Elif Mirmahmutoğlu

Elif Mirmahmutoğlu

“Sessiz Kalma En Kuvvetli Alkışlamadır”

“Sessiz kalma en kuvvetli alkışlamadır” Körlük Jose Saramago

Adını bilmediğimiz bir ülkede bir taksi şoförünün kör olmasıyla başlayan salgın tüm ülkeyi sarar ve körler belirli bölgelerde karantinaya alınır. Saramago’nun Nobel ödüllü bu kitabında ‘Körlük’ metaforu üzerinden çok sert bir sistem eleştirisi yapılıyor. İnsanın bencilliği ve değer yargılarının yitimi üzerine çok önemli tespitleri olan bir başyapıt.

Bu kış okuduğum bu eser bana içinde bulunduğumuz süreçle de ilgili önemli ipuçları verdi diyebilirim. Toplumsal körlük iliklerimize kadar sirayet etmiş durumda.  Her insanın başka başlıklar altında sınavları var. İnsaniyet dediğin şeyi oluşturan yegane unsurlarda bu sınavlardaki tutumun.  Duruşunu ve oluşunu belirleyen omurga ve onur aynı zamanda. Güce göre konumunu seçen milyonların olduğu ülkemizde haksızlığa uğradığın vakit toplum seni direk ‘suçlu’ olarak damgalamaya hazırdır.  İnsanların birçoğunun gözüne beyaz perde inmiştir ve direk virüs taşıyormuşçasına uzaklaşıverirler senden. Bu ülkede milyonlarca haksızlık ve hukuksuzluğa uğramış yurttaş bulunmakta.

Çorlu’da evladını kaybedenler, Cumartesi anneleri, Soma’da ailesi ocağı sönenler, KHK mağduru akademisyenler, gözleri kocaman Ceylan vardı hani Ceylan Önkol’un ailesi mesela. O kadar çok hadise sayabilirim ki bunlar aklıma ilk gelenler. Benim de bir mücadelem var haksızlıkla ilgili bunlardan en miniği belki de ve sadece bir tanesi…

Pozisyonlarına zeval gelmesin diye gözüne beyaz perde inenleri, gücün prangalısı, güçlünün kölesi olan ve kendilerine ait bir cümlesi bile olamayan insanları da çok iyi tanırım. Gelelim bugüne. Bölgemiz insanı Isparta Şakirkaraağaç doğumlu Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun ‘Kral Çıplak’ diyerek milletvekilliğinin düşürülmesine de gözüne beyaz perde inenler ses çıkaramayacaklar. İmam Hatip mezunu oldukça muhafazakar bir yapıya sahip Gergerlioğlu’nu sevip sevmemek değil mesele o bir aktivist, insan hakları savunucusu.

Türkan Saylan’la ilgili fikirleri başta olmak üzere birçok konuda eleştirebiliriz kendisini. Ama bu karşı karşıya kaldığı hukuksuzluğu görmezden gelme hakkını vermez bize. Enis Berberoğlu örneği varken yapılan bu hareket siyasi bir operasyondur ve hukuksuzdur. Yine HDP’ye açılan kapatma davası seçmen iradesine atılan dev bir tokattır.

Politikaları, duruşu terör örgütü ile arasına koyamadığı mesafeyi eleştirebilirsiniz o ayrı mesele. Ben bu konuda Pervin Buldan’ı sıkı eleştirebilirim mesela. “Çözüm sürecinde bize vaad edilenleri bir söylersek…” minvalinde açıklaması geldi aklıma. Böyle demesi sonra açıklamaması durumu birçok eleştiride bulunmamız mümkün HDP’ye de. Ama 6 milyon kişinin oyunu almış bir partinin kapatılmasını teklif etmek seçmen iradesine demokrasiye saygısızlıktır.

2021 yılındayız bu saygısızlığa sessiz kalmamalıyız. Refah Partisi’nin kapatılmasını istemek nasıl delilikse bu da aynı deliliktir. Herkesin kendisine ‘demokrat’ olduğu bu ülkede  ‘ama’sız ‘fakat’sız hukuksuzluğa karşı çıkmamız gerekmekte.

Sessiz kalmayı sürdürenler gözüne inen beyaz perde dışında bir şey görmemeyi seçenler oldukça dejavu yaşanmaya devam edecektir. Ülkemizin en kıymetli hukukçularından Turgut Kazan’ın dün akşam TV de söylediği cümle tam da bir özettir aslında bugünden. ‘Hukukun olmadığı bir ülkede hukuksuzluklara şaşırmak anlamsızdır’

Önceki ve Sonraki Yazılar