Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Al Sana Dindar ve Kindar Nesil

"Biz ne ettük ya?"

İkizdere’de yaşam ve çevre hakkını korumak istedikleri için köylümüzün üzerine biber gazı sıkan;

Sıkarken de halkı korumakla görevli olduğunu unutup iş makinasını koruyan;

Yani bir holdingi koruyan;

"Biz ne ettük ya?" diyen vatandaşı ağlatan;

Çöpten yemek toplayan babaya ceza kesen;

Camiye girip ibadet etmek isteyen üniversite mezunu genç kıza “sen benim için havasın, hava” diyen;

Sizler camileri doldururken, camiye girip ibadet etmek isteyen bir grup insana biber gazı sıkan;

Görevini yaparken görüntü almaya çalışan gazetecinin üzerine yürüyen;

Çeşit çeşit kurum ve kuruluştan (en fakiri 56 bin olmak üzere) üçer beşer maaş alan;

Ve doymak bilmemeye devam edebilmek için size ibadet eden;

Ve bundan hiç utanmayan bir kara nesil.

Uyarılara rağmen “bakma” yetkisi verilen ve  yedikçe yemelere doymayan;

El kadar (ama belki de oruç tutan) çocuklara “Ramazan”da çikolata vermeyen (belki de iftarda yerdi?);

Çocuk Bayramı’nda bile torununa (tarafsız çocuktan mı korktun?) torpil yapan;

Halkın sağlığını bile bile tehdit ederek yalan söyleyen;

Söylemekten bir türlü bıkmayan! (Neden acaba?)

El kadar çocuklara tecavüz eden;

Sokaklarda baltalarla kadın doğrayan;

Yamuk yumuk akılla “akıllı” insanları suçlayan;

Ve bundan hiç utanmayan bir kara nesil.

Ülkemin pasaportlarını rezil amaçları için kullanan;

Sizin de yaşadığınız bu ülkede dolar ya da Euro cinsinden vatandaşını soyan;

Ülkesini “bakarken” soyan insanları üst düzey maaşlarla bir yerlere atayan;

İsrafı şiar edinen;

Ve bundan hiç utanmayan bir kara nesil.

***

Bu yarattığınız nesille ilgili sosyolog Vecdet Öz’ün tespitlerini aynen aktarıyorum:

AKP, sosyolojik bir kinin dış destekli tezahürüdür.

– Birikmiş varoş kininin ete kemiğe bürünmüş halidir ‘Reis’ tiplemesi…

– Ezeli kinin intikam hissine dönüşmesi ve birikerek sıçramasıdır AKP iktidarı…

– İtildim kakıldım, cahil bırakıldım, artık güç bende diyebilmenin neticesidir 19 yıllık safahat…

– Görmezden gelinen kitlenin, kendinden yüksek gördüğü güruha had bildirmenin dış destekli tezahürüdür olanlar…

– Sarayda oturan Erdoğan Ailesi değil, ezilmişlerin tümüdür…

– 40 bin Euro’luk çanta Emine Hanım’ın değil, eziklik duygusu içindeki tüm kadınların kolunda takılıdır…

– Ekonominin kötüye gitmesi, eğitimin kevgire çevrilmesi, adalet duygusunun yok olması zerre umurlarında değildir onların…

– Aristokratlara mal olmuş ‘Atatürk’ kompleksi karşısında, ‘Artık bizim de bir Atatürk’ümüz ve kahramanımız var, bizim de kurtuluş mücadelemiz var’ demenin fırsatıdır 15 Temmuz…

– Bu imajı güçlendirme çabalarıdır ey Amerika söylemleri, sınır ötesi faaliyetler ve kafa tutmalar…

– Kendi Atatürk’lerini ve kurdukları kara düzeni öne çıkarma arzusudur Anıtkabir’e dil uzatmalar, yapılan Cumhuriyet düşmanlığı ve parantezi kapatma söylemleri…

Artık devir onların devri, sultan onların sultanıdır!!

Öyle bir ekonomik kriz oldu diye giderler mi sanıyorsunuz?

Böylesi manevi bir tatmin bir daha geçer mi ele?

Böylesi bir atmosferi ve fırsatı yakalamışken işin peşini bırakır mı hiç emperyalizm??

Öyle şaşkın şaşkın bakmayın yazdığım yazıya…

O öyleymiş bu böyleymiş hepsi safsata, laf-ı güzaf!.

Tüm gayret ve söylemler yangını alevlendirmekten ibaret romantizm ve boş çaba!”

Önceki ve Sonraki Yazılar