Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Aklımızla Oynadığını Sananlara: "Paralı Köprülerden Önce Son Çıkış"

Oynadığınız benim ya da bizim aklımız değil, bilin, bilesiniz.

Siz ancak kendi ucube sisteminizin aklıyla oynayabilirsiniz.

Bir de peşinden, peşinizden şuursuzca koşanların, koşturduklarınızın aklıyla.

Haydi şahsen konuşayım.

Sakın benim aklımla oynamaya kalkma, kalkmayın.

Sakın!

Ve şimdi de her zaman bağlı bulunduğum grup adına konuşayım.

Sakın bizim aklımızla oynamaya kalkma, kalkmayın.

Sakın!

Kalkışırsan, kalkışırsanız, altından kalkamazsın, kalkamazsınız. Kalkamadın, kalkamadınız altında zaten…

Kalkabilirsin ya da kalkabilirsiniz sanan eskinin liboşlarına atfen de söylüyorum!

Hani o zaten tuzu kuru olanlara; hani o zaten çoktan köşeyi dönenlere, hani o…

Hani o bir zamanlar kandırdığın, kandırdığınız bu halk var ya…

Hani o siz ne yarasanız yapın kendini “dokunulmaz sanan” sanatçı, müzisyen ya da ad ve sıfatları hey neyse bir tür kurul üyesi edilen saray soytarıları var ya…

Onlar artık seninle mi, sizinle  mi hala?

Hani o yedirdiğin, yedirdiğinizi yedirerek kandırdığın, kandırdığınız kitleler var ya.

Onlar artık seninle mi, sizinle  mi hala?

Hani o yedirdiğin, yedirdiğinizi yedirerek yedirdiğini, yedirdiğinizi zannederek kandırdığın, kandırdığınız bürokratlar, vekiller ya da bakmaya meyilli olduğu için atanıp da  bir türlü diyeti olduğu için layıkıyla bakamayanlar var ya.

Kanan, kandırılan, kandırdığınız olanlar var ya.

Halk ve  halkım diyemediğiniz seçmen hariç, hepsi bugün nerede??

Zaten var olanlar dahil yaptırdığın, yaptırdığınız “bütün köprülerin” son çıkışında…

Ya da batan, batırdığın, batırdığınız bu geminin filikalarında.

Benden sana, size tavsiye olsun…

Sen, ya da siz “oralarda yokken oralarda olanların” aklıyla oynama, oynamayın, oynamaya kalkmayın;

Yoksa;

Gülünç olursun, olursunuz.

Eğer hala olmadıysan, olmadıysanız.

Kendi seçmeninin bile gözünde.

Seçmenlerin, seçmenleriniz sana, size uzunca bir süre tanındı.

Ötekiler de bekledi.

Eskinin nispeten görgülü liboş yandaşları bile bekledi.

Yap, yapın, yaparsın, yaparsınız kim bilir, yapacak gibi göründün, göründünüz diye.

Şimdi vakit “eskiden senin oralarda olup da, tecrübelerimizden yararlanmak istemediğin, istememekte direndiğin, direndiğin için rezil rüsva olduğun, olduğunuz vakittir.

İşte ben o vakitteyim.

Bu anları beklemekte olan ötekilerden biriyim.

Sana, size yeterince zaman tanındı.

Gitme vaktidir usulünce.

Yoksa…

İşte ben o “yoksayı” bekleyenlerdenim…

Hevesle.

Uzun zamandır.

Önceki ve Sonraki Yazılar