Esra Zeynep Özdemir

Esra Zeynep Özdemir

Z Kuşağı Bangır Bangır Geliyor

Şu an dünyada 5 kuşak beraber yaşıyoruz…

Endüstri devrimlerinin hızla geliştiği dünyamızda Endüstri 4.0 konuşulurken artık Endüstri 5.0 dillendirilmeye başladı bile.

Kontrol edilemeyen bu değişim, kuşakların hayata bakış açılarını, hayatı algılama biçimlerini ve beklentilerini de hızla farklılaştırıyor.

İlk Sanayi Devrimi Endüstri (1.0) 18. Yüzyılda su ve buhar gücünü kullanarak mekanik üretim sistemleri ile ortaya çıkıyor. İkinci Sanayi Devrimi Endüstri (2.0) ile ise, elektrik gücünün yardımıyla seri üretim tanıtılmaya başlanıyor.

İşte tam burada 1927-1945 döneminde doğan “Sessiz Kuşak” olarak da anılan büyükanne ve dedelerimiz ile 1946-1964 yılları arasında doğan “Baby Boomers” kuşağı anne ve babalarımız dünyaya geliyor. Cumhuriyet Kuşağı olarak da tanımlayabileceğimiz bu kuşak yaşamak için çalışıyor ve tüketim alışkanlıkları sadece ihtiyaç duyduklarından şekilleniyor. Kurallara sadık, teknolojinin yaygın olmadığı, herkesin işini kendi kendine hallettiği bir dönemde doğuyorlar.

20.Yüzyılın ilk yarısında başlayıp  1970’li yıllar ile ivme kazanan Üçüncü Sanayi Devrimi Endüstri (3.0)’de, dijital devrim, elektroniklerin kullanımı ve Bilgi Teknolojileri'nin gelişmesiyle X Kuşağı’nın da devri başlıyor.

1965-1979 yılları arası doğan bu kuşak teknolojinin hayata dokunmasıyla  önemli değişimler yaşamaya başlıyorlar ama çalışkan, bireyci ve rekabetçi X kuşağı kendilerini daha nelerin beklediğini o dönemlerde hayal bile edemiyorlar ama çocukları “ Y Kuşağı” ile birlikte onlar da öğreniyor…

1980-1995 yılları arası doğan “Y Kuşağı”, kuşaklar arası farklılığın en çok hissedildiği nesil özelliğini taşıyor. Teknoloji dostu bu kuşak, girişimci, rahat, küresel dünyayı tanımaya başlayan, diğer kuşaklardan farklı tercihlere sahip olan, yetenek ve başarı odaklı bir kuşak olarak kişisel gelişime ve girişim fırsatlarına çok önem veriyor.

Sosyal medya kuşağı olarak da tanımlayabileceğimiz bu kuşak yaratıcı ve yenilikçi fikirlere oldukça açık ve kendini ifade etmekten çekinmeyen bireyler olmayı önemsiyor. Tüm dünyayı teknolojinin imkanlarıyla izleme, öğrenme imkanına sahip oluyorlar…

Bu arada teknoloji gelişmeye devam ediyor…

Fazla uzak değil 9 yıl önce 2011’de Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi birçok çağdaş otomasyon sistemini, veri alışverişlerini ve üretim teknolojilerini içeren kollektif bir terim olarak karşımıza çıkıyor. Bu devrim, nesnelerin interneti, internet hizmetleri ve siber sistemlerden oluşan bir değerler bütününü ifade ederken 2016 yılında bu defa Endüstri 5.0 ya da diğer adı ile Toplum 5.0’le tanışıyoruz.

Toplanan büyük verinin, yapay zeka tarafından yeni bir zeka türüne dönüştürülerek, ürünlerin ve hizmetlerin toplumun her köşesinde talep edenlere ihtiyaç duyulduğu miktarda ve zamanda ulaştırılması ile daha konforlu ve sürdürülebilir bir yaşam vadediyor. Tıpkı Endüstri 4.0 gibi onun sunduğu imkanlarla Toplum 5.0’in de dünyamızda önemli değişimler yaratacağı bekleniyor. Yaşayıp göreceğiz…

İşte tam bu gelişimlerin başında 1995 yılından sonra özellikle 2000’li yıllarda  doğan “Z Kuşağı” teknolojinin olmadığı bir dünyayı bilmeyen, internet aracılığıyla sosyalleşmeyi seven, teknolojiyle yaşayan, hızlı, dünyayla istediği anda temas kurabilen, kendini ifade etmekten çekinmeyen, analitik zekaya sahip, özgüvenli ama kuralları pek de sevmeyen bir nesil olarak büyüyor…

Teknoloji sayesinde tüm dünyayı yakından takip eden bu nesil, tıpkı Y kuşağı gibi nasıl bir ülkede yaşamak istiyor?

Adaletli, ifade özgürlüğü olan, çevre duyarlılığı yüksek, toplumsal eşitlik duygusunun, samimiyetli iletişimin olduğu, anlaşılmayı, kendisiyle empati kurulan bir dünya düşlüyor…

İyi bir eğitim almak istiyor, fırsat eşitliği hayali ile ülkesinde  liyakatın önemseneceği bir çalışma hayatı olsun istiyor. Ülke kaynaklarının her birey için eşit fayda yaratacağı, geçim derdini düşünmediği bir ülke…

Değişimin çok hızlı olduğu bu dünyada ülkemizde ileriki zamanlara damgasını vuracak bu aktivist ruhlu Z kuşağının sesine kulak vermek lazım, çünkü bu değişimin sancılarını yaşayan Y kuşağı abileri ve ablalarının ellerinden tutup ve hatta bu dünyaya evlatlarıyla ayak uyduran anne ve babalarına kılavuz olan Z kuşağı bangır bangır geliyor…

Samimiyetle dinlenen ve anlaşıldığını hisseden bu yeni neslin mutluluğu, ülkenin mutluluğu için olmaz ise olmazımız, çünkü henüz büyüme çağında olan 2013 yılından sonra doğan “Alpha Kuşağı”’na önderlik edecek olanlar da onlar…

Seçim bizim…

Önceki ve Sonraki Yazılar