Orman Yangınları

Araştırmalar Türkiye’de çıkan orman yangınlarının yaklaşık yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor. 

Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’de insan kaynaklı orman yangınlarının yüzde 14’ü kundaklama, yüzde 58’i ihmal ve dikkatsizlik, yüzde 5’i yanlışlıkla, kalan yüzde 23’ü ise bilinmeyen sebeplerden çıkıyor. Yıldırım düşmesi gibi doğal nedenler tüm orman yangınlarının yüzde 3 ila 6’sını oluşturuyor.

Ülkemizin yaklaşık yüzde 28’ini ormanlar kaplıyor. Bu oran normal şartlarda yüzde 75 gibi daha yüksek olması gerekirken tarla açmak, hayvan otlatmak, odun ihtiyacının karşılanması ve yapılaşmaya alan açmak için insanlar tarafından çıkarılan yangınlar nedeniyle bugüne kadar bu seviyeye gelmiş. Sonuç olarak yangınları çıkaran, ciğerlerimizi söndüren, ormanların katili insan. Adana, Antalya, Mersin, Kayseri ve Muğla başta olmak üzere birçok bölgede 4 gündür süren yangınların hepsi kundaklama mı henüz kesinlik kazanmadı ama bizi yangınların çoğalacağı bir gelecek mi bekliyor sorusu kafaları kurcalamaya başladı.

Uzmanlar, yangınlarda artışın nedeninin “insanlardan” başka diğer önemli faktör “iklim krizi” olduğu konusunda aynı görüşü paylaşıyor. 

Türkiye’de her yıl çıkan orman yangınlarının sayısı gittikçe artıyor ve verdiği zarar daha da büyüyor. Türkiye dışında bu yaz Akdeniz’in diğer bölgelerinde, Lübnan, Suriye, Yunanistan, İtalya, KKTC, ABD, Kanada ve Sibirya’da da ormanlar yanıyor.  

Akdeniz havzasında ve diğer bölgelerde her yıl çıkan orman yangınlarının bu yılki büyüklüğü bir uyarı olarak görülmeli. Yangınlar alınan tüm önlemlere rağmen rüzgârın ve kurumuş toprağın da etkisiyle hemen söndürülemiyor. Bugün bu yaşadıklarımız iklim değişikliğinin ormanlık alanlarda gelecekte daha nelere yol açabileceğinin bir provası gibi görünüyor. 

Nature dergisinde 2018 yılında yayımlanan bir araştırma yazısında yer alan tahmine göre, küresel sıcaklığın 3 derece arttığı hesaplandığında, yalnızca Avrupa’nın güneyinde her yıl yanan ortalama alan iki katına çıkacak. Uzmanlar, Paris İklim Anlaşması’nın sıcaklığın 1,5 derecenin altında tutulması hedefine ulaşılsa bile gelecekte daha fazla alanın yanabileceği uyarısında bulunuyor. 

İklim değişikliğinin ve aşırı hava olaylarının orman yangınlarının sayısını ve boyutunu artıracağını göz önünde bulundurursak gelecekteki yaklaşımları ve alınacak önlemleri şimdiden ele almak ve planlamak giderek daha önem taşıyor. 

Uzmanlar, yangın çıkmasın diye çabalamanın da gelecekte daha kötü sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.  Bu çabanın yol açtığı kötü sonuçlardan biri 1988 yılında ABD’nin Yellowstone Milli Parkında çıkan yangınlar ile anlaşılmış. ABD, milli parkı olması sebebiyle bölgedeki yangınları önlemeye ve engellemeye yoğun çaba göstermiş. Parkta çıkan her yangın söndürülmüş ve 20. yüzyıl boyunca yangın çıkması engellenmiş. Parkta 1988 Temmuz’da başlayan yangınlar büyük çabalara rağmen söndürülememiş, ancak 1988 Eylül ayında serin ve nemli havayla son bulmuş. Geçmiş yangın kayıtlarının detaylı incelenmesi sonucunda, milli parkın yangın döngüsünün birkaç yüzyılda bir patlama yapacak şekilde olduğu ve bu yangının da doğal döngünün bir parçası olduğu sonucuna varılmış. Yellowstone Milli Parkı örneği, bu patlamaların yaşanmaması için kontrollü yangınların çıkarılması gerekliliğini ortaya koymuş ve yangın ekolojisi alanındaki çalışmaları da etkilemiştir. Yangının ekosistemler üzerinde yıkıcı etkilere yol açtığı anlayışı yerini ekosistemler için önemli bir süreç olduğu anlayışına bırakmış.  Ekosistemlerdeki bu önemli süreci şöyle anlatabiliriz: Orman yangınları birçok canlının yaralanıp ölmesine yol açsa da bazı bitkiler yangın sonrası yeniden üreyebiliyor. Bitkilerin kabuklarının altında bulunan tohumlar yangından sonra yeniden filizlenebilmek için ortaya çıkıyor. 

Her yaz yaşıyoruz bu acıyı. Ama bu sefer ki yüreklerimizi çok acıttı. Yangınların ekolojik sistemler için önemli bir süreç olmaya devam etmesini dilemekle beraber insan faktörünün ve her taşın altından çıkmaya başlayan iklim krizinin gelecekteki yangınların boyutunu etkileyebileceği gerçeği karşısında hemen harekete geçilmeli. Yağışların azalması, sıcaklığın ve kuraklığın artması yangın çıkma olasılığını artırıyor. Buna insan aktivitesinin artması da katkı sağlıyor. Bencil olmayalım. Ormanlar bizim nefesimiz, milli servetimiz, ciğerlerimizi söndürmeyelim. 

Önceki ve Sonraki Yazılar