Emeğe Saygı, Çalışana Saygı

Bir çalışanın verdiği emeği görmezden gelmek, hakkını vermemek ve saygı göstermemek onu küstürür. İnsan sağlığını koruyan bir doktor da korunmak istiyor. Uzun yıllar gördüğü eğitimin ve ardından verilen emeğin karşılığını almak istiyor. Büyük emeklerle yetişen doktorlar haklı olarak insanca yaşayabilmek için maaşlarında iyileştirme ve şiddete maruz kalmamak için sağlıkta şiddet yasasının çıkarılmasını bekliyor.

Beklemenin de bir sınırı var. Sonuç beyin göçü.

Topraklarında kalmak isteyen doktorlarımız, koşullar gerektirdiği için iki katı para veren, iyi çalışma koşulları sunan Almanya’ya göç ediyor. Alman vatandaşı Türk doktoruna tedavi olup iyileşecek, Türk vatandaşı hastanede 5 dakikada muayene olacak.

Pandemide canla başla çalışan doktorlarımız bizim için ne kadar önemli! Bir doktor bugün kolay mı yetişiyor. 6 yıl ihtisas, ardından uzmanlık ve sonra mecburi hizmet. Dile kolay. Bu kadar aşamadan ve yıldan sonra çalıştığı hastanede aldığı maaş geçimine yetmeyince, bir de üstüne üstlük hem sözlü hem de fiziksel şiddet görünce el üstünde tutulacağı yerlere gidiyor. 

Bu kadar çalışkan ve azimli beyinleri başımızın üzerinde tutmak gerekirken, bir de ithal mi edeceğiz? Boşalan yerlere gelecek yeni mezunlarımız kendilerine rehberlik edecek tecrübeli uzman doktorlara ihtiyaç duymayacak mı?

Türk Tabipler Birliği verilerine göre, geçen yıldan bu yana 1400’den fazla doktor yurtdışına gitti ve son yirmi yılda 9 bin doktor istifa etti. Birçok doktor hala yurtdışına gitmeye hazırlanıyor ve Birlik’ten referans belgesi talep ediyor.

Doktorlar ne istiyor: ücretlerinin artırılmasını ve emekliliğe de yansıtılmasını, 5 dakikada hastaya bakmak değil her hastaya yeterli muayene süresi ayrılmasını, iş yükünün azaltılmasını, sağlık kurumlarındaki çalışma ortamı ve koşullarının iyileştirilmesini, sağlıkta şiddetten korunabilmek için sağlıkta şiddet yasasının çıkmasını istiyorlar.

Sağlıkta şiddet yasası nedir? Sağlık alanında meydana gelen saldırıda suçu işleyenin tutuklanması, hükmünün ertelenmesinin kaldırılmasını ve mutlaka karşılığında bir cezasının olmasıdır. Doktorlar bunu talep ediyor.

Özel sektörde çalışan doktorlar için de düzenleme yapılmalı. Buralarda da doktorlar ciro baskısı altında çalışmak zorunda kalmaktan şikayetçi.

İzmir Tabip Odası geçen yıl özel sektörde çalışan doktorların çalışma koşullarına ilişkin bir anket yaptı. Sonuçlarını paylaşmak istiyorum. Ankete göre, doktorların yüzde 19’u haftada 55 saatin, yüzde 46’sı 45 saatin üzerinde çalıştığını; yüzde 47’si resmi tatillerde tam zamanlı çalıştığını söylerken, ciro baskısı yaşadığını ifade eden hekimlerin oranı yüzde 70, ruh sağlığının kötüleştiğini açıklayanların oranı da yüzde 45.

14 Mart Tıp Bayramı öncesi Türk Tabipleri Birliği ve Tabipler Odaları yaptıkları basın açıklamasıyla grev kararı aldıklarını duyurdu. Geçen yıl Aralık ve bu yıl Şubat’ta grev yapan doktorlara halk da destek veriyor. Halk, doktorların Kovid sırasında hangi koşullar altında çalıştığını gördü.

Doktorların çığlıklarını duyalım. Nicelik değil nitelik önemli. Emeğe saygı gösterilmeli. Çözüm odaklı adımlar bir an önce atılmalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar