Kerim Tekin

“Hasret vuruyor, gecenin koynunda.
Anılar vuruyor gözyaşlarıma.
Çılgın bulutlar, dönüyor başımda.
Uykusuz geceler, kapımda…

Yıkılsa dünya,
Kıyamet kopsa,
Yine de vazgeçmem!
Ölürüm derdimden…

Dursun dünya,
Dönmesin sensiz.
Yaşatmasın ahh,
Allah'ım sensiz…

Kar beyazdır ölüm,
Ellerinden gülüm.
Yine yoksun diye,
Düşmanım her güne…”

***

24 yıl önce bugün...

27 Haziran 1998, Cumartesi...

Bir şeyler olacak belli! Bunaltıcı, garip bir yaz sıcağı. Üstümde sebebini bilmediğim bir sıkıntı! TRT İzmir Radyosu'nda, TRT İzmir Bölge Müdürlüğü’nün 10. katı olan Yayın Stüdyolarında tek başıma nöbetçiyim. Ekip; TRT FM’de, 15.00 ile 18.00 saatleri arasında canlı yayınlanacak olan “Buyrun Radyo” programı için gelecek...

14.15 gibi yayın ekibi geldi. Artık yorgun zihnim yanlış hatırlamıyorsa, Teknik Yönetmen Nurşen GAZİ vardı. Programcı Nihan ŞIK ve bir de spikerimiz İffet abla…

İffet abla, bir de yanına Nihan geldi ya! Yine ortada hiçbir şey yokken gülerek karşıladım onları. Hep yaptığım gibi, hep yaptıkları gibi. Hem gülümsemek için illa sebep mi olmalı, değil mi?

Eskiden gülerdik çünkü biz; ağız dolusu, gülerdik sebepli – sebepsiz! Gülerdik yerli – yersiz; hunharca, kahkahalarca! Dışarıdan, uzaktan bile görünen şeffaf yüreğimizi ortaya koyarca...

İffet abla, o her zaman yaptığı gibi gülmedi bu sefer beni görünce. Hadi bakalım, geldi bir yumru oturdu göğsüme. Belli; yüreğine bir karanlık inmiş, o kadar belli ki, yüzüne de...

Kötü bir şey olmuş, belli. İffet abla, “Kerim TEKİN” dedi…

“Ölmüşşş!!!...”

kero-2.jpg

***

Ölümün tanımını yapmıştı ya; “Kar beyazdır ölüm, ellerinden gülüm…”, hani o şarkısı...

Ondan sonrası mı? Ondan sonrası; her aklıma düştüğünde ve her bu şarkıyı dinlediğimde, sebepli – sebepsiz hatırladığımda O’nu, kalp çarpması - yürek sızısı...

ff5d248d602b6eeb5cb448a517abcc5f.jpg

Evet; herkes ölür, ölecek! Ama böyle mi; yaşanamamış ve tamamlanamamış – yarım kalmış bir sürü hikâyesiyle, henüz 23’ünde mi?

Yaşam tezgâhlarında hep eksiğinden bozdurulan bir hayat ya içinde yaşadığımız an be an;  bilirsiniz dostlar, sadece çok az insan, duruşlarıyla, ürettikleriyle, dokunuşlarıyla gerçekten yaşar sonsuzlukta…

kerim-tekin.jpg

***

Kelebek ömürlü, güzel tebessümlü, güzel yüzlü Kerim TEKİN. Bu muydu sebebin? 24 yıldır sızım sızım yüreğimize işleyen yine bir şarkın gibi “Bu haince veda niye?”

“Bu haince veda niye?
Çok sevmiştim ölesiye.
Ateşlerinde hicranım, yandım kavruldum.
Hüznünün denizinde, kaybolup gittim yar…

Tuzaktı aşkın bana;
Kandım, kahroldum.
Canımın baharında,
Yok olup gittim yar…

Bu gidişi aklım almadı,
Yüreğim yine yarım kaldı.
Canımın baharında,
Canımdan oldum yar…

Haykırsam dünyaya,
Aşkımı bir solukta...
Sen de mi çekip gittin,
Bunu ben hak etmedim…

Hani,
Sensiz bir hiçim demiştim ya?"

Anısına ve muhteşem üretimlerine saygıyla…

ezukfzfvgam34rq.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.