Atillâ Köprülüoğlu

Atillâ Köprülüoğlu

Merhaba Umut, Merhaba 2021

Umut iyi bir şeydir, belki de en iyisi.

Ve iyi şeyler asla ölmez"

(Esaretin Bedeli-1995)

***

Bu satırları 74 yıl önce yazdı ilk öykü kitabının 

ilk paragrafında Oktay Akbal;

"Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey. 

Çünkü yeryüzünde savaş vardı. 

İnsanlar sebebini bilmeden, düşünmeden

ölüyor, öldürülüyorlardı. 

Savaş kelimesi dünyanın her yerinde 

en çok kullanılan söz olmuştu. 

Radyolarda 

marşlar, nutuklar şaşkın insan sürülerinin 

üzerine savruluyor, gazeteler korkuyla okunuyordu. 

Tramvaylar, vapurlar sabahları, 

akşamları tıklım tıklım, daima aceleci, sinirli, 

telâşlı bir kalabalığını şehrin bir 

ucundan öteki ucuna taşıyıp duruyorlardı."

fb-img-1609497876861.jpg

***

1940’lı yıllarda dünyayı saran savaşı, 

Türkiye’ye etkilerini, 

yokluğu, umutsuzluğa dönüşen sancılı 

günlerini anlatmıştı Oktay Akbal.

Annesinin sattığı Tophane’deki evin parasından

bastırmıştı bin 500 adet kitabı.

İki yüz liraya bin beş yüz tane. 

Her biri altmış kuruş! 

Kendi dağıtmıştı. 

Hatta Şehzadebaşı’ndaki

tütüncü, fiyatı çok görmüştü. 

“Kim alır bu paraya?” demişti; yine de 

hatır için camın önüne koymuştu. 

Kendi ifadesiyle; 

‘’On sekiz, yirmi yaşlarındaki 

genç bir yazarlık heveslisinin duygusal 

seslenişleriydi’’ öyküleri.

40’lı yılların bir belgesel anısı sayılsın istemişti kitabı.

O kitap; İkinci Dünya Savaşı’na girdik 

gireceğiz kuşkuları içinde çırpınan bir 

İstanbul’da bir gencin yaşantısını, 

düşleri, aşkları, umutlarını yansıtıyordu.

Yaşayan Türkçe ile genç 

Cumhuriyetin yaşamından ilginç görüntüleri de.. 

Hatta kahvelerde bile Beethoven çalınmasını.

Kadınların günümüzden daha özgür yaşamını.

İnsanların alım gücünün yetersizliğini, 

yine de zarafetlerini kaybetmemesini de!..

***

Ve devam etmişti yazar ustaca;

"Şu dünya bir kere daha değişecek... 

Belki eski halini almaz, ama zararı yok, 

gidenler gitti, gelenler gelsin. 

İnsanlar gülmesini, ağlamasını 

yeniden öğrensin. 

Sırasında ağlamasını veya gülmesini 

bilemeyene insan denemiyor. 

Bizler, yarı barış, yarı savaş 

insanları umutlarımızı kaybetmedik. 

Dünyanın iyi bir dünya olabileceğini, 

insanın mavi gökyüzünü, denizi, 

ağaçları seyretmekle mutluluğunu 

yaşadığı anlara kavuşacağına inanıyoruz. 

Her şey ekmekle başladı, ekmekle bitecek..."

***

‘’Önce Ekmekler Bozuldu’’ bir başyapıt.

Okumaktan asla bıkmayacağınız bir şaheser.

Öneririm.

Okuyun...

Okutun!..

***

Düşündüm...

Karamsarlıkla yılgınlıkla ekonomik güçlüklerle 

örtüşen bugünlerin kaotik durumuna benzerliğini. 

Kötülüğün sıradanlaşmasını, 

yolsuzluğun/hukuksuzluğun meşrulaştırılma örneklerini.

Derin cehalet çukuruna koşar adımları...

Toplumun ayrışmasını, sokaklarda 

yüzleri asık dertli tasalı gergin insanları.

Türkiye'de "yoksulluğun sorun olmaktan çıktığını " savunanları..

Açlık sınırı altındaki asgari ücretin nasıl "bereketli" olacağını(!)

Yağmacılığı, rantiyeciliği, betoncu AVM’ci zihniyeti

Bilimi, sanatı, edebiyatı, kültürü, 

tarihi, insanlığı bilmez küçümseyen hatta yok sayan zihniyeti.

Hadsizliğin, görgüsüzlüğün, israfın, 

nezaketsizliğin, edepsizliğin, hakaretin, 

son tahlilde linç kültürünün tavan yapmasını...

Kadın cinayetlerini...

***

Düşündüm!

Hepimizin ortak belâsı Covit-19'u..

Kaybettiğimiz on binlerce canı...

"Turkuaz Tablo'yu...

Virüsle mücadelede şehit düşen her biri "özveri simgesi" anıtları dikilecek sağlık çalışanlarımızı.

Hâla Covit'i "meslek hastalığı" saymayan Sayın Yetkilileri...

Aşı tartışmalarını...

***

Bütün bunlara karşın; 

yine düşündüm;

Yaşamın olduğu yerde,

"yılgınlığa değil kilitleneceğimiz" umut da vardır.

Umutsuzluk yakışmaz insana!

fb-img-1609493999609.jpg

***

Bugün yeni yılın ilk günü...

Dışarıda  yağmur...

Melih Cevdet Anday dizelerindeki "Yağmur";

"Birden serçelerle indi yağmur/

Hangisi serçe/

Hangisi yağmur..."

Düşündüm ne güzel yazmış Nâzım Baba da bu dizeleri?;

"Köküm sağlamdır sarsılsam da 

kopmam dalımdan/ 

Ne fırtınalar koptu, 

benim hayat dallarımda/

Hiçbirinde vazgeçmedim

umutlarımdan/ 

İçimde kıyametler kopsa da/

Ben baharıyım yarınlarımın/ 

Çiçek açarım her kışın ardından"

***

Oktay Akbal’ın seslenmesiyle,

"Önce ekmekler 

bozuldu ama 

bizden bu umudu asla çalamayacaksınız!"

Haluk Isık Hocam ne iyi dilemiş;

"Yıl'mayan,

Yıl'dırmayan,

Yıl'gınlık nedir akla düşürmeyen

bize yakışır 2021" dileğiyle...

Umut hep var olacak!

Bıkma-yın yaşa-yın!...

Merhaba Umut! 

Merhaba 2021!

İyi Seneler Dostlarım!..

Önceki ve Sonraki Yazılar