Elif Mirmahmutoğlu

Elif Mirmahmutoğlu

Örgütlü Mücadele, Amiral Gemisi ve Alişan

"Çalışma saatleri 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre uygulanmak zorundadır. Günlük çalışma süresi bir saat yemek molası hariç 11 saati aşmamalıdır." 

Yıllar önceydi Altın Portakal rüzgarında sinema ile şifalanan ve öğrenen bir genç olarak bugün de çok iyi işlere imza atan o güzel adamın ‘sigortası’ olmadığı öğrenmiştim. Kıymetli sinema insanı hastalanmış  aciliyete bağlı hastalık masrafları vakıf kasasından karşılanmıştı. 2000 lerin başındaydık. beyaz perde parlak ama arka sokaklar sanıldığı gibi renkli değildi hiç te olmamıştı. Vakıf ya da kasa değil mesele.. Ki o kasalardan ,sinema ve sinema emekçilerinin harcama kalemleri dışında kişiselleştirilerek nice müsriflikler yapıldı. Bunlar haber sayfalarına görselleri ile taşındı konuşuldu ve tabi sonra unutuldu!!! Vakıfların siyasi idareden belediyelerden bağımsız varlıklarını sürdürmeleri gerekliliği konusunun önemine geliyor konu ki o başka bir yazı hatta inceleme konusudur .

AMİRAL GEMİSİNDEN HABERLER

"Amiral Gemisi" olarak tariflenen Türkiye’deki okul gibi gazetesin de mesaisi olan her basın emekçisi illa bir şey öğrendi ama hırpandığı yerler de olmadığı değil .Amiral Gemisi de ayrı bir tanımlama. Askeri bir rütbe ve  özgürlük!!!. Neyse bu bahsi çok iyi bilen iletişimci akademisyenler var. O yıllarda habercilik  bir ruhla yapılıyordu kısıtlı olsa da  basın özgürlüğü bugünden çokça hallice idi.  2 gün önce en iyi haberleri yapan muhabirlerden biri olduğum için ödüllendirilirken 2 gün sonra ekonomik krize bağlı olarak ve ‘kadın’ olduğum ve çalışma mecburiyetim olmadığı düşünüldüğü(!!) için işten çıkarılmıştım. Büyüklerimizin takdiri. Kişisel performansıma yönelik bu tavır beni hak arayışına itti çünkü adalet diye çağıranları hak arayanları biz yazıyorduk .Biz; bizi de konuşmalıydık. İş Mahkemesi’nde kazandığım davada tam zamanlı olarak çalıştığım büyük kurumda ‘kaşeli bölge muhabiri’ olarak gösterildiğimi öğrendim yine 2000 lerin başında idik. Ne ilktim ne de son oldum muhakkak kanıksanmış yanlışlıklar ülkesindeydik ne de olsa.

SANATTA SENDİKAL MÜCADELE

 Yaşamlarımıza değen bir film repliği bir müzik bir dans performansı nasıl da dönüştürebiliyor bizleri. Bütünüyle kültür;  insanı insan kılan.Bahçeşehir Üniversitesi Konservatura’nın geçtiğimiz günlerde online olarak ev sahipliği yaptığı , 'Yeni A Normalde Müzik ve Sahne Sanatları' paneli bu anlamda çok değerliydi.Kültür ve sanat yatırımlarında öze teşebbüsün rolü ve oluşamayan kültür ekonomisi üzerine önemli veri tabanı oluşturacak br çalışma oldu. 'Örgütlü mücadele hak arayışında sanat ve sahne emekçilerinin durumu nedir?'  durup düşünmek farzdı bu farz pandemi ile arşa çıktı. Bu anlamda 'Oyuncular Sendikası'ndan Genel Sekreter Sercan Gidişoğlu'nun durumu ifadesi kapanan sahneler bozulan moraller ve sanatla direnme çabasını anlattı. Hak temelli mücadele. Ve ülkemizde oluşamayan 'Kültür Ekonomisi' .Geçte olsa oluşması için çaba sarf etmek ve sarf edenlere destek olmak konum.  

YERLİ VE MİLLİ HAKSIZLIKLAR

Yazının giriş cümlesi ise 'Oyuncular Sendikası' web sitesinin Covid 19 tedbir ve sektör çalışma şartlarını içeren bildirgesinden. Günlük çalışma saatlerinin 11 saati aşmaması gerekir diyor. Sade ve sadece 11 saat!!!! Enseyi karartmaya elbet gerek yok hak hukuk savunucuları her sektörde var ve mücadelelerini sürdürüyor sürdürecekte. Vasatın altında diye tanımlanamayacak yerli ve milli diye değer sömürüsü yapılan TV dizilerinde çok kıymetli oyuncular var. Gördüm, gördünüz görüyoruz.  (Ki esasen burada en çok haksızlık yapılan yüceltilmeye çalışan tarihi figürlerin nefret objesine dönüştürülmesidir) .Pandemi ile  ağırlaşan yaşam mücadelesi ile mecbur kalınan rollerin kabülü konusu var bu dizi castlarında bence. Bir film ya da dizi setinden geçimini sağlayan kalabalıklar okul taksitleri, site aidatları , ev kiraları konusu var..  Velhasıl, Ece Erken-Çağla Şıkel ve Demet Akalın gibi kadınların yanında boy gösteren sanatı ile dev isim (!!!) Alişan ve havarileri bu yazı ve konu kapsamı dışındadır onların başka bir kapsama alanı olduğu ise hakikattir...

Önceki ve Sonraki Yazılar