Aslıhan Abadan

Aslıhan Abadan

Öğrenciler Neden Sınav Olmak İstemiyor?

Hayatlarımızda pek çok değişikliğe neden olan COVID-19 salgını, eğitim çağındaki çocuk ve gençlerin öğrenim hayatlarında da köklü değişimleri beraberinde getirdi.

Bir yıl önce uzaktan eğitimi deneyimlemeye başlayan öğrenciler, eğitim yaşamından fiziksel olarak uzaklaştılar. Uzaklaşma okul içi sosyal öğrenmenin ve sınıf içi iletişime dayalı akran etkileşiminin kaybolmasına neden oldu.  Öğrenciler sürecin kendine özgü belirsizliği ve ne zaman biteceğinin bilinmezliğini yaşadılar. Buna karşın motivasyonlarını korumaya çalışarak uzaktan eğitime katılmaya çabaladılar.

Okullarda sınavların yüz yüze gerçekleşeceğinin açıklanması hem öğrencileri hem de ebeveynleri heyecanlandırdı. Bu zorlu yaşam deneyiminde daha fazla stres ve kaygı yaşayan gençler sınavların iptali için soluğu Twitter’da aldı.

Uzaktan Eğitime Erişimde Alt Sıralardayız

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’ne (OECD) göre, ‘sessiz çalışma yeri olan öğrenciler’ listesinde 77 OECD ülkesi arasında 49’uncu sırada yer alan Türkiye’de, bilgisayar sahipliği oranı da yüzde 44,1’dir. Türkiye, OECD’nin ‘Okul Çalışmaları İçin Bilgisayara Erişim’ isimli 77 ülkelik listesinde 64’üncü olarak ortalamanın çok gerisindedir. Bilgisayara erişimi olan öğrencilerin ortalaması Türkiye’de yüzde 70’in biraz altında kalırken ‘avantajlı okullarda’ okuyan öğrencilerde bu oran yüzde 90’a yaklaşmaktadır.

Türkiye’de pandemi sürecinde öğrencilerin; uzaktan eğitime erişen, kısmen erişen ve hiç erişemeyen şeklinde sınıflara ayrılmış durumda olduğu görülmektedir.

Uzaktan eğitime erişememiş öğrenciler sınavda neyle karşılaşacağının bilinmezliği ve sınıfta kalma endişesi taşıyor. Kısmen erişim sağlayabilmiş öğrenciler ise eksikleri olduğunu düşünerek, kendilerini yetersiz buluyor ve sınavlara hazır hissetmiyor. Uzaktan eğitime erişim sağlayabilmiş öğrenciler de deneyimledikleri uzaktan eğitimi yüz yüze eğitim ile kıyaslayarak yeterince verim alamadıklarını, kendilerini yetkin bulmadıklarını düşünüyor.

Öğrencilerin sınav için kaygı duymaları gayet normal, hatta orta düzeyde kaygı duymaları motive olmaları ve ellerinden gelen çabayı göstermeleri için gerekli de. Ancak yüksek düzeyde deneyimlenen kaygı öğrencinin odaklanmasına ve performansını ortaya koymasına engel olarak, başarısızlığa da neden olabilir.

Bazı velilerin dilekçe vererek öğrencileri okulda gerçekleşecek yüz yüze derslere göndermekten çekindiklerini görüyoruz. Okulda gerçekleşecek sınavlar için toplu taşıma kullanarak yolculuk etmek, okul ve okul pansiyonlarının hijyen uygunluğuna dair endişeler velilerin de tedirginliğini artırıyor.

Çocuğunuzu Korumak İçin Davranışlarınızla Örnek Olun

Ebeveynlerin çocuklarının bireysel korunma yöntemlerine dikkat etmesi, çocukların sağlığını korumalarına fayda sağlayacaktır. Bunun en kolay yöntemi ise rol model olan ebeveynin önce kendisinin maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat ediyor olmasıdır. Çocuklara bu kurallara dikkat ederek korunmanın mümkün olduğu belirtilmelidir. Kontrol duygusu güçlenen çocuklar, korku ve çaresizlik duygularının üstesinden gelebilir.

Takdir Etmek Önemli

Öncelikle ebeveynler okullardaki sınavlara dair kendi kaygı düzeylerini düzenlemelidir. Ebeveynlerin mükemmeliyetçi tutuma sahip olması, çocuklarına yönelik beklentilerinin fazlalığı öğrencilerde sınavlara yönelik daha yoğun kaygı ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu öğrenciler ancak başarılı olurlarsa ailelerinin onları seveceğine inanıyor.

Eğer çocuğunuz uzaktan eğitime aktif bir katılım sağlamış, konu tekrarı yapmış ise, bu çabası nedeniyle takdir etmek son derece kıymetli olacaktır. Sınavlardan alacağı notlar her ne olursa olsun bu zorlu dönemde sorumluluklarını yerine getirebilen çocuğunuzun eksiklerine odaklanıp eleştirmektense, yapabildikleri için tebrik etmelisiniz. Ebeveynlerin çocukların normal dışı ve zor bir dönemden geçtiği bilinciyle hareket etmeleri büyük önem taşıyor.

Buz Dağının Altına Bakmak

Eğer çocuğunuz imkanı olmasına rağmen uzaktan eğitime düzenli katılım sağlamadıysa, onu suçlamak, azarlamak, sınavlarda başarısız olacağını dile getirmek fayda sağlamayacaktır. Bu noktada çocuğunuzun zorlayıcı bir yaşam deneyimi yaşadığı, bazı günler motivasyonunu sürdürememiş olabileceği unutulmamalıdır. Onu eğitim sürecinden uzaklaştıran sebeplerin anlaşılması, buz dağının altındakilerin fark edilmesi önem taşımaktadır. İsterse bu durumla baş etme becerilerini geliştirebileceği konuşulmalıdır. Ebeveyni olarak onun ihtiyaçlarını ve sizin neler yapabileceğinizi anlamaya çalışabilirsiniz. Ayrıca güçlü yanları desteklenerek kendine güveninin artması sağlanmalıdır. Çözümsüz hissediyorsanız profesyonel yardım alabilirsiniz.  

Öğrenci Velisi İnternet Veya Teknolojik Alet Eksikliğini Okula Bildirmelidir

Öğrenci teknolojik imkansızlıklar nedeniyle eğitime düzenli katılamamış ise, ebeveynler çocuklarını sınava hazırlık için cesaretlendirebilir. Sınav konuların kapsamının dar olduğu vurgulanmalıdır. Verimli bir şekilde hazırlık yaptığında  yeterli notları alabileceği belirtilmelidir.

Ebeveyn, teknolojiye erişim konusunda okuldan yardım ve destek talebinde bulunmalıdır. Mümkünse aile EBA Akademik Destek Noktaları’ndan öğrencinin derslerine katılması sağlamalıdır.  Ayrıca öğrencinin öğretmenleri ile telefon ile iletişim kurması sağlanarak, öğretmenlerinden yardım almaya teşvik edilmelidir.

Eğitim hayatının bir yılını pandemi dönemiyle birlikte çoğunlukla uzaktan eğitimle yürüten çocuğunuz kendini şanssız, umutsuz ve geleceğe dair karamsar hissediyor olabilir. Bu duyguları fark ediyorsanız bu süreçte pek çok çocuğun eğitim ortamından mahrum kaldığı ve yalnız olmadığı mesajını verebilirsiniz. Pandeminin bir gün elbet son bulacağı sonsuza dek devam etmeyeceği vurgulanmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.