Dünya Kenti Antalya Böyle mi Olmalıydı?

Antalya, Türkiye'nin vitrini. 

Dünyanın diğer ülkelerinde Türkiye akla geldiğinde, ilk akla gelenlerin başında Antalya kenti geliyor.

Antalya'yı, Türkiye'nin modern yüzü, turistlerin gönül rahatlığı ile gezip tozabildiği bir kent olarak tüm dünyaya lanse ediyoruz. Turistler de bunun için Antalya'yı tercih ediyor.

Bunun neticesinde de Türkiye'de yabacılar en çok konutu İstanbul'dan sonra Antalya'dan alıyor. İstanbul'un nüfusunun 15 milyon, Antalya'nın ise 2.5 milyon. Antalya'nın böyle bir nüfusa sahip olduğu düşünüldüğünde yabancılara satılan konutun ne kadar fazla olduğu göz önüne seriliyor.

Antalya yerleşik yabacıların cenneti haline geldi. Resmi rakamlara göre daimi oturma izni alan yabancıların sayısı 100 bin civarında. Bir de Türkiye'de oturma izni alan ve onların yanına tatile gelen yakınlarını hesap ettiğimizde Antalya'da otellerin dışında kalan yabancıların sayısı herhalde en az ikiye katlanıyordur.

Yabancılar neden Antalya'yı tercih ediyor. Sadece denizi, kumu ve güneşi için mi? Eğer konu sadece deniz, kum ve güneş olsa bütün Akdeniz'deki, Ege'deki illerimiz yabancıların akınına uğrardı. Ama en çok ilgi Antalya'ya.

Demek ki yabancılar deniz, kum ve güneşten daha farklı bir şey buldular da onun için yerleşmek için Antalya'yı seçiyorlar.

Antalya'ya gelen yerli ve yabancı turistler son zamanlara kadar özgürce dolaşıp istediği gibi hareket edip istediği gibi yediler ve içtiler. 

Sinek ufak ama mide bulandırır. Uygulanacak her yasak onları ürkütür. 2 yıl önce Antalya Valiliği yıllardır sahillerde veya şehir merkezindeki kafelerde serbest olan içkinin satılmasını ve açık alanlarda içilmesini yasakladı. Halbuki o güne kadar herkes kafelerde ve bahçelerde oturup rahatça içkisini içebiliyordu. Her yerde de içki satıldığı için rahatça ulaşabiliyorlardı. 

Bu yasak Antalya'da yaşayanların ilk soru işareti oldu. Şimdi de kapanmadan dolayı ülke gündemine içki satışı yasağı girdi. İç İşleri Bakanı tam kapanma döneminde marketlerde, içki satış yerlerinde içki satışının yasak olduğunu sözlü olarak açıkladı. 

Ancak Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Başkanı böyle bir genelgenin var olmadığını, bu nedenle de satışın süreceğini açıkladı. Ama Bakan Soylu yeniden sözlü olarak ''İçki satışı yasak'' dedi.

Madem yasak neden kendi genelgelerinde bunu açıkça belirtmediler. Polis denetimlerde ''Bize sözlü söyledi. İçki satışı yasak. Biz ceza keseriz'' diyor ve satanlara cezayı kesiyor.

Ama hukukçular bunun Anayasaya aykırı olduğunu belirtiyorlar. Yani bir suç unsuru olduğunu söylüyorlar. İçki satış yasağını  resmiyete dökmüyorlar, sözlü olarak bu baskı kuruluyor. 

Ama gel gelelim bazı illerin valileri hemen Hıfzısıhha Kurulu kararıyla tam kapanma döneminde içki yasağını getirdi.

Maalesef dünya kenti dediğimiz Antalya Valiliği de buna hemen uydu ve Antalya'da içki yasağı olduğunu duyurdu.

halbuki Antalya gibi Dünya kenti olgusunu yaşatmaya çalışan bir kentin valiliği böyle bir yasak olsa da en son açıklaması gereken il valilerinden biri olmalıydı. 

Yasak kelimesi her zaman itici bir kelime. 

Antalya bir turizm kenti ve Türkiye'nin vitrini, yasakla anılan bir yer olmamalıydı. 

Belki Ramazan dönemi. Oruç olduğu için içki tüketilmesi hoş olmaz denebilir ama dedim ya Antalya bir dünya kenti. 100 binden fazla yabancı Antalya'da yaşıyor. Onların içki içmesine mani olmaman gerekiyor. Çünkü onlar deniz, kum, güneş olduğu kadar özgürce Antalya'da yaşamlarını sürdürmek için Antalya'ya yerleştiler.

Antalya Valiliği umarım bu kararını gözden geçirir. Antalya'ya istisna olarak yasakların kaldırılmasını sağlar. Bundan sonra da Dünya kenti algımızın bozulmasına neden olabilecek kararlar alırken daha duyarlı olur.

Aksi taktirde Antalya'ya dünya kenti diyemeyiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar