Dr. Aybars Akoğlu

Dr. Aybars Akoğlu

Başın Öne Eğilmesin

Altay taraftarı için sahada alınan sonuç genelde takımlarıyla aralarında bağı etkileyen en son kıstaslardandır. Dün de Süper Ligin kalburüstü takımlarından İttifak Holding Konyaspor’a karşı alınan 3-1 mağlubiyet taraftarın kulübe ve takıma duygularını belirlemede çok etkili değildi. Özellikle oyunun birçok zaman diliminde oynanan etkili futbol ve futbol lezzetçileri için sunulan ziyafet yenilgiye rağmen maçı izleyen taraflı tarafsız tüm futbolseverleri doyurdu.

Maça Altay çok iyi başlamıştı. Henüz beş dakika dolmadan kendi sahasında ligin en iddialı ekiplerinden olan rakibine karşı girdiği iki net gol pozisyonu Altay’ın bu maça kazanmak için çıktığının göstergesiydi. Rakip bu şok baskı ile sarsılmışken ilk atağında İbrahim Öztürk’ün büyük şanssızlığı ile ayağının takılıp düşmesi ile kazandığı pozisyonda golü buldu.

Gol sonrası Altaylı futbolcuların oyun iradesinde en ufak bir eksilme söz konusu değildi. Maç boyunca pozitif futbol oynamaya çalışan Mustafa Denizli’nin öğrencileri 22.dakikada bu sefer de kaleci Lizs’in büyük hatasıyla rakibin bile beklemediği bir skorla geriye düştü. Burada golü kaydeden eski Altaylı futbolcu Abdülkadir Bardakçı’ya da iki kelam etmek istiyorum. Bir önceki maçta Adana deplasmanında Demirspor’a attığı gol sonrası eski takımına gol attığı için yerinden kımıldamadan sevinmeme tepkisi gösteren oyuncu kendi seyircisi önünde eski takıma Altay’a gol attığında oradan oraya koşma nümayişi gerçekleştirdi. Bu samimiyetsizliğini en azından ona hep destek vermiş bir taraftar olarak kınıyorum.

Devre arasına girmeden Altay’ın latin futbolu ve üretkenliği maalesef bol pozisyon ve bir direkten dönen top getirdi. Yarı bitmeden Altay golü bulabilmiş olsaydı bu zorlu deplasmandan puanla dönmek şaşırtıcı olmayacaktı.

İkinci yarıda Türk futbolcu oynatma limiti gibi saçma bir kural sebebiyle Altay belki de tek oyuncu değiştirecekken üç oyuncu değiştirerek oyuna başladı. Bu oyuncu değişikliklerinin takımın ritmini etkilediğini düşünüyorum. İlk yarıya göre daha kısır geçen ikinci yarıda atılan karşılıklı goller skoru 3-1 olarak belirledi. Maçın uzatma dakikalarında dahi 3-0 gerideyken oyun anlayışını değiştirmeyen ve sürekli pozitif futbol oynayan Altay bu yıl futbol lezzetçilerin en sık takip ettiği takımlardan olacak. Bu keyif de skordan bağımsız Altay taraftarlarını mutlu etmeye yetiyor.

Kulübümüzde son beş yılda büyük bir mücadele yapıldı. En üst ligle taçlandırılan bu süreçte kulübümüzde kalıcı olmak adına çok güzel gelişmeler oluyor. Mustafa Denizli gibi Türk futbolunun devrimcilerinden birine kulübü emanet etmek düşük transfer maliyetleri ile neler yapılabileceğinin kanıtı oldu. Üstüne dört maçtır ortaya konan pozitif futbol ve futbolseverlerin büyük sempatisi kar oldu.

Yarın Altay tarihinin en büyük ticari anlaşmasının uygulamaya geçeceği gün. Belki bir çoğunuz gibi benim de kripto paralarla ilgili bilgi seviyem sınırlı. Ama yıllarca bu takım sokakta oynasın kaldırımdan desteklerim zihniyetinin bir parçası olarak, bu alanda da kulübümün girişimini elimden geldiğince destekleyeceğim. Bu konuda tüm Altay camiasının da kendi maddi güçleriyle orantılı kulübün bu yeni mecrasında yer almalarını diliyorum.

Artık sıradaki maç Göztepe karşılaşması. Ezeli rekabette yılarca hakim olan taraf Altayken son yıllarda denge değişmişti. Şimdi eşit koşullarda bir mücadele olacak. Altay taraftarının skoru önemsediği ender maçlardan biri olacak olan bu mücadelede, Altay kültürünü çok iyi bilen Mustafa Denizli ve öğrencilerinin güçlerinin en yükseğini ortaya koyarak keyifli buluşmada Altay taraftarının gülerek ayrılmalarını sağlayacaklarına inanıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.