Esra Zeynep Özdemir

Esra Zeynep Özdemir

Biraz Kenara Çekilin Artık Beyler

Yarın yine 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü.

Binlerce mesaj, binlerce etkinlik yapılacak. Evet, farkındalık yaratmak önemli ama kadınların yeri öyle bir sinsin ki artık toplumsal hayata, her yıl özel bir gün ile anılmasının ötesinde bir kabul oluşsun isterim.

Kadın emek verendir zaten. Evine emek verir, işine emek verir, sevdiğine emek verir, çocuklarına emek verir. Kutsaldır onun emeği, çünkü her dokunduğu yere bir başkalık gelir.

Öyle kadınlar çiçektir değil, kadının elinin değdiği yer çiçek açar zaten.

Duygusaldır, keskin egosal duyguların esiri olmaz. Düşünür, irdeler, bir erkeğin düşünemediği öngörüleri vardır. Yeri gelir yolundan dönmez, ama yeri gelir yanlıştan dönmeyi de bilir.

Şefkatlidir, kızsa bile yumuşaktır kalbi, elini vicdanına çabuk koyar.

Marifetlidir, hep daha iyisini nasıl yaparım diye düşünür.

Özenlidir, sonuç yaratmak ister ama süreci asla ihmal etmez.

Ve biliyor musunuz? Bunların hepsini aynı anda yapabilir.

Şimdi soruyorum?

Bu dünyada yaşayanların yarısı erkek ise diğer yarısı da kadın. Bu özel gün, ne zaman erkek egemen bir dünyada kadınlara yapılan bir jest olmaktan çıkacak? Bunu biraz da diğer yarıya soruyorum.

Amacım erkeklerin niteliklerini göz ardı etmek ya da küçümsemek değil,

Hayatı sizinle beraber yaşamak çok güzel ama artık biraz kenara çekilseniz beyler?

Toplumsal yaşamın her bir hücresinde beraber yaşarken bugün hala karar mekanizmalarının buram buram eril fikirlerle dolu olduğu bir dünyada artık kadınların dünyasına güvenseniz?

Ülkemizin tartışmasız var olan bütün güzelliklerini elimizin hamuruna karıştırsak da beraber eşit temsil hakkıyla yönetsek, hatta bu olmazsa olmazımız olsa.

Eğitimden başlasak mesela, özgüvenli, kendi ayaklarının üzerinde duran çocuklar büyüse bu topraklarda, daha küçükten erkeklere anlatsak kız kardeşlerini hor göremeyeceklerini, itaat etmek değil, el ele yürümenin güzelliğini.

Yüzlerce kadın cinayetinin erkeğin öfkesinden kaynaklı olduğunu kabul etmesek, erkeklerin daha küçükken kızlardan üstün olduğuna inandırılan “toplumsal gerçeklerin” bir yanıltmaca olduğunu anlatsak. Hırsıza, arsıza yapılan toplumsal baskıyı kadını döven, öldüren adama da yapsak.

Ekonomiyi biz yönetsek mesela, gelir ve gider dengesini biz yapsak,

Çalışmadığı halde kocasının kendisine verdiği paradan kenara artırmasını bilen kadının, zor günlerde yastığının altından çıkan burma bileziğinin evde yarattığı ferahlık duygusunu parlatsak bu ülkede,

Kıyımızı köşemizi temiz tuttuğumuz evimiz gibi idare etsek ülkemizi,

Hiçbir şeyi çöpe atmayıp kendimize ya da bir başkasına fayda sağlayacak şekilde değerlendirdiğimiz gibi yönetsek sahip olduğumuz tüm kaynakları,

Çocuklara, hayvanlara, yeşile, maviye değer katsak, 

Kızımızı da oğlumuzu da eşit şartlarda eğitsek, sevgiyi, saygıyı en önemlisi de tüm imkanların her ikisi için de hak olduğuna inandırsak,

Gençlerimizin tekrar ümitlerini yeşertip başka ülkelerin gençlerine imrenmeyecek kadar ülkelerinde tekrar var olmak istemlerini yeşertsek,

Siyasetin erkek egemen bir oluşummuş gibi görüldüğü bir yerde kadınlarımızı bu oluşumun bir “kolu” olmaktan çıkartsak.

Yolumuzu açın,

Biz bunu yaparız.

Biz kadınız.

Bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borcumuz var.

Elimiz, kolumuz, en önemlisi de aklımız iş tutar bizim.

Biraz kenara çekilin artık beyler.

Önceki ve Sonraki Yazılar