Yazmak mı?

Bir yaşam biçimi…

Seferi yalnızlıklarında bir bağırış!...

Kabullenememe;

Derinlerden gelen,

Suskunluğunun yansıması bir haykırış...

Kimi zaman aforizmalarda,

Kimi zaman yaşamdaki güzellikleri arayış…

Yazmak!.

Derdimiz - kederimiz,

Sevincimiz - neşemiz,

Coşkumuz - yalnızlığımız,

İlla ki; illa ki Aşk’ımız…

Öyle ki;

Tek mutlak mahkûmiyetimiz,

Kelimelerle doyumsuz sevişmelerimiz…

Yaşanmış – yaşanamamışlıklardan;

Az kullanılmış kelimelere,

İnce işçilikle bâkire cümleler kurmak…

Yazmak!.

Ve çizmek mısra mısra;

Dize dize hayâlinde buluşmak,

Odandaki boş duvarlara,

O'nu nakış nakış - ilmek ilmek; işlemek, yoğurmak...

Yazmak!. 

Sürüden ayrılmak bir anlamda,

Normalden uzaklaşmak…

Dipsiz kuyulara düşmek,

Avazın çıktığı kadar bağırmak…

Yazmak!.

Bir elveda kimi zaman,

Anılardan geriye kalan…

Yazmak!.

Özüne inene kadar;

Az kullanılmış kelimeleri,

Kısık ateşte pişirmek…

Henüz duyumsanmamış cümlelere,

Yeni anlamlar yüklemek…

Yazmak, demlenmek!…

Başka bir evrene yolculuk,

Kendini ötekileştirmek…

Yeri geldiğinde tamamen farklı bir karakter,

Feri geldiğinde; farklı, yaşanılır bir dünya üretmek…

Yazmak, kendini bulmak!…

Olmayanı oldurmak,

Olanı deliğinden çıkarmak; 

Sunmak ihtiyacı olana, sergilemek…

Yazmak!.

İnce fikir işçiliğiyle;

Harflerle hece,

Hecelerle kelime,

Kelimelerle cümle,

Cümlelerle dize,

Dizelerle Şiir yaratmak…

İhtiyacı olanın sahiplenebileceği Şiir’leri,

Tam ortasından hayata bağlamak…

Yazmak!.

Bahânesi hayatın.

Cümleâlemle birlikte, kendini şaşırtmak.

Derin yalnızlıklarında,

Bile isteye boğulmak…

Yazmak!.

Eli olmayana el,

Vücuduna bir nefer,

Kolu olmayana kol, 

Gözü olmayana göz olmak…

Ayağı olmayanı;

Kademe kademe,

Emekletmek, 

Yürütmek,

Nihâyetinde kırdırıp zincirleri,

Doludizgin koşturmak…

Bu kadar kalabalıkken etrafın,

Yalnızlaşmak…

Bitmez tükenmez uçurumlardan düşmek bazen, 

Çokça kaybolmak...

Yazmak!.

Her zaman aç olmak,

Aç kalmak;

Sofra dolusu değil,

Hayatın satır aralarından koparttığın,

Ekmek kırıntılarıyla,

Ölmeyecek kadar yaşamak…

Yazmak, tırmalamak!…

Tırnaklarını,

En sana ait olan yerden geçirmek hayata…

Hayatı kavramak; 

Sıkı sıkı tutmak,

Hiç bırakmamak...

Yazmak!.

Mücadele etmek;

Kötüyle - kötülüklerle boğuşmak,

Kötüyle - kötülüklerle kavgaya tutuşmak…

Yazmak, sonsuzluk kimilerine göre!…

Aramak!.

Bulduğunda sunmak;

Okuyanıyla birlikte, 

Sonsuzlukta buluşmak…

Yazmak bir yaşam biçimi dostlar!.

Hissetmek ya, yazmak…

Bazen yaşamamak!...

Araf'ta asılıp kalmak!.

En narin yerinden mandal ucuyla asılmak,

Bakmak ve konuşamamak,

Görmek ve çok anlamak,

Uyuşmak ve kıpırdayamamak

ve sadece yazmak,

Hep yazmak...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.