Elif Mirmahmutoğlu

Elif Mirmahmutoğlu

Nemrut, Beton, Şefkat ve Seyretmek Üzerine

“Yaşlılık Erik Erikson'un dile getirdiği gibi hayatın bütünlüğünün kavrandığı bir durak ve insan oradan, biriktirdiği bilgelikle hayatı seyredebilir”

Seyretmek için ince ince bakmak gerek. İncelmek için de kırılmak gerekiyor . Kırılmak ;  hayat ve zaman içinde  yol almak demek… Kırgınlık ve kırıklık farkındalık yaratmak için bir eşik aynı zamanda. İşin güzel tarafı da ışığın kırıklıklar arasından yükselmesi Leonardo Cohen’ in dediği gibi…  İzole hayat ve sosyal mesafe hayat içindeki yaşam mücadelesi eşiği aşmak için adım atanlar için de bir fırsat. Her gün dünyanın ve ülkemizin bir başka noktasından aldığımız haberlerle korku ve endişe katsayımız tırmanırken belirsizlik ile başa çıkabilmenin yöntemlerini arıyoruz. Belirsizlik 2020 için kilit kelime. Dünyanın belki en güzel ama yaşamsal anlamda da en zorlu yaşam mücadelesinin verildiği coğrafyada yaşayan bizler aslında belirsizliğe alışığız. Pandemi bu belirsizliğin üstüne tuz biber oldu. Efor sarf etmekten yorulan sağlık emekçileri, her gün bir hekimin hayatını COVİD 19 ile kaybetmesi, ekonomik koşulların her geçen gün zorlaşması, diyalog eksikliği nezaket eksikliği  canım biriciğim Gülten Akın’ın dediği gibi “Ah cancağızım kimselerin vakti yok durup ince şeyler düşünmeye” vakti olmayanların hızlı yükseliği ile kabalık duvarlarının Çin Seddi’ni bile geçmesi.   Her türlü endişeye bağlı tırmanan belirsizlik duvarı. Tüm bunlara rağmen hayatın tek bir ‘an’ olduğunu bilmek ve ‘rağmen’ yaşamayı başarmak oldukça zor. Bencilik yapmadan öz saygı ve şefkat gösterebilmek kendimize ve tabi ki çevremize. Oldukça zor evet. Christine Carter çevirisi ile Kemal Sayar makalesinde “Bencillik kişinin kendisine sıkıntılı bir şekilde odaklanması halidir. Bencil kişiler genellikle “ben” ya da “benim” kalıplarını fazlasıyla kullanarak kendilerini ifade ederler. Bu kişiler, gençlik ve güzelliklerini korumak ya da sosyal medyada kendilerine olduklarından farklı profiller yaratmak gibi dış güdümlü amaçlar edinirler. Sıklıkla paraya, güce ve başkasından gelecek övgülere karşı bir açlık halindedirler. Genellikle başkalarının zararına dahi olsa amaçladıkları bu şeyleri elde etmek isterler” Bencil olmayalım ama kendimizi sevelim başka türlü davranmak ancak böyle mümkün yine belirsizlike başa çıkmanın da en yalın yollarınden biri bu. Suni gündem ve suni insanlardan kendinini soyutlamak kan  bağı değil can bağı ile tutan samimiyet halatları sağlam köprüler kurabilmek. Bu köprüleri kuran insanlar seyir moduna geçebiliyor işte  yoksa hangi yaşa gelirse gelsin o moda geçmek imkansız.

Bitlis Tatvan sınırlarında eşsiz bir hazine Nemrut Avrupa Seçkin Destinasyonlar Projesi (EDEN) de  “Mükemmeliyetlik Ödülü” sahibi aynı zamanda. Nemrud Krater Gölü çevresine kurulmak istenen sosyal tesis için dökülen beton gibi sert sığ sevimsiz sahte modla ömür tamamlayanlar var bilge değil B bile olamadan. Oysa ne tatsız sığlıkla anılmak hep olduğunu sanmak sanal orgazmlar yaşamak . Ve hakikatle samimiyetle  hareket edenlerin iyi olmaya çabalayanların da  buna inandığını var saymak. Seyretmek için kırmak kırılmak gerek. Kırıldıkça yol almak demek. Aşı bulunsa da insanlar arasındaki takip mesafesini korumayı illaki sürdürmeli. Belirsizliğin güzelliğini severek ama akışa teslim olmayı da bilmek hayatın sihri bence. Kaba hal tutum ve davranışları açık net bir şekilde ifade ederek yüzleşmek demek aynı zamanda kısmen mutlu olmak. Mutlak bir mutluluk olmadığı şu gezegende empati yaparken kendimizi varlık sebebimizi minnet ve şükran duygumuzu da unutmamak gerek evet. Ama önce kendimizi unutmamak gerek. Nemrut’ tan Gülten Akın’a Leonardo Cohen’den Kemal Sayar’a durakları çeşitli bir gözlem metni oldu yine zihnimden kelimelere dönüşenler bu satırlar. Ama limonlu su gibi teselli bulduğumuz haberler de oluyor önce bir cinnet anı gibi çevre doğa düşmanı iştirakler saçma girişimler bakınız seyit terası için Nemrut ta yapılan betonsal saldırı girişimi  çığ gibi büyüyen tepkilerle, sonra umut veren bir haber daha. “Nemrut’ta Göle dökülen betonun Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğü tarafından en yakın sürede sökülüp kaldırılacağı ve bölgenin eski doğal haline getirileceği belirtildi” 

Önceki ve Sonraki Yazılar