Korona Günlerinin Hatırlattıkları

Tıbben Covid19 salgını ama halk dilinde "Korona günleri",bize yeni bir farkındalık katarken hayatımızda çoğu alışkanlıklarımızdan vazgeçmemize ya da onları değiştirmemize sebep oldu.  #sosyalmesafenikoru, #evdekal sloganlarıyla bir aydan fazladır devam eden "Korona günleri" neleri hatırlattı bize?  Her şeyden önce sağlığımızın ne kadar değerli  olduğunu;  nefes almanın kıymetini. Şair Can Yücel "Bayram" başlıklı şiirinde nefes almayı şöyle tanımlamış:

"Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan.."

Korona günlerinde sağlık için spor yapmanın faydalarını hatırladık yeniden. Spor salonuna gitmeden evde ya da en önemlisi doğada günde az bir zamanda olsa ayırarak spor yapmanın sağlığımızı ve vücut formumuzu koruduğunu hatırladık. Sokağa çıkma yasağı biter bitmez kendini sokağa atıp yürüyüş yapanlara şaşırmamak lazım.  Yakın mesafelere artık arabayla değil yayan gitmeyi tercih edenler var aramızda. Alışveriş Merkezleri genelin vakit geçirmek, eğlenmek, yemek-içmek için yegane istikameti halini almıştı. Bütün enerjimizi emen, yalnızca havalandırma sistemleriyle nefes alınabilen bu dev yapılara gitmenin bir elzem olmadığı ortaya çıktı. Sokakta ya da caddede yürümenin ve esnaftan alışveriş etmenin, manavdan meyva -sebze almanın, Kasaba uğrayıp az da olsa alışveriş yapabilmenin hazzını yeniden duymaya başladık sanıyorum.  Semt pazarlarına rağbet arttı. Korona günlerinde yapmayı ertelediğimiz şeylere vakit ayıranlar da oldu aramızda. Mesela balkonunda boş saksılarına çiçek ekip resimlerini paylaşanlar çıktı. Seraların önünde kurulan tezgahlardan rengarenk mevsimlik çiçek alan birçok insan görüyoruz artık. Evdeyiz ama bahar geldi! Evimize sokmaya çalışıyoruz baharı, ne güzel. Aramızda birçok ekmek ustası olduğunu ve hatta pide yapmayı becerenleri sosyal medyada görüntüledik. 

Sokak hayvanlarını da unutmamak lazım. Eve kapanınca hepimizin aklından  muhakkak geçti sokak hayvanlarına ne olacağı konusu. Bu noktada belediyelerimiz ilk başta koştu yardımlarına. Hayvanseverler de yetişt imdatlarına.  Yeryüzünde sadece insanların yaşamadığını hatırladık. Doğa ve canlıların önemi gün gibi çıktı suyun yüzeyine. Hayvanların doğal ortamlarını mahvettiğimizi hatırladık. Çünkü insanlar evlerine çekilince hayvanlar mekanlarına dönmeye başladılar. 

Virüs bize tarımın, bir ülkenin milli ekonomisi ve geleceği için ne kadar hayati bir önemi olduğunu hatırlattı. Bu noktada Atatürk'ün tarımla ilgili sözlerini hatırlayalım:

"Milli ekonominin temeli tarımdır"

"Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür"

Korona günleri seyahat yasağıyla sevdiklerimizi nasıl özlediğimizi; Ramazan ayında büyüklerimizle iftar sofralarında oturamamanın hüznünü de yaşattı; yaşatıyor da.  Akrabalarla ve dostlarla telefonla da olsa sohbet etmek ne güzelmiş meğer. Bu virüs en başta bize insan olduğumuzu ve bu dünyaya bir kere geldiğimizi hatırlattı. Dünya yaşayan her canlının ortak malıdır. Değerini bilelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar