Fikret Kızılok

Günlerden Fikret Kızılok...

Yazdıkça,

Andıkça - anladıkça,

Okudukça

ve dinledikçe;

Hissederiz,

Yaklaşırız belki Usta'ya,

Yürekçe...

***

Âşık Veysel,

Hayatında çok önemli bir yer tutuyordu...

21 Mart 1973’te,

Ustası Âşık Veysel hayatını kaybedince,

Derinden sarsıldı...

27 yaşındaydı henüz...

Cenaze törenine katıldıktan sonra,

“Usta'm öldü, toprak oldu...

Ustamın parmaklarına değen bu sazın da toprak olması gerekir...” diyerek sazını kırdı...

Öyle etkilendi,

Öyle etkilendi ki;

Çok başarılı olduğu müziğe,

Keskin bir kararla sırt döndü...

Diş hekimliğine döndü...

108847037-2392152634416076-3441019709971116985-n.jpg

***

“Zaman Zaman”,

“Gecenin Tam Üçünde” aklımıza düşerdi...

Kadife sesini dinlerken,

Adeta hayatın üstümüze sinen çirkinliklerinden arınırdık...

Bazen “Tek Başına”,

“Uyku Kardeşim”iz oluverirdi...

“Yeter ki” istesindi;

“İki Parça Can”ımız olsa,

Biri hemen O'nundu...

O'nundu da;

Bir parça kaldık şimdi O'nsuz,

O'nu sevenlerle birlikte...

Ondandır,

Yine sebep bulup anmamız!...

Ondandır;

Hayatı ve eserleriyle anıp,

O'na yaklaşmamız!...

***

Münir Fikret Kızılok;

Ata'mızın ölümünden tam da 8 yıl sonra,

10 Kasım 1946’da İstanbul’da doğdu...

Bu sebepten,

Hiçbir zaman doğum günü kutlamadı...

Galatasaray Lisesi’nde henüz ilkokuldayken;

Kutlamadığı yine bir doğum gününde,

O'na kırmızı bir akordeon hediye edildi...

Başka hediye seçilseydi belki çok azımız O'nu,

Kadıköy’deki muayenehanesindeki,

“Diş Hekimi Münir Fikret Kızılok” tabelasından bilecek,

20’liklerimizi “Fark Etmeden” ona çektirecektik...

fikretkizilokdunden.jpg

***

Kızılok;

İlk müzik derslerini,

Sınıf arkadaşının klarnetçi babasından aldı...

Kitlelerle de ilk kez bir 23 Nisan kutlamasında,

Taksim Belediye Gazinosu’nda düzenlenen

Okul müsameresinde buluştu...

O ve arkadaşları,

"Fikret Kızılok ve Orkestrası"ydı artık...

Elvis Presley’den etkilenerek,

Lisede akordeonu bırakıp gitara geçti...

Üst sınıflardan ağabeyleri,

Barış Manço ile

Timur Selçuk da bu kararını destekledi...

‘1960-70’li yıllar bizler için,

Dünyayı değiştirebiliriz umutlarıyla geçen gençlik yıllarıydı...

Kendimizi ifade etmemizin de dışa vurumu;

Şarkılarımız,

Türkülerimiz,

Öykülerimizdi...

İlericiydik, haklıydık, aceleciydik…”

Böyle anlatır gençliğini Kızılok

ve o yılların Türkiye'sini...

***

Haklıydı...

18 yaşından itibaren iki grupla,

‘Cahit Oben 4’lüsü’

ve “Fikret Kızılok ve 3 Veliaht” ile 45’likler yapmış,

Hürriyet’in Altın Mikrofon Yarışması’na katılmıştı...

Gece kulüplerinde ve konserlerde dinleyicileri ile buluşurken;

Arkadaşlarının kurduğu Kaygısızlar’la çalışıp,

Barış Manço’ya eşlik ediyordu...

Hereke,

Silifke’nin Yoğurdu,

Makaram Sarı Bağlar,

Halime,

Belle Marie,

Kız Ayşe plakları bu koşuşturmanın eseriydi...

Aynı dönemde "Ay Osman" şarkısını;

“Barış Manço ve Kaygısızlar” olarak,

Yeniden yorumlayıp kaydettiler...

Ancak Kızılok,

Barış Manço’nun ilk eşi Marie Claude

ile Aşk yaşamaya başladığı için ikilinin yolları ayrıldı...

***

Kızılok’un hayatının dönemeci;

Mahalle arkadaşı gazeteci Arda Uskan ile yollara düşüp,

Âşık Veysel ile tanışmasıydı...

1969’da Veysel’in;

"Uzun İnce Bir Yoldayım" türküsünün bu versiyonu,

Kızılok’un gitarından bu yolculuk sayesinde döküldü

ve sanatçının ikinci solo 45’liğine vesile oldu...

Aynı sene, yine Âşık Veysel’in yanına Sivrialan’a gitti.

Kar yolları kapayınca, üç ay ustasının yanında kaldı...

Dönüşte,

‘Yumma Gözün Kör Gibi / Yağmur Olsam’ plâğı raflardaydı...

Ustasından aldığı el;

Müziğini dönüştürürken O'na,

İlk Altın Plâk’ını da getirdi...

Sanatçının bir sonraki 45’liği haftalarca liste başıydı...

Sözü ve müziği kendine ait ‘Söyle Sazım’

ve Karacaoğlan’dan bestelediği,

‘Güzel Ne Güzel Olmuşsun’dan sonra,

Kızılok bir Anadolu turnesine çıktı...

Bu turne;

Hem hayâti bir maceraya,

Hem de yeni bir besteye vesileydi...

Zira sanatçı;

Bir kamyon şoförü sayesinde,

Siverek yolunda donmaktan kurtarıldı...

Kızılok; dönüşteki "Emmo" bestesini,

Bu kamyon şoförüne ithaf etti...

109764307-2392152421082764-3207567485867534397-n.jpg

***

21 Mart 1973’te,

Ustası Âşık Veysel hayatını kaybedip de,

Diş hekimliğine dönünce;

İleride oğlu Yağmur’un annesi olacak

Şeyda Kızılok ile tanışıp,

Aynı yıl evlendi...

Arkadaşlarından,

Hayranlarından

ve sanat çevrelerinden baskılara dayanamayarak,

2 yıl sonra tekrar müziğe döndü...

İlk 45'liği,

Mahzuni Şerif’ten ‘Biz Yanarız’

ve Veysel’den ‘Sen Bir Ceylan Olsan’dı...

Bu plâk üzerine;

Kendini tekrar ettiğine dair eleştiriler gelince,

Cevabı Nâzım Hikmet şiirlerinden oluşan,

‘Not Defterimden’ geldi...

Ama dönem, bu şarkılar için biraz erkendi...

Ülkenin mevcut siyasi ikliminde toplatılan plâktaki şarkılar,

Ancak 1993’te yeniden dinleyicilerle buluşacaktı...

unnamed.jpg

***

1980’lerde Türkiye sıkıntılıydı.

Askeri darbe, sivil hayatı silindir gibi ezip geçmişti...

O yıllarda tanışan Bülent Ortaçgil ve Kızılok’un

‘Pencere Önü Çiçeği’,

O zor yılların birkaç tesellisinden biriydi belki de...

İkili, Çekirdek Sanatevi projesine başladı.

Bu projede kâr derdi yoktu…

Türkiye’de popüler müziğin dışında kalanlarla uğraştılar…

Erkan Oğur,

Ezginin Günlüğü,

Yeni Türkü gibi sanatçı ve gruplarla şarkılar yaptılar...

Kızılok beş senelik solo arasından sonra;

1983’te,

Bize ‘Bir gün olsun unutunca dışımda kalıyorsun’ diyerek geri döndü...

Bu albümde yer alan

‘Yeter ki’,

‘Sevda Çiçeği’

ve daha önce 45’lik olarak okuduğu

‘Güzel Ne Güzel Olmuşsun’ şarkıları,

Usta'nın zamansız eserlerindendir...

Biz Usta’yı muhteşem baladlarıyla severken;

O, Ortaçgil ile birlikte prodüktörlüğe başladı...

Sonay Tanrısever’in ‘Gecenin Üçünde’si

ve Sibel Sezal’ın ‘Bu Kalp Seni Unutur mu?’su bu sayede dinleyicilerle buluştu...

Kızılok daha sonra albümlere de isimlerini veren

Bu iki şarkının üstüne vokâllerini kaydetti...

"Yana Yana" albümündeki şarkıları,

Bir de O'nun sesinden dinledik...

***

Sivri dilliydi...

Hür iradesiyle,

Çoktan seçmeli tercihleriyle;

Diyeceğini,

Düşüncelerini;

Çoğu zaman müzikle,

Zaman zaman da ortalıkta,

Adresine gidecek şekilde söylemekten çekinmezdi...

Mütevâziydi de...

Gerçek bir sanatçı gibi düşünür,

Gerçek bir sanatçı gibi yaşar,

Gerçek bir sanatçı gibi sanatını icra ederdi...

fiko1.jpg

***

1993’te, ikinci eşi Dicle Kızılok ile evlendi…

O yıl katledilen Gazeteci Uğur Mumcu’nun Sesleniş’inden;

‘Vurulduk Ey Halkım’

ve ‘Bir Devrimcinin Güncesi’ gibi epik çalışmalarından sonra,

Yüzünü başka sanatçılara çevirdi...

MFÖ’nün ‘Sakın Gelme’si

ve Sertab Erener’in ‘Oysa’

ve ‘Kumsalda’ şarkıları ile Kızılok;

1986’dan beri Bodrum’da yaşadığı,

‘Eylül’ ismindeki teknesinden başını uzatıp el salladı...

‘Kâlbim, kâlbim, kâlbim.

Dayanmak artık kolay değil,

Bırakacak gibisin yarı yolda…" dediği gibi;

İlkini 1998’de atlatan Kızılok,

Bodrum’da,

20 yıl önce bugün,

17 Temmuz 2001’de ikinci kâlp krizini geçirdi...

İstanbul’a getirilen Kızılok’un durumu bir süre için düzeldi...

Ama ‘Kâlbim’ derken haklıydı Usta...

Hemen kâlp pili takıldı.

Ama yetmedi...

***

Fikret Kızılok;

Çok sevdiği ve ‘Eylül’ adını verdiği teknesine,

O yılın yirmi ikinci Eylül günü atladı

ve uzaklaştı bu diyardan...

Ardından bakakaldık,

‘Bu Kâlp Seni Unutur mu?’ diyerek...

22 Eylül 2001'de vefat etti Usta...

Şimdi oralarda bir yerlerde;

‘Gecenin Tam Üçünde’ mi bilmiyorum ama

Andığımızda muhakkak,

‘Zaman Zaman’ vuruyor yine gitarının tellerine...

Hissediyor musunuz?

Duyuyor musunuz tınısını?

Kulak kabartıyor musunuz kadife sesine?

***

Şu garip dünyada,

Şöyle tarif etti kendini Usta:

‘Meşhurluğun bir hastalık olduğunu bilerek,

Ortalıkta fazla görünmedim...

Sadece işimi yaptım,

Şarkılarımı söyledim...

Aşk mektuplarımı başkasına yazdırmadım...

Soldan doğdum,

Soldan uyandım,

Solda oturdum,

İnsan olmanın haysiyetini solda buldum...

Hep solcu oldum, hep solcu kalacağım..."

Çok sevdiği Bodrum’a defnedildi...

Uyuyor şimdi ebedi istirahatgâhında…

Anısına ve muhteşem üretimlerine saygıyla...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.