Dyt. Tuncay Karahasanoğlu

Dyt. Tuncay Karahasanoğlu

Kış Döneminde Nasıl Beslenmeliyiz?

Kışa girerken dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan birisi havaların soğuması. Kısalan günlerde yapılan fiziksel aktiviteler azaldığı için metabolizma hızımızı yavaşlamakta ve kilo artışı kaçınılmaz olmaktadır. Bu nedenle mutlaka vücuda giren kalori azaltılmalı ve özellikle yağlı gıdalar tüketilirken çok daha dikkatli olunmalıdır.

Yaz mevsiminin bitmesiyle su tüketimi azalmakta buna istinaden çay/kahve gibi sıcak içeceklerin tüketimi artmaktadır. Fakat bu tarz içecekler diüritik etkileri fazla olduğundan mutlaka çay/kahvenin yanında ekstradan su tüketilmelidir. Unutulmaması gereken asıl konu da meyve suları dahil hiç bir içeceğin su yerini tutmamasıdır.

Ne kadar yoğun çalışsak da mutlaka öğün atlamamaya özen gösterilmelidir. Aksi taktirde vücut direnci düşer ve hastalıklara davetiye çıkartılır. Mikroplara geçit vermemek için öğünleri vaktinde ve sağlıklı şekilde almaya özen gösterelim.

Kış mevsimine girerken özellikle bağışıklığımızın daha güçlü olması için mutlaka günde en az 2-3 porsiyon kadar taze meyve tüketmeliyiz. Şu anda mevsimi olan mandalina, elma, armut, nar ve Trabzon hurmasını mutlaka tüketmeye özen göstermeliyiz.

Kış sebzeleri olan pırasa, ıspanak, kereviz ve lahana gibi çeşitlere sofranızda yer vermelisiniz. Bu sebzeler daha iyi bir sindirim sistemine sahip olmanıza yardım eder.

Probiyotik ve prebiyotik kaynakları düzenli tüketildiğinde bağırsak florasını ve bağışıklık sistemini güçlendirerek grip ve soğuk algınlığından korunmaya yardımcı olur. Yoğurt; içerdiği laktik asit ile mikroplara karşı vücudun savunma sistemini geliştirirken; kefir de yoğurttan farklı olarak; sindirim sistemine yararlı bakterilerin yerleşmesini sağlayarak bağırsak florasını dengeleyip, bağışıklık sistemini destekliyor ve hastalıklara karşı koruyor.

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar