Cumhuriyetimizin 98. Yılı Kutlu Olsun!

Gözlerimizi özgürce nefes aldığımız bir günün sabahına açmak kadar muhteşem bir duygu yoktur. Kendinizi kısa bir an için Afganistan ya da Suriye’de yaşarken düşünün. Anlarsınız.

Toplumların refahı yönetim biçimleri sayesinde belirlenir. Bu yönetim biçimlerinin en ideali Cumhuriyettir. Bu yönetim şekli egemen halkın seçtiği milletvekilleriyle olur. Bu yönetim şeklini nasıl elde ettiğimizi idrak etmek de bağımsızlığın ve demokrasinin korunması için bir elzemdir. Bunu ancak yalnızca bugün idrak etmeye çalışıyoruz. Bir insan elindekinin değerini kaybedince anlarmış. Biz bir şey kaybetmedik ama değerini bilelim ve çocuklarımıza öğretelim. Onlara muhakkak tarihimizi okutalım ki bilsinler. Tarihi yalnızca okulda geçilmesi gereken bir ders olarak görmesinler. Tarih bir ulusun varoluş sürecini gelecek nesillere aktaran gerçeklerdir.

Bizim de tarihimizde Cumhuriyet’in ilanı önemli bir yer tutar.

Tarih 28 Ekim 1923: Mustafa Kemal Atatürk, Çankaya Köşkü’nde vekilleri akşam yemeğinde toplar ve orada hazır bulunanlara:

“Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!” der.

Tarih 29 Ekim 1923: akşam saatlerinde toplanan TBMM’de, Teşkilatı Esasiye Kanunu’nun bazı maddeleri değiştirilerek, Türkiye devletinin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğu “Yaşasın Cumhuriyet!” nidaları arasında ilan edilir.

Bu ilanın üzerinden 98 yıl geçti. Her yıl 29 Ekim’de bizi bugünkü özgürlüğümüze kavuşturanları minnetle anıyoruz. Anmalıyız ve anmaya da devam edeceğiz. Bugün boyunduruk altında yaşamıyorsak, özgür nefes alıyorsak Atatürk’ün Cumhuriyeti ilanı sayesinde oldu.

Egemenlik ve bağımsızlık haklarımızı koruyan Cumhuriyetin ilanına kadar çok kan ve gözyaşı döküldü. Bu yolda gencinden yaşlısına kadar hayatlar, bir ulus refah ve özgür yaşasın diye feda oldu.

Bu cumhuriyet, istiklal mücadelesinde Mehmetçiğin ve halkın canla başla verdiği mücadele sayesinde ilan edildi.

Cumhuriyet ilanı, Gazi Mustafa Kemal’in itilaf devletlerine karşı askeri zaferinin sonucu oldu. Bizi bölmek, başka ülkelere peşkeş çekmek isteyen Batı’ya karşı bir zafer oldu.

Cumhuriyet, Gazi Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi’nde ağzından çıkan “Ya İstiklal Ya Ölüm!” sözleriyle ilan edildi. Bu kararlı sözler sayesinde bir ulus bağımsız ve egemen bir millet olarak haysiyetiyle yaşamayı seçti.

Türk ulusunun, “Osmanlının çöküşünün belgeleri” olarak tarihe geçen Mondros Mütarekesi ve Sevr Anlaşması’nı hükümsüz kılmayı başaran direnişinin ödülü Lozan Anlaşması oldu. Türkiye’nin bugünkü sınırlarını belirleyen “tapu senedimiz” Lozan sayesinde Cumhuriyet ilan edildi.

Atatürk Cumhuriyeti gençlere emanet etti. Cumhuriyetimizi ilelebet koruyacak ve yaşatacak bu genç nesilleri yetiştirmek, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, istiklalimiz uğruna canlarını feda eden Mehmetçik’e boynumuzun borcudur.

Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti eserini korumak ve yaşatmak her Türk vatandaşının görevidir. Bu çerçevede laiklik, eşitlik, demokrasi, adaletin ve hukukun üstünlüğü ilkelerini korumak ve yaşatmak bizlerin seçtiği vekillerimizin asli ödevidir. Bütün bunlar için eğitim her şeyin başında gelir. Eğitimin önemini en iyi bilen ve kavrayan ulu önderimizdir:

“Eğitimdir ki; bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da köleliğe ve geri kalmışlığa terk eder.”

Geçmişini iyi bilemeyen geleceğine iyi yön veremez.

Nice Cumhuriyet Bayramlarına!

Önceki ve Sonraki Yazılar