Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Faiz…

Faiz…

Şimdi siz geldiğinizde kötülediğiniz şey “faiz” değil miydi?

“Her türlü kötülüğün anası ve de babası” değil miydi?

Öyle dememiş miydiniz halka?

Faizsiz bankacılık?

Katılımcı mı demiştiniz adına?

Kurduğunuz bankaların uygulamalarına?

Ne yapar bu bankalar gerçekten merak ediyorum.

Alıp mudilerin parasını, liberal ekonomide nasıl değerlendirir? Yani mudilerine faiz vermez ama pay verir. Bu pay nereden gelen paradan mudilere dağıtılır?

Toplanan paraları Red Kit zamanlarındaki gibi kasalara mı tepiklerler acaba?

Sonra ne olur o kağıtlara?

Tabii Daltonlar gelip de çalmaz ise…

Her ne kadar faiz kölesi olduğumuzu, kıskanan ya da kıskanmayan dünya alem bilse bile, kimileri faizin olmadığı bir dünyaya inanmayı tercih ederek huzur buluyor.

Ne mutlu onlara ki böyle bir dünyanın varlığına inanmışlar. Hatta daha nicelerine inanmaya.

Ama size sadece kar payı dağıtılsa da devlette işler öyle yürümüyor. İş dünyasında da öyle olmuyor. Alınan borçlar katmer katmer faizle geri ödeniyor.

Hatta özellikle pandemi döneminde yardım niyetine dağıtılan kredileri de faiziyle ödemek gerekiyor.

Yani bu alem böyle yürüyor. Herkes aldığı borcu faiziyle ödüyor.

Şöyle bir habere rastladım:

“AKP’nin söylediği ile yaptığı arasındaki uçurum hükümetin icraatının her alanına damga vuruyor. Ama faiz konusu ile yarışacak bir başka mesele bulmak zor. Türkiye 16 yıldır AKP tarafından yönetiliyor. Bu yönetimin sonucunda geldiği yer şu: Bugünlerde Türkiye’de reel faiz, Arjantin’den sonra, dünyada en yüksek ikinci sıraya yerleşmiş durumda! Arjantin’de 100 peso borç alan, yıl sonunda 40 peso faiz ödüyor. Bu rakamda enflasyon etkisi giderilirse ödenen reel faiz 15 peso. Türkiye’de Merkez Bankası’nın yeni faizleriyle yıl başında 100 lira borç alan biri, yıl sonunda16,5 lira ödüyor. Enflasyon rakamı çıkarılınca 6 liraya yakın reel faiz ödüyor”.

Bu eskilerden bir haber.

Ama çok tanıdık geldi bana. Daha fazlasını okumak isterseniz internette mevcut.

Bir başka haber ise:

“AKP iktidarı, 2019 yılı sonu itibarıyla 489.5 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en büyük faiz harcamasını yaptı. Yapılan hesaplamaya göre faize ödenen para ile 464 adet Osmangazi Köprüsü, 4 bin şehir hastanesi ile hemen her aileye bir adet konut yapılabilirdi”. 

O da mevcut, isteyene.

Bir başkası da şöyle:

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, 2019 yılı sonu itibariyle Türkiye’nin en büyük faiz harcamasının yapıldığını açıklayarak, “AKP, 18 yıllık iktidarı döneminde devletin yaptığı faiz harcamaları, bu yıl 510 milyar dolar sınırını aşarak yeni bir rekor kıracak” dedi.

Seçmenimiz için anlamı var mı? Hayır. Yok.

Benim için anlamı var mı? Evet. Var.

Ama kime ne…

Şimdi haydi ekonomik ve hukuksal reformlara.

Sanırsınız ülkede seçim oldu, kazanan partinin lideri kendisinden önceki iktidarı beceriksizlikle suçluyor.

Suçlamakla kalmıyor önceki iktidarın yaptıklarını beğenmiyor, eksik buluyor ve reform yapma gereği duyuyor.

Benim bildiğim yeni bir seçim olmadı. İktidar aynı iktidar. Yönetim kadrosu aynı kişilerden oluşuyor. Hem de 18 yıldır.

Eee, ne oldu? Olmadı. Sanırım?

Gelinen nokta bu mu 18 yılın sonunda? Dayanışmak yeni mi aklınıza düştü? Acı reçeteyi mi dayanışacağız sadece?

Bir de paraları yastık altından ve yurtdışından getirmek ricası var ya.. Beni benden aldı.

Yurtdışındaki paraları önce kim getirmeli acaba? Ben mi? Biz mi? Sen mi? Siz mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar