Atillâ Köprülüoğlu

Atillâ Köprülüoğlu

Denize Bakma Denizden Bak Kardak

Bodrum Gümüşlük açıklarındaki Kardak kayalıklarına Kalimnos Belediye Başkanı T. Milatos ve arkadaşları 24 yıl önce (25 Ocak) Yunanistan bayrağı çekmişti.

Sonrasında Hürriyet muhabirleri helikopterle indikleri kayalıklardan Yunan Bayrağını indirip, yerine Türk Bayrağını dikmişlerdi.(27 Ocak)

Bir gün sonra da Yunan askerleri muhabirlerin diktiği bayrağımızı indirmiş ve yerine Yunan bayrağını dikmişti.

Patlayan "Kardak Krizi", artık Türkiye ve Yunanistan arasındaki diplomatik ve askeri anlaşmazlık içeriyordu.

Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, Tansu Çiller Başbakan’dı.

İki komşu ülke bir kaya parçası yüzünden birbirine girmişti.

Demirel, gerilim olmamasından yanaydı.

Çiller de şahindi (!) tarihe geçen şu sözü söylemişti; "O asker gidecek o bayrak inecek!"

***

O günlerde Anadolu Ajansı’nda muhabirim.

Bölgede askeri hareketlilik olduğu haberleri geliyor, televizyon kanalları alt yazılar geçiyordu.

Görevlendirildik, hemen foto muhabiri Kenan Çimen’le bölgeye yola çıktık.

Yolda zaman zaman kamuflajlı askeri konvoylara denk geliyorduk.

Konakladığımız Turgutreis’te akşam saatlerinde bir gazeteci ordusu toplanmıştı.

Hava kıştı, fırtına vardı, yağmur da aralıksız yağıyordu.

Bir ara İstanbul’dan SAT komandolarının geldiğini duyduk ve Gümüşlük sahiline indik. Kardak’a en yakın karaydı Gümüşlük.

Bilgi doğruydu, komandolar kayalıklara gitmişti, sahilde de bir SAT’çı muharebe telsizini kurmuştu.

Kardak Harekatı başlamıştı.

Ertesi sabah (31 Ocak) tekne tutup yola çıktığımızda Türk SAT timi botla dönüyordu.

O bayrak inmiş, Türk bayrağı dikilmişti!

Askeri tarihe geçecek bir başarıydı, haberci olarak buna tanıklık etmiştik.

***

boraserdar.jpg

Bora Serdar, Emekli Deniz Kurmay Albay’dır. Denizaltıcıdır!

Balyoz Davası tertibiyle tutuklanmış, AYM’nin hak ihlali kararı sonrasında beraat etmiştir.

Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan kitabı "Denize Bakma Denizden Bak Kardak"ta; Ege Denizi ve adalarının -eskiden olduğu gibi-  bugün de hem iki kıyıdaş ülkenin hem de bölgesel ve küresel güçlerin karşılıklı olarak sergiledikleri "güç dengeleri" oyununa sahne olduğunu aktarıyor bize Kardak Krizi çalışmasıyla.

Yazara göre, "Egemenliği Andlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar", yıllarca düğüm haline gelen sorunların merkezindedir.

Böyle 150’nin üzerinde adacık vardır.

Kardak da bunlardan biriydi.

***

Kitap beş ana bölümden oluşmakta.

Kardak Kayalıkları krizini irdelemeden önce süreci sağlıklı değerlendirebilmek adına ilk iki bölümde, Ege Denizi ve Ege Adaları ile 1830-1996 dönemi Türk-Yunan ilişkilerine -genel olarak- değinilmiş.

Üçüncü bölümde, kriz öncesi Ege’de meydana gelen kritik gelişmeler tarihi ve hukuki boyutlarıyla ele alınmış.

Dördüncü bölümde 25 Aralık 1995 Figen Akat kazası ile başlayan ve 31 Ocak 1996 sabahı Türkiye’nin "siyasi ve askeri başarısı" ile son bulan 37 günlük dönemin siyasi ve askeri gelişmeleri ayrıntılarıyla okuyucuyla buluşmuş.

Bora Serdar, son bölümde ise Kardak Kayalıkları krizinden elde edilen çıkarımları paylaşmış.

***

Mitolojide Deniz Tanrısı Poseidon’un hem denizlere hükmettiğine inanılır, hem de üç dişli yabasıyla karalardan kopardığı kara parçalarını denize fırlatarak adaları meydana getirdiğine inanılır.

Poseidon Anadolu’dan koparıp denize fırlatmak suretiyle yarattığı ada, adacık ve kayalıklardan biri de Kardak Kayalıkları’dır.

Onunla ilgili kriz, bizi "egemenlik ve paylaşım" sorunuyla tanıştırmıştır.

Kardak Harekatı, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra "inisiyatif kullandığımız" tek harekattır.

Yunanistan, emekli tümamiral Cem Gürdeniz’in tespitiyle, "ülkemizin Ege merkezli stratejik iradesini test etmiş, sonuç lehimize olmuştur!.."

***

kitap.jpg

Kitap;  belgesel lezzetinde..

O günleri ve sonuçlarını unutmamamız gerektiğini gösteren önemli bir kaynak.

Oldukça da başarılı bir çalışma!..

Önceki ve Sonraki Yazılar