Elif Mirmahmutoğlu

Elif Mirmahmutoğlu

Muhalefet İçin "Cesaret Vakti"

İzmir HDP Binası’na saldırı, Anayasa Mahkemesi’nin HDP’nin kapatılmasına ilişkin reddettiği davayı kabulü ve buna bağlı yaşananlar, iktidar bloğunun ‘Ne olursa olsun’ iktidarda kalma hırsının bir göstergesidir.  

2015 yılı Türkiye için önemli bir kırılma yılıdır. İktidarın, çözüm süreci devam ederken 7 Haziran seçimlerinde tek başına yönetimi kaybetmesi ile HDP’nin siyasi varlığını yok etmeye karşı söylemler sıklaştırılmıştır. Ardından 2019 yerel seçimlerinde iktidar bloğunun aldığı mağlubiyet HDP’nin kapatılmasına yönelik baskı ve sindirme politikalarının istikrarla sürdürülmesine neden olmuştur.

Çözüm sürecini başlatan süreci belirleyen AKP’nin ta kendisidir. Kapatma davasının Kandil görüşmeleri ile ilişkilendirilmesi, karşı savunmada bu noktayı öne çıkaracaktır. İzmir’de parti binasına düzenlenen saldırıda bir kadının öldürülmesi, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce geri gönderdiği HDP’nin kapatılmasına ilişkin iddianameyi kabul etmesi, içinde bulunduğumuz siyasal iklimin, hukuksuzluğun bir fotoğrafı gibidir.

İLİKLERE KADAR İŞLEYEN ‘NEFRET’

‘Ne olursa olsun’ iktidarda kalabilmek üzerine hareket eden Cumhur ittifakının, küçük ama kullandığı nefret dilindeki büyüklük ile bir numarayı alan ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin söylemleri, yine parti genel başkan yardımcısının “HDP kâmilen itlafı gereken bir siyasî haşere sürüsüdür" demesi, bunu diyebilmesi, iliklere kadar işleyen nefretin söze dökülmüş halidir.

Bahçeli’nin Deniz Poyraz’ın öldürülmesini reddettiğini açıklaması ve "ama"lı gerekçelendirmesi, Deniz Poyraz’ı örgütün eylemlerine yataklık yapan bir ‘terörist’ olduğunu söylemesi neyi değiştirdi peki? Ya da bu bilgi gerçek midir? Poyraz, PKK’ın kırsal katılım sorumlusu ise neden hakkında hiçbir işlem yapılmadı? Poyraz’ı öldürdükten sonra yaptığı cani eylemi WhatsApp durumda yayınlayarak içi soğuyan!!! Onur Gencer’in yaptığı meşru mudur? Bahçeli’nin açıklaması neye hizmet etmektedir? Bu nokta üzerinde incelikli düşünülmesi gereken husus. Bu açıklama, içi soğuyan Gencer’i aklama, yaptığı eyleme kılıf giydirerek koruma altına alma, bir ‘terörist’i daha yok ettiği için takdir etme anlamına gelen bir açıklama değil midir?

BAHÇELİ’NİN FERASET YOKSUNLUĞU

Toplumsal duyarlılık adına düşünmek feraset gerektirir. Lider olmak aynı zamanda bu feraseti de koruyabilmek demektir.

Günümüz Türkiye’sinde ‘terörist’ ilan edilmek, edilebilmek bu kadar kolayken MHP’li Bahçeli’nin bu açıklamaları bu tip saldırıları normalleştirmeye altlıktır. Bu iş için özel yetiştirilen Onur Gencer gibi eylemcilerin ekmeğine yağ, sütüne baldır, feraset yoksunluğuna net bir örnektir. Bu tip saldırılara hazırlanan siyasi zemininde ta kendisidir. O yüzden bu "ama"lı gerekçelendirmeyi tehlikeli olarak değerlendirenlerdenim. Burada daha dikkatli ve özenli bir dil kullanılması gerektiğini kaosa meydan verecek açıklamadan kaçınılması gerektiğini düşünenlerdenim.

Kaos çıkabilir deniyor ancak kaosa kaynaklık edenler kimlerdir? Hangi açıklamalar tahrik unsuru taşımaktadır? Hassasiyetle üzerinde durulması gereken budur.

GÜÇLÜ SAHİPLENME GEREKLİLİĞİ

Asgari müşterekte demokrasinin varlığının tesisi için mücadele eden herkesin daha yüksek bir ses ve sahiplenme ile HDP’nin yanında olması gerekir. Geçtiğimiz hafta HDP İl Binasına saldırının ardından toplumsal duyarlılık gereği Antalya’da "Emek ve Demokrasi Güçleri" platformuyla ortak düzenlene basın açıklamasına katıldım. Meslek odalarından, belediyelerden bir dönem CHP’de siyaset yapmış temsil noktalarında bulunmuş duyarlılığı yüksek insanları da gördüm alanda. Ama yeterli midir? Asla değil.

Ülke fotoğrafı da Antalya’dan farklı değildir elbet. İçinde bulunduğumuz iklimde farklı düşünen siyasal partilerin demokratik ilkeler etrafında ortak hareket kabiliyeti belirlemesi şarttır. Daha cesur hareket etme zamanıdır.

HDP kapatılabilir. Bu ülkenin geçmişi, kapatılan siyasal partilerle doludur ve her kapatma demokrasi adına bir cinayettir. HDP’yi kapatmak demokrasiye yeni bir yara açmaktan başka ne sağlar? Koca bir hiç. Bugün, Millet İttifakı’nın tüm bileşenlerinin sadece HDP için değil demokrasinin bekası için, kendi partilerinin devamlılığı için dahi olsa sağlam dik ve iri şekilde bir tavır sergilemesi gerekmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar