Ali İsmail Korkmaz

Hangi dinde öğrendiniz,

Gencecik bir fidanın dalını kırmayı?

Hangi din öğretti,

Döve döve can’a kıymayı?

*****

Kekremsi bir havada,

Geçmişle gelecek arasında,

Böyle kavurucu bir Temmuz sıcağında;

8 yıl önce bugün,

2013’ün,

10 Temmuz’unda;

Üniversite okuyordu ya,

Öğrenci şehri Eskişehir’de;

Salı’dan sonra – Perşembe’den önce,

Garip bir Çarşamba akşamında;

Ayrıldı aramızdan;

Genç fidan,

Korkmaz’lardan Ali İsmail, bir can…

Kırdılar dalını,

Kıydılar canına…

Toplandı insanlar.

Memleketi Antakya’ya götürüldü…

Ruhuna bir Fâtiha…

Bedeni toprağa gömüldü,

Sesi boşlukta kayboldu da;

Kuş oldu uçtu,

Gitti başka bir diyâra...

107507760-2387028858261787-7928322976879376571-n.jpg

Merak ettiğim şu:

Koca koca büyüklerimizin,

Hep bir ağızdan,

Katline farklı bahaneler ürettiği,

Büyümeyen - düş'lerinden vurulan ölü çocuklar;

Bulutlara mı yakın,

Sonsuzluğa mı yakın yaşarlar?

Ali İsmail yaşasaydı diyorlar ya,

Bilmem kaç yaşındaydı...

Cahillik ne okumada,

Ne yazmada;

Cahillik, kafalardaydı...

Yaşıyor Ali İsmail, 

Görmüyor musunuz?

Hâlâ 19'unda

ve hayâlini kurduğu gibi aynı,

Temiz bir dünya yaratma telaşında...

Yaşıyor Ali İsmail, 

Hissetmiyor musunuz?

Bakın bir etrafınıza...

Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nda yaşıyor.

Her burs verilen,

Her kitap yollanan köy okulundaki 

Öğrencilerin yüreklerinde yaşıyor...

2013'ten beri her ismi verilen çocuğun,

Annesinin - babasının kâlbinde yaşıyor...

Görmüyor musunuz etrafınızda

Ali İsmail'leri?

Fark etmiyor musunuz

‘Korkmaz’ yeni nesli?

Yarım kalmışlıklarımızda yaşıyor...

Tamamlanamamışlıklarımızda yaşıyor...

Tamamlamak için pır pır atan yüreklerde;

Hak'kı arayan, hak'kı savunan mücadelemizde yaşıyor...

s-1f3c314ca1723f3f9c41efeeb69508ee4b760f09.webp

Ben Ali İsmail Korkmaz…

19 yıllık ömrüme insanlara, hayvanlara, doğaya ve hayata duyduğum o büyük sevgiyi sığdıramadım; peşinden koştuğum hayâllerime bu sürede ulaşamadım...

Fakat biliyorum ki arkamda benim hayatıma sığmayacak büyüklükteki sevgiyi yüreklerinde taşıyan; benim için, benim yerime hayâllerimi gerçek kılacak olan dostlar, güzel insanlar bıraktım…

Sanılmasın ki kendim için, kendi adıma hayâller yarattım; ben, paylaştıkça mutlu olanlardandım…

126277-17-03-20.jpg

Aramızda olan-olmayan,

Yaptıkları ve bıraktıklarıyla ruhumuza dokunan;

Arkasından andığımız,

Omuz omuza verdiğimiz;

Aynı evrensel ülkü peşinde,

Belki hiç karşı karşıya gelemediğimiz;

Paylaştıkça mutlu olan,

Mutlu oldukça paylaşan;

Kavgasını ve mücadelesini,

Miras saydığımız;

Acısını acı,

Sevincini sevinç bildiğimiz;

Ali’sine,

İsmail’ine,

Korkmaz’ına;

Hasan’ına,

Hüseyin’ine,

Dünyanın tüm güzel yüreklerine;

Saygıyla…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.