Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Ahlak Nedir?

Ahlak nedir?

Ve hangi dine göre ahlaklıyız ya da ahlaksız?

Kim, hangi merci bunu belirlemektedir?

Ve hangi dini referans almalıyız ahlak için?

Ahlaklı olmak için?

İslamiyet? Hristiyanlık? Musevilik? Budizm?

Hangisi ahlaklı bir birey olmak için daha iyi?

Ya da herhangi bir dini referans almaz isek, ahlaklı olmayı nasıl tanımlamalıyız?

Ya da ahlaksızlığı.

Evet; ahlak yoksunluğuna nasıl bir tarif buyurursunuz?

Çünkü ahlaksızlıkla ilgili benden, bizden çok şey bildiğinize şüphe kalmadı.

Ordinaryüs seçilmenize de ramak kaldı.

Ama elbette fahri!

***

İnsan nasıl ahlaklı olmalıdır?

İnsan?

İnsanın vicdanı?

Başka dinlerde nasıl olur bilmem, ama;

Yaşadığımız bu topraklardaki ahlak ve vicdana dair söyleyeceklerim var elbet.

Çünkü ninelerinize,

Ve ninelerimize gideriz o halde.

Bu topraklarda olanlardan söz ediyorum.

Bir imparatorluğun mirasyedileri isek eğer.

Ben bu topraklardan, atalarının mezarları bu topraklarda olanlardan söz ediyorsam eğer.

Hodri derler, meydan da burada:

Sizinkiler size neyi;

Benimkiler bana neyi öğretti?

***

Sana, bana başka şeyler mi söyledi nineleriniz ve ninelerimiz?

Ahlaklı olmaya dair?

Bana ninelerim dedi ki:

Akşam kafanı yastığa koyduğunda gününü muhasebe et.

Neyi iyi yaptım, neyi de kötü muhasebesini kast ediyorum.

Kalbinde ne var?

Bu topraklarda.

Sana, size, ninelerin, nineleriniz başka şeyler mi söyledi?

Kin ve nefret mi fısıldadı çocuk kulaklarına, kulaklarınıza?

Ve demedi mi ki:

Akşam kafanı yastığa koyduğunda gününü muhasebe et.

Neyi iyi yaptım, neyi kötü.

Onun muhasebesini kast ediyorum.

Bana, bize denilenler sana, size  denmedi mi?

Bu topraklarda.

***

Ki ben bu topraklarda yaşar iken, sen başka topraklarda mı yaşadın ki senin ninen sana bana söylenenleri söylememiş sana, size?

Sana, size, babana, babanıza, ninene, ninelerine dünyayı kimse anlatmadı mı?

Satürn’de mi yaşamaktaydılar sizinkiler o devirde?

Neptün ya da Uranüs’te mesela?

Çünkü Ay ve Mars nispeten yakın da!

Örneğim benim ninem bu gezegendeydi.

Üstelik bir Cumhuriyet öğretmeniydi.

Kendisi 1903 doğumluydu.

1903.

Dedenin, ninenin de dedesi ve ninesi olacak yaşta idi.

Günümüz dünyasında.

Adı Sabiha İren.

Genç öğretmen Sabiha, Önderinin kaybına ağlayan o genç kızlar arasındaydı İstanbul’da.

Sen, siz o aralar nerelerdeydiniz?

Babalarınız, dedeleriniz nerelerdeydi?

O sıralar Satürn’de, Neptün ya da Uranüs’te ya da en yakınından Ay ya da Mars’talar mıydı; ruhani olarak uçuşuyorlar mıydı?

Orada değiller ise …

Yeryüzündeler miydi mesela?

1903’ü takip eden yıllarda?

***

Yapabilecekken yapmamak!

Benim tek söyleyeceğim şey var, üstelik alıntıdır, iyi ki alıntıladım bunu:

Pişman olduğum bir şey varsa, “yapabilecekken yapmamaktır”.

***

Keşke vakit varken; ninelerinizin, dedelerinizin aklı başında olsaydı da henüz vakti, vakitleri varken yapsalardı.

Haydi diyelim onlar yapmak istemedi;

Henüz vakit varken bari sen yapsaydın, siz yapsaydınız.

Bugün rezil olmazdınız.

Çünkü birileri “pişman olmamak için yapabilecekken yaptı.”

Ben de onlardanım.

Yapabilecekken yaptım; yapıyorum ve yapacağım.

Keşke siz de yapabilecekken yapabileydiniz.

Keşke seninkiler, sizinkiler de yapabilecekken yapmayı seçebilseydi…

Keşke.

Önceki ve Sonraki Yazılar