Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Bağış yapalım ki cinleri tanıyabilsinler…

“İdam sahnesinden, “cinleri tanıyalım gibi” konularına yer verilen  “zengin” bir içeriğe sahip  şahane eğitim sistemi, aylardır kapalı kalan okulların açıldığı gün çöktü.

Panik içindeki velilerimizi yatıştırmak amacıyla konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, sistemin “çok talep olduğu için çöktüğü” belirtildi.

Günümüzün bilim ve teknolojik şartlarına uygun ve geldiğimiz uçan ekonomik seviyemizle doğru orantılı bilimsellikte bu mazeret gayet makul algılandı ve velilerimizin içine su serpildi.

Çünkü bu, daha sonraki günlerde  “çok talep olmayacağı” için sıkıntı yaşanmayacağı ve çöküntü olmayacağı anlamına geliyordu… Yaşasındı…

Kuşkusuz nüfusunun % 27,5’ini çocukların oluşturduğu Türkiye’nin bütün illerinde, bütün kasabalarında, bütün köylerinde ve bütün mahallelerindeki çocukların aynı anda sisteme giriş yaptığı varsayılıyordu.

Aylardır bugüne hazırlandığını düşündüğümüz yetkililer ise herhalde kaç çocuğun ne ara “talepte bulunacağını” biliyordu. Biliyordu değil mi? Sanki… Yok canım…

Mesela arama motoruna “Türkiye’de çocuk nüfusu” diye yazarsak hemen karşımıza şu metin gelebiliyor:

“Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2019 yıl sonu itibarıyla, Türkiye nüfusu 83 milyon 154 bin 997 kişi iken, bunun 22 milyon 876 bin 798’ini çocuklar oluşturdu. Birleşmiş Milletler tanımına göre; 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında Türkiye’de toplam nüfusun %48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında %41,8 ve 2019 yılında %27,5 oldu.”

Aynı sonuçlara göre, “İllerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranı incelendiğinde; 2019 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, yüzde 45,8 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini yüzde 43,5 ile Şırnak ve yüzde 41,9 ile Ağrı izledi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ilk üç il ise sırasıyla; yüzde 17,1 ile Tunceli, yüzde 17,9 ile Edirne ve yüzde 18,5 ile Kırklareli oldu.”

Şimdi kolaylıkla benim ulaşabildiğim bu verilerin çok daha ayrıntılı olanlarının yetkililerin bilgisi dahilinde bulunduğunu “varsaydığımızda” ve ne yazık ki tamamının okullu olmadığını da üzüntüyle göz önünde bulundurduğumuzda bile “çok talep geleceği” bir sürpriz olmasa gerek…

Aylardır hazırlandığını düşündüğümüz yetkililer, henüz herkesin evinde bilgisayar, internet, televizyon gibi “uzağı yakınlaştıran” ekipman yokken ya da hane başına düşen çocuk sayısı için yeterli değilken bile çuvalladıysa, o halde neden eksik bilgisayarları tamamlamak için kan bağışı yapılmamız beklenen bir kuruma para gönderip bilgisayar almalarını sağlamamız gerektiğini anlayamadım.

Maazallah ya kampanya tutar da herkese bilgisayar, televizyon vesaire sağlanırsa, mevcut taleple dahi çöken sistem tıkır tıkır işleyecek mi? Yoksa ona da başka bir SMS kampanyası mı düzenlenecek?

Binlerce çocuğun adaletsizlikle, eşitsizlikle karşı karşıya bırakıldığı şu günlerde insanların vicdanına dokunarak bağış kampanyası düzenlenecekti madem, bari son dakikaya bırakmasaydınız…  Onu da mı hesaplayamadınız?

Önceki ve Sonraki Yazılar