Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Baltalar Elimizde Uzun İp Belimizde…

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir zamanlar biz çocuk iken, develer tellal iken şöyle bir şarkı vardı:

Baltalar elimizde, uzun ip belimizde, biz gideriz ormana hey ormana…”

Baltaları alıp, uzun uzun ipleri de belimize dolayıp ormana gitmemiz ile ilgili, bence aslında biraz tuhaf bir çocuk şarkısıydı.

Acaba diyorum, o baltaların bir biçimde elimizde olması gerektiğine inanan bir nesil ya da nesiller yetişti de, balta değil ama benzer ateşsiz silahlarla birbirimize saldırmaya kodlandık?

Haber başlıkları şöyle çünkü:

“Hastane personelinin bulunduğu servis aracına sopalı saldırı”.

“İşletmesinin önünü temizleyen kadına sopalı yumruklu saldırı”.

“Zabıtalara bıçak ve sopalı saldırı”.

“Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a silahlı ve  sopalı saldırı”.

Son örneğe ne yazık ki ateşli silahları da ekledik.

Hayır zaten ateşli silahları kullanılmaması gereken yerlerde öğünerek kullanıyorduk.

Mesela düğünlerde.

Literatürümüze son on yıllar içinde eklenen “maganda kurşunu” deyimini Fransızca, Almanca, Arapça,  İbranice, İngilizce, İspanyolcaya ya da başka bir dünya diline çevirmeyi denediniz mi?

Maganda her dilde maganda olarak çıkıyor karşımıza.

Ama ya kurşunu?

Mesela Fransa’da, Almanya’da, ABD’de ya da İngiltere’de, düğün dernek herkes mutlu mutlu eğlenirken iken havaya ateş açıp da davetliyi, gelini ve damadı yaralayan, felç bırakan ve ne yazık ki  öldüren bir başka davetliye ya da düğün sahibine dair haber okudunuz mu?

Bence okumadınız.

Neden mi?

Belki de onların çocuk şarkılarında baltaları eline alıp, uzun ipi beline bağlayan çocuklar SADECE ORMANA gidiyor.

ORMAN.

Hani ayılarıyla ünlü orman.

Kaldı ki, zaten ormanlara da baltalarla girmemeli.

Ormanları kesip altın aramamalı, otel yapmamalı, doğaya verdiğimiz zarardan ötürü üzülmeliyiz.

Bu dünyada sadece misafiriz.

Ormana, hayvana ya da bizim gibi olmayan insana da zarar vermemeliyiz.

Bunun için de tetikçiler, katiller, hırsız ve uğursuz kimseler yetiştirmemeliyiz. Bunun için de dünyaya gelen çocuklara insan muamelesi yapmalı ve onları sevmeliyiz.

Bunun için de eğitilmeliyiz. Cahil ve yoksul bırakılmamalıyız.

Bunun için de

Doğru dürüst yönetilmeliyiz.

Ne dersiniz?

Önceki ve Sonraki Yazılar