Elif Mirmahmutoğlu

Elif Mirmahmutoğlu

Daha Kötüsü Ruh Yaşlılığı

"Her ölüm dünyada bir çatlak açar – bir boşluk bırakıp öyle gider her kişi : öteki kişiler de, şimdi, o çatlağı kapatmakla, o boşluğu doldurmakla görevlendirilmiş hissederler kendilerini" diyor Oruç Aruoba.

Ülkemizin felsefe ve edebiyat alanında önemli eserler veren, okuyan herkesi kısa ama vurucu cümleleri ile düşünmeye sevk eden felsefe bilimi uzmanı, akademisyen Aruoba, aramızdan ayrıldı. 72 yaşında öldü. Kendisi ile 1998 yılında çıkardığı "İle" isimli kitabı vesilesi ile tanışmıştım. "Filozof Dedikoduları" programı akıllardadır halen. Yumurta- Süt- Bal film üçlemesi gibi felsefe sosyoloji ve edebiyatın diğer özel isimleri Ulus Baker, İhsan Oktay Anar ile birlikte düşündüm her zaman Aruoba’yı. Düşün hayatımıza katkı sağlayan kıymetli isimler her biri. Tarihçiler ve felsefecilerin aksine şairler daha erken göçüp gidenlerden bu alemden yaşam şekilleri ile ilgili olsa gerek. Belki daha hüzün ehli , duygu insanı olmalarından. 59 yaşında ölen Cemal Süreya’nın ardından "Bir şairin gözleri kapanınca dünyada görülecek şeyler azalır." demişti Oruç Aruoba. Bazı gözler size ummanlar açar ya işte öyledir düşün fikir üreticileri felsefeciler, edebiyatçılar,  kültür insanları. Aruoba da onlardandı.

Onlar Yaşayan Belleklerimiz

Yaşayan bir bellekti bize sonsuz satırlar bırakarak gitti. Ölüm üzerine yaş üzerine düşünmeye sevk ederek yeniden. Yaşlıları, yaş alanlar pandemi süreci. Birçok ülkeye nazaran sağlık çalışanlarımızın özverisi, deneyimi ve sağlık alt yapısına bağlı olarak başarılı şekilde yürütülen bir süreç demek yanlış olmaz. Süreç içinde her kesim ayrı ayrı zorlandı karantinaya mesafeli ve maskeli yaşama alışmakta. +18 gibi özel bir muamele ile karşı karşıya kalan +65 yaş ve üstü yurttaşlarımız da oldukça çetin bir süreç yaşadı, yaşıyor. 1955 ve öncesi doğan tüm yurttaşlarımız, sağlıklarını korumak amacıyla evdeler ve bir süre daha denetimli serbestlik dışında çıkamayacaklar evlerden. Dünden bugüne filmi saracak olursak ailelerimiz  hafızamız, bağımız, tarihe tanıklık etmiş büyüklerimiz aynı zamanda yaşayan belleklerimiz ve geçmişimiz  alışkanlıklarını zor değiştiren ebeveynlerimiz. Evde somut ihtiyaçlarının karşılanması içinde yerel yönetimler de sivil toplum örgütleri de çözüm üretti yaşlılarımız için. Ama yeterli midir? Michigan Üniversitesi’nde Sosyal Psikolog ve Yaşlanma Uzmanı Helen Kivnick’e göre "delikanlı yaşlılar"da var. Aktif topluluk içinde etkin rollere sahip hayatın bu evresinden keyif alan birçok insan var zira artık yaşlı nüfus giderek artıyor tüm dünyada. Ya soyut durumlar ve psikolojileri nasıl acaba? Türkiye’nin ilk Gerontoloji Bölümü sahibi üniversite unvanını elinde bulunduran Akdeniz Üniversitesi. GeroAtlas 60+Tazelenme Üniversitesi (Yaşlı Üniversitesi) için Gerontoloji Merkezi. Bu merkez, geçtiğimiz günlerde 89 yaşında ölen Antalya’nın değerli iş insanlarından ruhu hep genç olan İbrahim Şencan desteği ile açılmıştı. Şencan, hastalığının ilerleyen evresine kadar üretimden beslenen aktif bir insan delikanlı bir yaşlıydı. Merkez, akademisyenler bu süreci nasıl yorumluyor? Nasıl değerlendiriyor?

Müsamereye Çıkar Gibi Hazırlanan Büyüklerimiz

Kuşakların birbirine değmesi, iletişim köprüleri, mutlu yaş alma sürecinin sağlanması  toplumsal devamlılık açısından önemli. 65 yaşından gün almadan kayıt yaptırmanın olanaksız olduğu Tazelenme Üniversitesi’nin COVİD19 süreci ve sonrasına ilişkin bir çalışma hazırlığı var mıdır? bilmiyorum.  Bu süreci yaşlılar açısından ayrı incelemekte yarar var. Pazar çıkış saatlerinde müsamereye çıkar gibi hazırlanıp dışarı çıkan büyüklerimiz için dijital çözümler ya da mesafeli sohbet ortamları yaratabilmenin yollarına da bakmak gerek diye düşünüyorum. Hali hazırda da halen sürecin 2.aşamasında yeni normal normlarını belirleme uygulama evresindeyiz. Üniversite sayfasında ve çeşitli sitelerde araştırmalar yaptım ama bir ize rastlamam mümkün olmadı  Bu süreçte üniversitenin öncülüğünde +65 için neler yapılabilir evde kalan yaşlılarımız için yaşama sanatını nasıl daha mutlu sürdürülebilir kılarız? Psikolojik açıdan toplumdan dışlanma duygusunu yenmeleri için neler yapılabilir?  Psikolojik destek sağlanabilir mi? Psikolojik bir şiddet mi tüm bu yaşananlar? Bunların da konuşulması gerek. Çünkü çevremizde birçok yaşlının içinde bulunduğu hissiyat bu şekilde. Yararsızlık hissi, kendini yalnız hissetme. Emekli maaşlı ile geçinemeyen yaşlılarımızın çalışamaması ve bunun zorlukları her biri ayrı başlıklar.

Ruh Yaşlılığı Daha Tehlikeli

"Kuşaklar Buluşuyor" adlı bir projede edebiyat ve gerontoloji öğrencileri ile yaşlılarımızı buluşturmuştuk bir keresinde. Yaşlıları keşfe çıkarken heyecanını hiç yitirmeyen Gerontoloji Uzmanı bir dostumla ortak hazırladığımız projeyi Muratpaşa Belediyesi Edebiyat Günleri adına yapmıştık. Bu sadece bir örnek elbette genişletilebilir geliştirilebilir. Yaşlılar Anlattı; Gençler Yazdı… Her açıdan ele almamız gereken bu pandemi sürecinde yaşlılık biliminde de yeni pencereler olsa gerek bu tip süreçlerde olağanüstü durumlarda bir yol haritası ve ruh hali atlası olmalı onlar için. Dünyaca ünlü tarihçimiz, Halil İnalcık 90 lı yaşlarında son kitabını yazdı. 67 yaşında bisiklete binmeye başlayan Leo Tolstoy. 51 yaşında yarım bıraktığı üniversiteye dönen ve eğitimini tamamlayan Kemal Sunal, 56 gibi genç bir yaşta bu gezegene veda etti. "Bir Ada Hikayesi" dörtlemesinin son kitabı "Çıplak Deniz Çıplak Ada"yı tamamladığında Yaşar Kemal ise 89 yaşında idi. Yaş almak ve yaşlanmak başka eylemler yani. 20 yaşında ruh yaşlılığı teşhisi konulması gerekenler ise başlı başına başka bir yazı konusu. Ruh yaşlılığı, biyolojik yaşlılıktan çok daha tehlikeli ve zor fikrimce. Velhasıl, 40 gibi genç bir yaşta (ki yaş konusu tartışmaya açıktır bahsettiğim üzere) aramızdan ayrılan Franz Kafka ile nokta koyalım "Güzellikleri görme yeteneğini kaybetmeyen kişi yaşlanmaz"

Önceki ve Sonraki Yazılar