Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Aklın Yolu Birdir

Ben felsefeci değilim. Ama akılla ilgili tartışmaların yüzyıllar öncesine dayandığını, felsefecilerle edebiyatçıların bu konuda hayli mesai harcadığını bilecek kadar mürekkep yalamışlığım var.

Bu, uzunca bir zamandan sonra ilk topluca evlere tıkıldığımız hafta sonu, bana daha önce son dakikada ilan edilen ve bir tür hezeyana yol açan karantina kararını anımsattı.

Kararı alan da, açıklayan da hala görevde.

“Akıl” da oradan “aklıma” geldi.

Neyse ki bu kez kararlar, Roma döneminde olduğu gibi kargalara sorarak ya da akşamdan sabaha görülen rüyalara göre değil “akılla” alındı.

Demek ki, istendiğinde akla göre hareket edilebiliyormuş…

Demek ki aklın yolu birmiş.

Edebiyatçılar için klasisizm, “temel ögeleri kendi içinde soyluluk, sağ duyu ve akılcılık, uyum, açıklık, sınırlılık, evrensellik, idealizm, denge, ölçülülük, güzellik ve görkemliliktir”.

Garip olan ise, Antik Yunan ve Roma sanatını temel alan bu tarihselci yaklaşım ve estetik tutumun, edebiyatçılardaki yansımasının da yaklaşık 1660’dan bu yana tartışılageldiğini gördüğümüzde,  bu değerlerin yöneticilerimizin tarafından pek geç ve pek yeni algıladığıdır.

Çünkü aslında aklın yolu birdir!

Bilimsel anlamda aslında Batı’nın epeyce önünde olan Doğu’nun bir şekilde (!), kimi nedenlerden ötürü (!) geri düştüğünü bilmekteyiz.

Akılla olan bağımızın da epeyce zayıfladığını da.

Ama sonunda geldiğimiz nokta şu:

Aklın yolu birdir.

Akıl yolundan ayrılmamak gerekir.

Yaşamak için. Daha iyi yaşamak için…

Önceki ve Sonraki Yazılar