviliklere bıraktık özgürce, özlemle. Çökertme güzel bir koy. Ama biz biraz rüzgarlı ve sert bir havada iskeleye yanaştık. Teknemizi bağladıktan sonra iskeleye doğru başka bir teknenin yanaşmaya çalıştığını gördük, onlara yardım ettik. Ankara’da yaşıyorlarmış. Ailece çıkmışlar. 2 tane dünya tatlısı çocukları, kedi ve köpekleriyle dolaşıyorlarmış.. Barış ailesi ile tanışmak bizi çok mutlu etti. Bizi teknemizin isminden tanıdılar; meğer takip ediyorlarmış, gurur duyduk… Bize verdikleri nefis limonlarına da ayrıca teşekkürler, harikaydı.

whatsapp-image-2020-06-25-at-09-35-00.jpeg

Ertesi gün Çökertme’den Akbük‘e doğru yola çıktık. Kaptanımız bize antrenmanda olduğumuzu gösterdi. Ana yelkenimizi açtık. Bu arada her gün içimizden biri sırasıyla teknenin kaptanı oluyor bu o gün teknenin sorumluluğun ve idaresinin onda olması demek. Gerçekten çok zor, ama Neşe kaptan hepimize o kadar destek oluyor ki… Ana yelkenle trim yaptık; yani rüzgara göre yelkeni ayarladık. Sadece ana yelken açarak gitmek hiç de kolay değilmiş.

Akbük’e rüzgarla girdik. Yelkenimizi kapattık. Dağlar rüzgarı kesti ve biz iskeleye rahat bağlandık. Deniz turkuaz renk ve orman denize kadar iniyor. Karaya çıktık ve bütün ekip uzun bir yürüyüş yaptık. Dönüşte yorgunluğumuzu Elif’in sürpriziyle biraz hafiflettik. Bu arada başka bir teknenin yanaşmasına yardım ettik.

whatsapp-image-2020-06-25-at-09-34-47.jpeg

Akbük’ten sonra Sedir adasına seyir yapmaya başladık.Çıkışta rüzgarı yakaladık ve çok güzel yelken açtık .Yine ana yelken yaptık. Kaptanımız ana yelkenin tam oturmasını istiyordu kafamıza. Sedir adasında alargada kaldık; demir attık. Cennet gibi bir yer gerçekten. Kleopatra plajına tekneden yüzerek gittik. Ender ve ben bu plajda denize girdik.Güneşin batışını seyretmek hepimizi büyüledi. Ertesi gün  demir alırken yuvasından çıktığı için bir  problem yaşadık .Bu da bizim için antrenmanın başka bir öğretisi oldu.

Şimdi ki rotamız Karacasöğüt...Yine ana yelken antrenmanı yaptık. Motor destekli de olsa yelken yapabilmek bizim için çok önemli. Karasöğüt’e yanaştıktan sonra teknemizi yıkamaya başladık; o sırada  başka bir teknenin yanaştığını görüp yardıma koştuk. Deniz de  yardımlaşmanın önemini bir kere daha yaşadık! Karacasöğüt’te yemekte Global yelkenden Deniz arkadaşımızla beraberdik. Karacasöğüt’te yelken eğitimi verdikleri yerleri gerçekten çok güzel. Sabah 10 gibi Karacasöğüt’ten ayrılmaya karar verdik. Bu arada bizi sosyal medyadan takip eden bir aile mesaj attı. Biz de buradayız diye... Meğer kaptanımızın geçen sene tanıştığı tekneymiş. Sabah Tozluk ailesinin Mislina teknesi ile denizde selamlaştık. Bizi takip ettiklerini söylediler .

whatsapp-image-2020-06-25-at-09-34-32.jpeg

Karacasöğüt’ten sonra Okluk koyuna yaklaşabildiğimiz kadar girip oradaki “Deniz Kızı “heykelini görüp Sadun Boro'yu andık ve rotamızı Yediadalar’a çevirdik. Bu arada ana yelkeni  açarak apaz   seyri yaptık. Daha sonra  da cenovamızı açarak devam ettik. Bu sefer teknenin rota sorumluluğunu da kaptan bize bıraktı. “Siz götüreceksiniz, rotanızı belirleyin” dedi. Navigasyon üstünde rotamızı tutturup yelken yaparak hedefe ulaşmak bizim için bir ilkti. Zorlansak da biraz uzun sürse de sonunda Yediadalar’a ulaştık.

Gökova koylarının hepsi birbirinden güzel. Yediadalar’da bu güzelliğin doruk noktası. Kıçtan kara yaparak bağlandık. O gece telefonlarımız çekmedi. Kaptanımız bize harita çalışması yaptırdı; cetvel ve pergel ile. Yeniden okullu oluverdik… Ertesi gün daha evvel Barış Seyrinde beraber olduğumuz Nora Teknesinin  kaptanı Damla'nın orada olduğunu öğrendik. Onunla da denizin üstünde selamlaştık. Orak adasına doğru çıktık .Orak adasına vardığımızda Koç’tan kara olduk ve geceyi orada geçirdik.

whatsapp-image-2020-06-25-at-09-35-19.jpeg

Artık dönüşe geçmiştik Bodrum’a doğru. Yedi gün ne çabuk geçmişti. Her antrenmanda biraz daha bilgilerimizi çoğaltıyoruz. Ama daha öğreneceğimiz çok şey var.

Temmuz ayında antrenmanlarımız devam edecek. Daha farklı bir rota yapmayı düşünüyoruz. Ama tabii esas Eylül ayında yapmayı düşündüğümüz Barış seyri bizi heyecanlandırıyor. İkincisini yapacağımız Barış seyrinde Yunan adaları vardı aslında. Ama yaşadığımız durumdan dolayı buraya seyir yapamazsak Ege sularına doğru yelken açacağız. Daha fazla kadın ve katılımcı arkadaşlarla...

Bir başka seyirde görüşmek üzere

Tutkum kadınları adına Arzu Kaleli Özkan

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar