Avrupa ve Rusya Siyasetinin Türk Turizmine Yol Vermesi Bekleniyor

Türk turizminin yükünü yıllardır iki ana pazar çekiyor.

Rusya ve Almanya'dan gelen turist sayısı toplam turist sayısının yüzde 50'sinden fazla.

Ağırlıklı olarak sadece iki pazara bağlı kalmanın sıkıntılarını her fırsatta dile getirmeye çalıştık. Turizmci de bunun farkında ama maalesef 3.cü bir ana pazar bir türlü yaratılmadı. 

Bugüne kadar Avrupa ile sorun yaşadığımızda Avrupa'dan gelen turist kesildi. Rusya ile sıkıntı yaşadığımızda da Rusya ve BDT ülkelerinden gelen turist akışı kesildi. 

Şimdi ise korona virüsü çıktı. Sadece iki ana pazarımızdan değil tüm pazarlarımızdan turist akışı sıfırlandı.

Turist gönderen ülkeler, başta Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkeleri bir bir seyahat kısıtlamasını kaldırıyor. Ama sadece Avrupa Birliğine üye ve shengen ülkelerine bunu kaldırıyor. 

Ama Türkiye gibi üye olmak için 50 yıldır bekleyen bir ülke maalesef yok sayılıyor. Türkiye'ye ''Sen bizden değilsin'', diyorlar. 

Özellikle Almanya'nın aldığı karar (Eğer değişmezse) sonrası görünen şu.

Yüksek sezonda Avrupalı turisti unutalım.

Rusya'da da durum farklı değil.

Rusya corona ile mücadele ediyor. Her ne kadar orada da seyahat kısıtlaması ülke içinde kaldırıldıysa da yurt dışına kısıtlamalar devam ediyor.

Rusya'dan gelen haberlere bakılırsa Rus turistlerde bu yıl yüksek sezonda Türkiye'ye gelemeyecekmiş gibi gözüküyor.

Ama bu kararlar genelde ekonomik ve siyasi kararlardır. Yani her an değişebilecek olan kararlar.

Biz şu anı değerlendirecek olursak Türk turizmi için ortada pek olumlu bir tablo yok. Yüksek sezon kaybedilirse 2020 yılı da büyük oranda kaybedilir.

Bir de iç turizm var.İç turizm bir çok ülke için kurtarıcı durumda. İspanya dahil bir çok ülkede iç turizm oranı yüzde 25'ler cıvarında. Zor günlerde iç turizm onlar için kurtarıcı durumuna gelebiliyor.

Neden mi? Çünkü o ülkeler iç turizme sahip çıkıyor. Dış turiste verdiği yüksek fiyatı iç turizmde uygulamıyor. 

Türkiye'de ise durum çok farklı. Daha düne kadar Yabancı turist bire tatil yaparken yerli turist ikiye tatil yapıyordu. Bazı oteller ise ''Bana yabancı turist lazım. Türk turist gelmesin'' diyordu.

Rusya ile yaşanan kriz sonrası iç turizm rağbet görmeye başladı. Ama iç turizmin toplam turizm içindeki payı maalesef yüzde 10'lar cıvarında. Yani diğer turist kabul eden ülkelerin çok gerisindeyiz.

İç turizm Türk turizmi için kurtarıcı rolü oynamak için gelişemedi veya gelişmesine müsaade edilmedi. Ama şimdi iç turizme muhtaç kaldık.

Oteller Haziran başı açılacak ve yerli turist otellere akın edecek beklentsi hakim oldu.

Ancak şu ana kadar ne oteller açıldı ne de yerli turist tatile çıktı. Bazı Ege bölgesindeki tatil yörelerine yerli turist akını oluyormuş. Ama baktığınızda hemen hemen tamamı kendi yazlıklarına gidiyorlar. Otellere giden yok denecek kadar az.

Yani şimdi ne ana pazarlar ne de iç pazar Türk turizmine ilaç olamıyor. Oteller boş. Oteller temmuz ayından da umudunu kesti. Ağustosta açılırsa biraz olsun masraflarını çıkarabilecekler. Ama Ağustos ayı da zor görünüyor. 

Görünen şu. Eylül ayına kadar başta Antalya olmak üzere tüm destinasyonlar adeta kış sezonunu yaşayacak. Gelen turist sayısı az olacak.

Tabi siyaset her şeyin üstünde. Siyaset turizme de yol veriyor. 

Avrupa ve Rusya siyasetinin Türk turizmine yol vermesi bekleniyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar