Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Ayy Sanki Yeni Gelen Doğruları Söyleyecek…

Boş verin yahu, iyi kötü alıştık. Doğru ya da değil,  eksik ya da tamam, akşamları hep onu bekler olduk hep beraber.

Zaman zaman onu göremedik ama olsun, eğrisiyle doğrusuyla turkuaz tablo hep karşımızdaydı alimallah. Aylarca o tablo üzerinden sayısız yorum, haber, tartışma yapıldı. Her geçen gün yeni yeni şeyler öğrendik. Ya da öğrenmedik. Aman zaten öğrensek ne olacaktı?

Hatta eski öğrendiklerimizin aslında doğru olmadığını, doğru sandığımız şeylerin eksik olduğunu öğrendik.

Haa, zaten ne kadar inanmıştık? İşte o herkesin kendi bileceği iş. Aman zaten inansak ne olacaktı, inanmasak?

En sonunda da şu sayıyı, bu sayıdan çıkarıp elde ettiğimiz sonucu vaka sayısı ile hasta sayısının farkına bölünce ulusal çıkarı buluyormuşuz, onu öğrendik.

Varlığı kimilerince gerekli görülmeyen Türk Tabipler Birliği çabalıyor yazık ve “sağlığımızla ve de aklımızla oynamayın” diyor.

“Her vaka pozitif değildir”, “her pozitif vaka değildir”,  “her vaka hasta değildir", “her hasta vaka değildir”, “aslında vaka vaka da değildir”, hatta “hasta hasta değildir”, o kimdir, bu nedir, kim kiminledir, nerededir derseniz insanları isyan ettirirsiniz tabii.

Aslında anlaşılan o ki, herkes kendi vicdanıyla baş başa.. Vicdan.

Hatırladınız mı? Böyle bir kelime vardı. Vicdan… aslında sadece bir kelime diyemeyeceğiz kadar ulu bir kavram. Mesela bende var. Ama kimilerinde yok. Giderek vicdan sahibi olmayanların sayıları artıyor. Hatta şu son yıllarda o kadar çok arttı ki sayıları…

Aslında belki de vardır da bazı nedenlerden dolayı yokmuş gibi davranıyorlardır. Mesela aslında vicdan sahibidirler ama aynı zamanda bir de mal mülk sahibidirler. Ve aslında o mal mülklerini nasıl edindikleriyle ilgili vermekte zorlandıkları bir hesapları vardır. Yani söz konusu olan bir tür diyet meselesidir.

Olabilir. Hayır öyledir demiyorum, belki de öyledir diyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar